|
“Türkiye'nin, üye devletler ve birlik tarafından kabul edilen tutum ve politikalarla, (bu örgütler ve düzenlemelerdeki AB ülkelerinin üyelikleri de içinde olmak üzere) uluslararası örgütler içindeki kendi pozisyonunu ve üçüncü ülkelere ilişkin politikalarını, katılıma kadar olan dönemde içinde uyarlaması gerektiği” belirtilen belgede, “Türkiye'nin, tüm diğer katılım müzakerelerinin sonuçlarını, katılımı zamanındaki haliyle kabul etmelidir” ifadesine yer veriliyor.
Lüksemburg'da yapılan yoğun müzakerelerden sonra, İngiltere, AB Konseyi ülkelerinin de onayı ile, bu maddenin Türkiye aleyhine yorumlanmamasını talep eden bir bölümün müktesebatın içine dahil edilmesini kabul etti.
Bu bölüm, ileride Rum Kesimi'nin, NATO gibi uluslararası bir kuruluşa üye olma talebi halinde, Türkiye'nin veto koyma hakkını korumayı hedeflediği bildirildi.
Müzakerelerin kurallarıyla ilgili bölümün sonunda ayrıca özetle şu görüşlere yer veriliyor:
-“Katılım müzakerelerine paralel olarak, Birlik Türkiye ile yoğun bir siyasi diyaloga ve sivil toplum diyaloguna girecektir. Kapsamlı sivil toplum diyalogunun amacı, halkları bir araya getirmek yoluyla karşılıklı anlayışı arttırmak olacaktır.”
Kaynak: Hürriyet Gazetetesi
|