 |
İtalya Örneğine Dikkat
Eser KARAKAŞ
Referans Gazetesi Köşe Yazarı
|
|
Türkiye gibi iktisadi ve siyasi açıdan içinde bulunduğu önem ve büyüklüğe erişmiş ülkelerin temel gündem maddelerinin, bizimki gibi olmaması gerektiğinin bir süredir altını çizmeye, bu garip durumu ısrar ile vurgulamaya çalışıyorum.
Türkiye AB ile müzakere sürecine fiilen başlamış bir ülke ama daha henüz Kopenhag siyasal kriterlerini içselleştirebilmiş bir ülke görünümünde pek değil, zira bu siyasal kriterler siyasal bir tercih olarak değil adeta bir zorunluluk olarak liberal demokrasiyi günümüze ve geleceğimize taşıyor; ancak bizler sanki bu gerçeklik ortada yokmuş gibi hala liberal demokrasi modeli üzerinde bir mutabakata ulaşamadığımızdan yarından bakıldığında çok anlamsız bir dizi tartışma ile, örneğin türban ve içki yasakları, vatandaşlık kavramı gibi tartışmalar ile vaktimizi harcıyoruz.
Bu anlamsız tartışmalar da hem iktisatta hem de siyasette dünyada, AB ülkelerinde yaşanan ve çok önemli gelişmelerden bizleri bir ölçüde uzak tutuyor. Bu hafta başı yazısında İtalya’daki gelişmelerden ve özellikle de iktisadi gelişmelerden ve bu gelişmelerden almamız gereken derslerden söz etmek istiyorum; İtalya dendiği zaman aklımıza genellikle olumlu gelişmeler gelir ama bugün vurgulamaya çalışacağım konular öyle sanıldığı gibi çok da olumlu değil.
Benzer sorunları çok kısa bir süre önce yaşamış ve hatta hala yaşamakta olan bizler için bu verilere ve yorumlara çok dikkat etmek gerekiyor. İtalya, bilindiği gibi Avrupa entegrasyonunun kurucu altı ülkesinden biri ve yine kimi iktisatçılara göre elli yıla yaklaşan entegrasyon sürecinden en karlı çıkmış ülkelerin de başında geliyor, Avrupa’nın, daha doğrusu kurucu Avrupa’nın en fakir ülkesi iken bugün kişi başına gelirde büyük aşamalar kaydetmiş bir büyük ülke.
Ancak, son yıllarda yaşanan ve özellikle kamu maliyesine ilişkin yaşanan kimi olumsuzluklar, bir zamanların Avrupa mucizesi gibi gösterilen bu ülkeye zor günler yaşatıyor. İtalya’nın 2005 senesi kamu borç stoğunun, milli gelire oranı yüzde 106 düzeyinde ve bilindiği gibi Maastricht kriteri kamu borç stoğunun milli gelire oranını yüzde altmış ile sınırlıyor; üstelik söz konusu kamu borç stoğunun milli gelire oranının 2006 senesinde daha da artarak milli gelirin yüzde 110’una çıkması ihtimali çok yüksek. Zira 2005 senesinde milli gelirin yüzde 4.3’üne erişen bütçe açığının 2006 senesinde Komisyona verilen yüzde 3.8’lik söze rağmen ine ine ancak yüzde 4.2’sine inmesi bekleniyor.
Euro sisteminin bir parçası olan İtalya’da söz konusu bütçe açıklarının ancak kamu borçlanması ile kapatılması mümkün ve bu gerçek de kamu borç stoğunun yükselmesinin temel nedeni.
Olumsuz bir senaryo dahilinde bütçe açığının 2007 senesinde milli gelirin yüzde 4.8’ine dahi çıkabilmesi olası zira kamu borç stoğu ve bütçe açığının olumsuz performansı sermaye piyasalarına ve faiz oranlarına hemen yansıyor ve sistem kendi kendini besleyen bir olumsuz senaryoya dönüşüveriyor.
İtalya’nın yaşadığı kamu maliyesi krizi ve etkileri bizlerin senelerdir yaşayarak öğrendiğimiz somut gerçeklikten başka bir şey değil. İtalyan ekonomisi 2005 senesinde sıfır büyümenin altına imza atıyor ve bu olumsuz büyüme performansının mimarı hiç kuşkunuz olmasın kamu maliyesinde iyi gitmeyen işler; kamu maliyesinin neden bozulduğu ise ayrı bir tartışma ve analiz konusu.
İtalya 2006 senesinde de büyümede bir sıçrama beklemiyor ve muhtemelen büyüme oranı önümüzdeki sene yüzde bir düzeyinde gerçekleşecek; 2007 senesi için olumlu senaryo ise büyümede yüzde bir buçuk düzeyinde. Üstelik yükselen bütçe açığına ve kamu borç stoğuna sermaye piyasaları daha da olumsuz yanıt verir yani faiz oranı daha da yukarı çıkar ise büyüme perspektifi bu işten daha da olumsuz etkilenebilir.
İtalya’nın faiz yükseliş tehlikesi karşısında en büyük güvencesi, faizler yukarıya doğru kıpırdadığı zaman AB sermaye piyasalarından bu ülkeye yönelecek fonlar ve bu fonların baskısı ile yükselişi durabilecek faizler; gördüğünüz gibi bu senaryo da bizlerin pek yabancısı olmadığı bir senaryo.
İtalya’da yaşananlardan ders alalım ve içinde bulunduğumuz mali disiplin ortamının ne kadar büyük bir kazanç olduğunu aklımızdan çıkarmayalım. Kaynak: Referans Gazetesi
|
| |
|
| |
|
Bu yazı
797 kez okundu. |
| |
|
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
|
| |
|
|
|
|
|