KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
08 Şubat 2012 Çarşamba
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Dikkat Ekonomisi
Thomas DAVENPORT&John BECK

Çalışanları Geliştirmek
Susan ALWEY


Şimdi Eğitim Zamanı

Şimdi Eğitim Zamanı KOBİ kimdir? KOBİ tanımına giren şirketlerin sahipleri kimlerdir? Tabii ki girişimciler! Peki, girişimci kimdir? Her sabah uyandığında, bütün varlığını; yani bilgisini, birikimini, parasını, emeğini, çabasını işine yatıran insan...

KOBİ bazen 3 kişilik bir şirkettir, bazen 100. Ama kaç kişilik bir ekip olursa olsun, patronun sorumluluğu büyüktür, arada çok fazla fark yoktur. Şirketi kurarken, 2 kişiyi yönetirsin, yarın 100 kişi olur. İkisi arasındaki fark nedir? Şirket küçükken, ekibinle yakın temas halindesindir. Bu temas, çalışanların patronlarının karakterini, tecrübelerini, iş yapma şeklini çok daha iyi anlamasını sağlar. Bu bir avantajdır. Çünkü bu sayede ciddi anlamda patronun eğitiminden geçmiş olurlar. Ancak çalışan sayısı arttıkça, birebir çalışma da ortadan kalkar. Peki, o zaman eğitim nasıl mümkün olacak? Bilgi birikimi herkese ulaşmayacağına göre, patronun kendisine en yakın bulduğu eğitimciyle, ihtiyaç duyulan bilgiyi aktarmasıyla...

Dolayısıyla aslında olması gereken, bir eğitim değil, iş deneyiminin çalışanlara aktarılması. Burada temel bir nokta daha var: Patron ne kadar deneyimli olursa olsun, pozisyonu gereği, anlattıkları çalışanları tarafından “emir” gibi dinlenebilir. Fakat bir eğitimci, deneyimi eğitim olarak aktardığında, çalışanlar patronun daha önce anlattıklarının da ne kadar doğru olduğunu düşüneceklerdir.”

Asemble Eğitim Danışmanlık Kurucusu Sinan Ergin, KOBİ’ler için, eğitimin yaratacağı önemli yararlardan birini böyle anlatıyor. Peki, bugünlerde KOBİ’lerin çalışanların eğitimine ağırlık vermesi nasıl bir avantaj yaratabilir? Bunları iki başlıkta toplayabiliriz:

Birincisi, kriz dönemlerinde iş yoğunluğunun azalması gibi dezavantajların, ortaya çıkan zamanın eğitimle değerlendirilerek avantaja çevrilmesi... İkincisi, kriz döneminde, her sektörde olduğu gibi eğitimde de şirketlerin, fiyatlarını aşağı çekerek çok daha cazip koşullar yaratması...

Dikkat: Fiyatlar Düştü
Ağırlıklı olarak, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde toplanan ve sayıları artık binlerle ifade edilen eğitim şirketleri, bugünlerde, daha mütevazı koşullarla, üstelik eğitim sürelerini arttırarak, müşteriye daha fazla ilgi göstererek eğitim paketleri sunuyor. Uzmanlar, krizle birlikte, sistemin, yetersiz tecrübe ve kadroyla hizmet veren şirketleri dışarı çıkardığını ifade ediyor: “Süslü isimlerle, bugüne kadar duyulmamış eğitim konuları ile piyasada varlık göstermeye çalışan, büyük şirketlerle yıllık eğitim paketleri için sözleşmeler imzalamaya çalışan, içeriği zayıf eğitimler veren şirketleri, bugünlerde pekiyi bir gelecek senaryosu beklemiyor. Bu tür şirketler, daha önce, KOBİ’ler için zaman harcamak istemiyordu. Çünkü bir KOBİ’ye, şablon haline gelen eğitimleri vererek, gelişmesini sağlayamazsınız. Sektörüne, dokusuna, ihtiyaçlarına, çalışan profiline uygun bir eğitim modeli çıkarmak için de çok mesai yapmanız gerekir. Üstelik, KOBİ’nin böyle bir model için cazip bir bütçesi de yoksa, zaman harcamaya, idealist düşünmeye de değmez. Bunun için, Türkiye’nin dört bir yanına seyahat etmeye, KOBİ’leri dinlemeye ya da sorunları için doğru çözümü üretmeye de değmez. Ama bu geride kaldı. Artık, eğitim şirketleri de kendilerine yeni pazarlar arıyor, eskisinden çok daha cazip bütçelerle her yere gidip, özveriyle çalışmaya da hazırlar. Ben, bu dönemde bir KOBİ olsaydım, fırsatı değerlendirirdim.”

KOBİ’ler, satıştan insan kaynaklarına, pazarlamadan finansa, bütçe yönetiminden sunum tekniklerine, iletişimden kurum kültürü oluşturmaya kadar, akla gelen her alanda, her ihtiyaçlarına özel eğitim alabilir. Bunlar, saat bazında, ekibin gruplara bölünerek uygun zaman aralıklarında eğitim alması şeklinde de planlanabilir, tüm şirket çalışanlarının, hafta sonu, tam gün bir ofiste ya da otelde bir araya gelerek, özel bir organizasyonla çalışması şeklinde de… Eğitim şirketleri, her alternatif için bir planlama yapabilir.

Krizde Eğitim Aidiyeti Güçlendiriyor
Sinan Ergin, eğitimin, özellikle piyasada işten çıkarmalarla ilgili duyumların arttığı kriz dönemlerinde, çalışanlara; ‘Biz bir ekibiz, yola devam ediyoruz’ mesajını verip motive etmek için, işlerini sahiplenmeleri ve daha iyi çalışmaları için de fırsat yarattığını söylüyor: “Şu anda en büyük sorun, şirketlerde birçok insanın soluk alamaması... Bununla neyi anlatmaya çalışıyorum? Özellikle krizin de etkisiyle, patronla çalışan arasındaki uçurum çok arttı. Çalışan, ofisi, 09.00-18.30 arası, kendisine verilen işleri yapmak zorunda olduğu bir yer olarak görüyor. Patron ise verimsiz çalışmadan şikayet ediyor… Bana göre, motivasyonu arttırmak için, öncelikle kişinin kendisini tanıması ve gelişmek için istek duyması gerekiyor, bu bilincin yaratılması gerekiyor...

Şu anda, insanların yalnızca ekonomik koşullarla motive edilmesi de mümkün değil. Hepimizin değer gördüğümüzü, sevildiğimizi, önemsendiğimizi hissetmeye ihtiyacımız var. Eğitimlerin, çalışanlar üzerinde “önemsendiğini hissetme” etkisi de vardır. İlişkiler güçlenir, patron ve çalışanlar da birbirini daha yakından tanıma ve kaynaşma imkanı bulur. Tabii bu noktada, eğitimcinin maharetlerinin çok önemi var. Dolayısıyla, bugünün koşullarında, çalışanları ekonomik açıdan motive etmemizin zorluğu da düşünülecek olursa, eğitimle çok önemli faydalar yaratılabileceğini düşünüyorum. Bu sayede çalışanlar, kendilerine önem verildiğini görecek ve karşılığını verebilmek için işlerine daha fazla sarılacaklardır. Ben bunu ‘savaşa hazırlık’ olarak görüyorum. Kriz bittikten sonra savaş başlamış olacak. Biz ne kadar iyi hazırlanırsak, kriz bittiğinde o kadar önde olacağız.”

Eğitimciyi Nasıl Seçeceksiniz?
Peki, yukarıda da söz ettiğimiz gibi “binlerce eğitim şirketi” arasında, bir KOBİ, kendisine, şirketine özel, gerçekten fayda yaratabilecek eğitim şirketi ve eğitimcileri nasıl seçebilir? Burada eğitim şirketinin yanı sıra, “eğitimci” ye de özellikle dikkatinizi çekmek istiyoruz. Çünkü iyi bir şirket bulmuş olmanız, iyi bir eğitimciyi de garantilemiş olduğunuz anlamına gelmiyor. Eğitimcinin nitelikleri, kişisel özellikleri, birikimi gibi konuları da sorgulamalısınız... Eğitimini hangi alanda aldı? Daha önce bir şirket yönetti mi? O şirket battı mı? Emin olun, eğer bir şirketi batırdıysa, hatalarından da size aktarabileceği önemli bilgiler vardır.

Sinan Ergin, örneğin, yöneticilik ile ilgili eğitim verecek birinin, mutlaka iş hayatında benzer bir tecrübeyi yaşamış olmasına dikkat etmek gerektiğini söylüyor. Bazen, tüm bu tecrübelere sahip biri olması da yetmiyor. Çünkü bilgiyi aktarabilme, konuşma, grubun dikkatini üzerinde tutma vb. yetenekler de bir eğitimin başarıya ulaşmasında çok önemli bir etkiye sahip. Uzmanlar, bunun için, eğitimcinin farklı bir eğitimine katılarak gözlem yapmayı öneriyor.

Bir başka altın nokta: Sonuçları, zamana yayarak izleyin. Eğer çalışanlarınız eğitimden gerçekten bir fayda gördüyse, bunu iş sonuçlarında mutlaka görmeniz gerekiyor… Bunun yanında, eğer bir eğitim şirketi size şablon bir modelle yaklaşıyorsa, ondan da uzak durmanızı tavsiye ediyoruz. Eğer hizmet alacağınız şirket, işinizi, alanınızı, sektörünüzü, çalışanlarınızı, işyerinizi, mağazanızı, gelip yerinde inceliyor, ihtiyaçlarınızı dinliyor, buna göre bir eğitim planı çıkarmayı hedefliyorsa, yüksek olasılıkla doğru yerdesiniz. Tabii bu arada, eğer bir doktor gibi check-up’ınızı yapıp, eğer gerekiyorsa, sizi ihtiyaçlarınız doğrultusunda başka bir eğitim şirketine yönlendirebiliyorsa, o şirketin, gerçekten sizin için fayda yaratmaya çalıştığından emin olabilirsiniz.

KOBİ Hangi Eğitimlere Öncelik Vermeli?
Peki, piyasada bu kadar geniş bir eğitim çeşitliliği varken, bir KOBİ, kendisi için en doğru seçimi nasıl yapabilir? Sinan Ergin, özellikle dar bütçeyle en gerekli eğitimleri almak isteyen KOBİ’lere şu öneride bulunuyor: “Yönetim becerileri eğitimi çok önemli bir konu. KOBİ’lere, özellikle başlangıç aşamasında, öncelikle bu alanı öneriyoruz. Rahmetli Vehbi Koç’un bu konuyla ilgili güzel bir sözü vardır. Zamanında, kendisine girilebilecek pazarlar, yeni işlerle ilgili çok sayıda proje getiriyorlarmış. O da bu projeler karşısında şöyle dermiş: ‘Projeler iyi, güzel de peki işi kim üretecek, kim çalışacak?’ O zaman ne yapmamız gerekiyor? Yöneticilerimizi ya da yönetici adaylarımızı iş üretimi ve insan yönetimi hakkında eğitmeliyiz. Aslında bu her dönem yapılmalı...” Ergin, bu eğitimi alan yöneticilerin, alt kadroları koçluk yaparak yetiştirebileceklerine dikkat çekiyor.

Ergin’e göre, satış da eğitim alınması gereken temel konulardan biri: “Eğitim verdiğim yerlerde, patronlara, gerçek satışın, para kasaya girdikten sonra gerçekleştiğini unutmamak gerektiğini söylüyorum. Dolayısıyla satış; yetenek, yetkinlik ve aynı zamanda eğitim gerektiren bir uzmanlık alanı... Bunun yanında, şirketinizdeki muhasebe müdürü de, finans müdürü de satış eğitimi almalı! Örneğin, onların, bankalarla kredi için pazarlık yaptıklarını düşünelim... Onlar satışçı değil ki, raporlara bakarak sizi en iyi şekilde temsil edebilsinler... Ama bu kişiler satışın bütün tekniklerini bilirse, bununla bilanço vb. bilgileri birleştirirse, şirketinin hedeflerini iyi bir sunumla anlatırsa, işin gerçekleşme olasılığı artar. Ya da eğer, içinde bulunduğumuz kriz açısından bakarsak, bu dönemde finans bölümünün nasıl yapılanacağı ile ilgili eğitim de ihtiyaçlardan biri olabilir. Ya da halkla ilişkiler eğitimini düşünelim. Böyle dönemlerde, piyasada, şirketler ile ilgili olur olmaz noktalarda söylentiler çıkabilir. Bunu yönetmek için de iyi bir iletişim çalışması yapılması gerekir. KOBİ’ler, bu alanda birkaç saatlik eğitim alarak, kriz yönetimini başarıyla yürütebilir.”

Kaynak: KobiFinans Dergisi 22. Sayı

 
 
Bu yazı 1160 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Yabancılarla İş Yapmanız İçin, Kurumsal ve Şeffaf Olmanız Gerekir”
Adnan NAS
 
kobifinans "Çatışmalar Kaçınılmaz ve Doğaldır"
Rana ÖZŞEKER

kobifinans Çalışanlarınızın Güçlenmesinden Korkmayın
Tuba İLZE GÖRMEZOĞLU
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010