|
Türkiye’nin AB ve dünya ile entegrasyon süreci her türlü kurum ve kuruluşu yeni kurallar çerçevesinde faaliyet göstermeye ve yeni kuralların ortaya çıkardığı fırsat ve tehditleri en etkin şekilde değerlendirmeye zorlamaktadır. Nitekim her ticari işlem ve ekonomik ilişki giderek daha karmaşık bir yapı içinde oluşmaktadır. Bu karmaşık yapı ve sürecin temelinde üç unsur bulunmaktadır.
Bunlardan ilki Türkiye’nin dış dünya ile entegrasyon sürecidir ve AB ile ilişkiler bu sürecin temel taşını oluşturmaktadır. Entegrasyon süreci ticari, ekonomik, sosyal ve politik konularda doğru içeriğe ve etkin stratejiye dayalı bir yaklaşım gerektirmektedir. Türkiye’nin dış dünya ile entegrasyon süreci her ne kadar AB ekseninde oluşsa da, diğer etkileşimlerin varlığı yadsınamaz. Ticari ve ekonomik konularda Dünya Ticaret Örgütü Türkiye’nin batı ile entegrasyon sürecinde önemli rol oynamaktadır.
Her tür kurum ve kuruluşu etkileyen ikinci önemli unsur rekabetin giderek artması ve rekabet kurallarının iş yapış şekline doğrudan etkisidir. Rekabet kurallarına uyum hem kurumların stratejilerini doğru temeller üzerinde oluşturmalarına hem de önemli riskleri doğru değerlendirmelerini sağlamaktadır. Rekabet kurallarına uyumsuzluk birçok yaptırımı da beraberinde getirmektedir. Ciro’nun yüzde 10’una kadar para cezaları, rekabeti bozucu uygulamaların durdurulması, muafiyetin geri alınması bu yaptırımlara verilebilecek örneklerdendir. Özellikle marka sahibi, dağıtım ağı olan, uluslar arası bağları olan veya çalışan, yüksek pazar payına sahip veya pazarında az sayıda oyuncu olan firmalar rekabet mevzuatı daha hassas durumdadırlar.
Son olarak, entegrasyon sürecinin beraberinde getirdiği ve genel olarak hukuki bazlı yeni kurallar ve düzenlemeler, kurum ve kuruluşlar üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır. Örnek olarak, sıklıkla düzenlenen telekom ve enerji piyasaları ekonomik düzenlemelerin etkili olduğu piyasalara örnek teşkil etmektedir. Diğer taraftan, Türkiye’nin dünya ile entegrasyon sürecinde doğrudan etkilenecek bazı sektörler de ciddi düzenlemelere tabi olacaklardır. Örneğin, tarım ve ilaç sektörleri ciddi şekilde düzenleneceklerdir. Kaynak: www.arge.com
|