 |
Euro’nun Yönetişimi
Gazi ERÇEL
Dünya Gazetesi Köşe Yazarı
|
|
Kurumsal yönetişim (corparete governance) ya da kamusal yönetişim (public governance) sözlüğümüze göreli olarak yeni giren kavramlar. Bu tür yönetişim ilkeleri ekonomik, sosyal ve politik yaşantımız için hem gerekli, hem de olmazsa olmaz koşullar biçiminde yer almaya başladılar. Bu akıma paralel olarak başka kavramlar da geliştiriliyor. Paranın yönetişimi de bunlardan birisi.
Geçen hafta Euro 50 toplantısı için Roma’daydım. Toplantının konusu Euro’nun yönetişimiydi. Euro’nun giderek güçlenmesi ve bu eğilimin ilerideki yıllarda da sürmesinin beklenmesi, dünyanın bu önemli para biriminin yönetilmesinde uygulanacak kuralların belirlenmesini gerektiriyor. Güçlü bir Euro ile yaşamaya alışmanın bir şartı da bu.
Uluslararası Para Euro sisteme 8 yıl önce girdi. Bu süre içinde uluslararası para olma özelliğini giderek arttırıyor. Veriler şöyle:
>>Halen uluslararası tahvil borçlanmalarında bir numaralı para birimi Euro. 1999 ile 2006 yılları arasında yerleşik olmayan kurumların, hükümetlerin, çok uluslu şirketlerin faaliyette bulundukları ülke dışında ihraç ettikleri tahvillerin yüzde 48’i Euro, yüzde 27’si Dolar üzerinden gerçekleşmiş. Dolayısıyla uluslararası borçluların en tercih ettikleri para birimi Euro’ya kaymış.
>>Euro uluslararası ticaret işlemlerinde hâlâ geride. Nedenlerinin başında petrol dahil bir çok madde fiyatlamasının Dolar üzerinden yapılması geliyor.
>>Uluslararası rezervlerin yüzde 65’i hâlâ Dolar’la tutuluyor. Euro’nun payı yüzde 24. Özellikle Asya ve Latin Amerika ülkelerinin paralarını Dolar’a bağlamaları (peg etmeleri), euro’nun rezervler içindeki payının yükselmesini engelliyor. Euro’nun daha da güçlenmesi için dikkate alınması gereken birçok nokta var. Bunların başında Avrupa Birliği’nin enflasyon konusunda gevşememesi ve orta dönemli hedefi olan yıllık yüzde 2 altında bir enflasyonu gerçekleştirmesi geliyor. Bunun yanında, AB’nin potansiyel büyümesine erişmesi ve politik istikrarı sürdürmesi de bir başka önemli nokta. Euro’nun yatırımcılarının işini kolaylaştıran derinliği fazla, likit ve açık finansal piyasaların avantajlarından da yararlanması gerekiyor. Dünyadaki ekonomik dengesizlikler reel anlamda azaldıkça Euro’ya rezerv para olarak talebin de artacağı kesin.
Yönetişim Önemli Euro gibi bir parayı iyi bir biçimde yönetmek için makroekonomik politikaların sağlığı en önde gelen unsurlardan birisi. Bu amaçla düzenlenmiş olan ’Büyüme ve İstikrar Antlaşmasının’ tavizsiz uygulanması, işin olmazsa olmaz koşulu. Lizbon Ajandasında öngörülen reformların yapılması, geleceğin yollarının iyi çizilmesi, kamu harcamaların kalitesinin arttırılması, enerji politikasının dikkatli bir biçimde düzenlenmesi de koşullardan bazılarını oluşturuyor.
Ancak Euro’nun yönetişiminde en yumuşak bölge ekonomik koordinasyonun tam olarak sağlanamamasında ortaya çıkıyor. Ekonomik koordinasyon "sert" ve "yumuşak" olarak ikiye ayrılıyor. Sert koordinasyonun içinde dahili ve finansal piyasaların AB direktifleri çerçevesinde yönetilmesi var. Buna ek olarak kamu açıkları ve borçları için öngörülen koşullara her üye ülkenin uyması da şart. Yumuşak kordinasyon ise, orta vadeli bütçe politikalarını, ücret gelişmelerini ve sosyal politikalar konusunda yapılması gerekenleri kapsıyor. Ayrıca AB’nin dış ekonomik temsili sorununun da çözümlenmesi, birlikteliğini göstermesi açısından önemli.
Örneğin IMF’nin İcra Direktörleri Kurulu’nda Avrupa Birliği üyeleri, 3 koltukta tek başına, 4 koltukta ise birlikte temsil ediliyorlar. Her kafadan ayrı ses çıkınca sonunda zarar gören kendi parası Euro oluyor. Benzer husus diğer "G" toplantıları için de gerekli. Avrupa Birliği’nin liderlik sorununu çözememesi bir hendikap. Euro 50 toplantısında söz alan Avrupa Merkez Bankası yönetim Kurulu üyesi Lorenzo Bini Smaghi, Topluluğun maliye bakanlarına yüklendi. Euro’ya dahil ülkelerin maliye bakanlarının döviz kuru hakkında konuşurken son derecede dikkatli olmalarını ve Avrupa Merkez Bankası ile koordineli çalışmalarını istedi. Lorenzo’ya göre, euro’nun iyi yönetişimi için iç politika uygulamalarının bir biri ile uyumlu olmasına, ABD ve Japonya ile birlikte hareket edilmesine ve bu politikaların finans piyasalarına iyi bir şekilde açıklanmasına gereksinim var.
Kaynak: Dünya Gazetesi
|
| |
|
| |
|
Bu yazı
503 kez okundu. |
| |
|
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
|
| |
|
|
|
|
|