|
Türkiye ile Yunanistan arasındaki siyasi problemler nedeniyle, oldukça sınırlı olan ekonomik ve ticari ilişkilerde 1999 yılında her iki ülkede yaşanan deprem felaketinden sonra başlayan yakınlaşma süreciyle tahminlerin ötesinde, olumlu gelişmeler yaşanmış, bir anlamda 1999 yılı ikili ilişkilerimizin gelişimi açısından bir milat oluşturmuştur. Nitekim, söz konusu yakınlaşmanın en somut göstergesi olarak Yunanistan’a olan ihracatımızda gözlenen artışlar dikkati çeker boyutlara yükselmiştir. 2000 yılında 420 Milyon Dolar olan ihracatımız yaklaşık 3 katlık bir artış göstererek 2004 yılında 1.186 Milyon Dolara yükselmiştir. Ancak, bu olumlu atmosfer karşılıklı yatırım boyutunda her iki ülkede eşit şartlarda bir gelişmeye yol açmamış, Yunanlı ve Türk işadamlarının yatırım yapmak için oldukça heyecanlı ve istekli girişimleri tek taraflı kalmıştır.
Yunanistan’daki mevcut uygulamalara göre AB dışı ülkelerden gelen yatırımcılara oturma ve çalışma müsaadesi verilmediği için halen ciddi anlamda yatırım yapan herhangi bir Türk yatırımı bulunmamaktadır. Buna mukabil 1999 yılı öncesi 34 civarında olan Türkiye’de yatırım yapan Yunan firması sayısı (Bunların büyük bir çoğunluğu İstanbul’dan göçen Rumlardır) 2000 yılı sonrasında Müşavirliğimiz kayıtlarına göre 85’e yükselmiştir. 2005 yılına kadar Yunanistan’daki türk yatırımları bir restaurant, bir tatlıcı (Güllüoğlu ve Tike) birkaç tane nakliye firması acentalığından oluşurken, 2005 Kasım ayı itibariyle Atina’da açılan Koton, İpekyol ve İnci ayakkabı ve Melissa konfeksiyon’un Atina temsilcilikleri açılarak faaliyetine başlamıştır.
Müşavirliğimizin yaptığı bir tespite göre; Yunan tüketicisi diğer Avrupa ülkelerinin aksine Türk ürünlerinin kalite ve standardı konusunda herhangi bir önyargıya sahip değildir. Fiyatın uygun olması halinde Türk ürününü hiç tereddütsüz tercih etmektedirler. Bu nedenle, ürünlerimizin sağlıklı bir şekilde tanıtılması halinde Yunan pazarında şansımızın çok yüksek olduğu düşünülmektedir.
Halen birkaç sektörün dışında (kimyasallar, plastik ürünleri ve tarım ürünleri) hemen hemen her sektörde dış fiyatlarla rekabet edemeyen Yunan sanayi çok sıkıntılı bir dönemden geçmektedir. Özellikle Uzak Doğudan gelen ucuz mallara karşı maliyet dezavantajı nedeniyle rekabet güçlüğü içinde olan üretime yönelik firmaların büyük bir çoğunluğu üretimlerini durdurarak ithalata yönelmektedirler. Müşavirliğimizce yapılan tespitlere göre Yunanlı alıcı çok ciddi bir fiyat avantajı olmaması halinde coğrafi yakınlık nedeniyle Türkiye’yi tercih etmektedir
Kaynak: www.dtm.gov.tr
|