AB enerji sektörünü AB içinde rekabete açmak için 1990’lı yılların ortasında düğmeye bastı. 1996 ve 1998’de elektrik ve doğalgaz pazarlarına el atıldı ve sektörü rekabete açacak ilk yasal düzenlemeler hayata geçirildi.
İlk aşamada enerji sektöründeki kuruluşların yaptıkları etkinlikler temelinde ayrılması hedeflendi. Örneğin, enerji dağıtımının artık üretici şirketler tarafından yapılması yasaklandı. Oysa uygulamada bu ayrım henüz tamamen sağlanamadı. Bir diğer hedef ise en azından kağıt üzerinde gerçekleştirildi. Ticari tüketiciler Temmuz 2004’ten, haneler ise Temmuz 2007’den beri enerji dağıtım şirketlerini seçme hakkına sahip. Eski tekel konumundaki enerji şirketleri, özellikle küçük şirketlerin bu piyasaya girmesini dolaylı yollardan engelleyebiliyorlar.
Avrupa Komisyonu, 10 yıldır enerji piyasalarında yürütülen serbestleştirmeyi tamamlamak amacıyla yeni bir yasal düzenleme paketi sundu. Uzun süredir içeriği tartışılan bu üçüncü enerji paketi, yeni ve de özellikle küçük enerji şirketlerinin piyasaya girişini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Paketin en önemli maddelerinden birisi, enerji üretici şirketlerin enerjinin dağıtımında rol almaması. Komisyon bu hedefe ulaşmak için iki seçenek sunuyor. İlk seçenek, Fransız GDF gibi enerji devlerinin dağıtım başta olmak üzere bazı etkinliklerini satmasını gerektiriyor. Yatırımcı şirketlerin hem dağıtım, hem de üretimde hisse sahibi olması mümkün ama bu hisselerin, şirketlerde söz sahibi olmalarına yetmeyecek kadar az olması gerekiyor.
Başını Fransa ve Almanya’nın çektiği yedi AB ülkesi, enerji şirketlerinin parçalanma seçeneğine sıcak bakmadıklarını sert dille belirttiler. Avrupa Komisyonu, bu ülkelerin veto olasılığını göz önünde bulundurarak aynı pakette ikinci bir seçenek sundu. Bu seçeneğe göre, üretici şirketler dağıtım ağında da hisse sahibi olabiliyorlar ama bu hisselerinin idaresini tamamıyla bağımsız bir kuruluşa devretmeleri gerekiyor. Bu kuruluş AB ülkelerinin hükümetleri tarafından belirleniyor ve bağımsızlığı Avrupa Komisyonu’nun onayına sunuluyor.
Paket, enerji devlerinin parçalanmasına ek olarak, ulusal enerji piyasaları denetleme kurullarının bağımsızlığını güvence altına alıyor ve yetkilerini arttırıyor. Aynı zamanda, sınır ötesi enerji satışlarındaki yasal boşlukları doldurmak amacıyla AB ülkelerinin denetleme kurulları arasında işbirliğini sağlayacak yeni bir AB ajansı kurulmasını öngörüyor. Benzer bir işbirliği platformu da enerji dağıtımında etkin kuruluşlar için kurulacak.
Enerji paketinin onaylanması kolay olmayacak. Paketin temelinde dağıtım ve üretimin ayrılması zorunluluğu Avrupa Komisyonu ve AB ülkeleri arasında sert tartışmalara yol açacak. 2008’in II. yarısında AB dönem başkanlığını Fransa’nın üstlenecek olması da Barroso Komisyonu’nun işlerini kolaylaştırmayacak. Çok büyük bir olasılıkla, bu enerji paketi, hizmetler sektöründe olduğu gibi sulandırılacak ve Barroso Komisyonu’nun görev süresi 2009’da sona ermeden onaylanamayacak.
Kaynak: Dünya Gazetesi
|