KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
10 Şubat 2012 Cuma
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Dikkat Ekonomisi
Thomas DAVENPORT&John BECK

Çalışanları Geliştirmek
Susan ALWEY


“Korku, Zihinde Eylemsizliğin, Yüzleşememenin İçindedir”


Priya KUMAR
Motivasyon Konuşmacısı
“Korku, Zihinde Eylemsizliğin, Yüzleşememenin İçindedir” İş hayatına, 14 yaşındayken, arkadaşlarına derslerinde yardım ederek atıldı. 9 yıl boyunca Fransızca hocalığı yaptı. MBA’i devam ederken, komşusu Dr. Niranjan Patel’in aşk, ilişkiler ve sigara bırakma konusunda düzenlediği workshop’lar için çalışıyordu. Onun insanların hayatını nasıl değiştirdiğini görünce etkilendi ve motivasyon eğitmeni olmak için MBA’i bıraktı. Hayat bazen, dönüm noktalarını kötü sürprizlerle insanın karşısına çıkarır. Dr. Patel’in ani vefatı, onun yerine eğitimlere girme ve verdiği sözleri yerine getirme vefası anlamına geliyordu. Kimseyi yarı yolda bırakmamak için, Dr. Patel’in eşinin de desteğiyle eğitimleri tamamladı. Bu sırada yalnızca 23 yaşındaydı. Ve yolculuğu başladı. Ünü Hindistan’dan dünyaya yayılan, hayatını özgürce yaşamak için evlilikten son anda vazgeçip, rotasını “dünyaya” çeviren motivasyon konuşmacısı Priya Kumar, bugün eğitimlerinde insanlara korkularından nasıl arınacaklarını göstermek için farklı metodolojiler kullanıyor. Onları ateş üzerinde ve cam kırıkları üzerinde yürüten, demir büktüren Kumar, Haziran ayında Türkiye’deydi. Asemble Eğitim ve Danışmanlık’ın organizasyonu ile bir seminer veren Kumar, sahnede insanlara hayatı boyunca unutamayacakları bir deneyim de yaşattı. 

Biz de onunla, önce kendi kariyerinden yola çıktık, sonra korkularla ve inançlarla ilişkimize yol aldık.

İlk eğitiminizden bu yana, neler değişti hayatınızda? Böyle bir kariyeri seçmiş olmaktan memnun musunuz?
Ben çok şanslı bir insanım. İnsanların hayatlarını daha iyi yaşamalarını sağlayacak bir iş yapıyorum, bundan daha iyi bir iş olabilir mi? Düşünsenize, işim sayesinde hayatımın her günü nasıl ilham dolu ve motive edici. Sonucunda yaptığınız iş siz, siz işiniz oluyorsunuz. Bu yüzden ben eğitimi bir iş olarak değil, insanlara destek olup, yönlendirmede yardımcı olmak için bir fırsat olarak görüyorum. Sürekli yeni eğitimler alıyorum, bunlarla besleniyor ve mutlu oluyorum. Sık sık yabancı ülkelere seyahatlere çıkıyorum. Farklı kültürleri anlamak, bu kültürlere özgü kişisel gelişim ritüellerini ve değerlerini öğrenmek, hem işime hem de bana inanılmaz artı değer katıyor.  Örneğin ateşte yürümek, sadece Hindistan’a özgü değil, dünyanın birçok bölgesinde uygulanan ve çok eski zamanlara dayanan bir ritüel. Bense ateşte yürümeyi workshop’larımda kişisel gelişim ve takım oluşturmanın bir örneği olarak kullanıyorum. Kadim ritüelleri ve teknikleri, modern zamanların yarattığı problemlerin çözümü için kullanıyorum.

Ateşte yürümek ile motivasyon arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?
Workshop’larım katılımcılara düşündüklerinin ötesine geçmelerine yardımcı oluyor. Ateşte yürümek de bunun sembolik bir örneğidir. Bu sırada şunu fark ediyorlar: Gerçek aslında düşündüğünüz kadar kötü değil. Dikkatli olursanız, hayatınızı bilerek yaşarsanız, başarısızlık yaşamazsınız, yanmazsınız!

Ateşte yürüyerek korkularımızdan kurtulmak ve daha başarılı bir hayata başlamak mümkün mü?
Ateş yürüyüşü bir analoji. Korku, ancak korktuğumuz şeyle yüzleştiğimiz noktaya kadar varolur. Yüzleştiğin bir şeyden artık korkmazsın. Eğer yüzleşmekten kaçarsan bütün hayatın boyunca o şeyden korkarsın. Eğer yüzleşirsen ve ileri bir adım atarsan, artık o şey senin için korkunç olmaktan çıkar. Korku zihindedir, korku eylemsizliğin içindedir, korku yüzleşmemenin içindedir. Ateş bir örnek. İnsanlar ateşin kendilerini yakacağından korkuyor. Geçmişlerindeki bir deneyimi şimdi alacakları bir karar için referans alıyor. Ancak fark etmedikleri şu ki; benim sunduğum ateş yürüyüşünün geçmişleriyle bir ilgisi yok. Zeka ikisinin arasındaki farkı anlamak, aptallık her şeyin benzer olduğunu düşünmektir. Evet, herkes daha önce yandı ama bu ihmalkarlık yüzünden, ateşte yürüdükleri için değil. Böylelikle ateşte yürüyüş, geçmişteki hatalarının, zeka ve farkındalıklar alınan karalardan farklı olduğunun anlaşılmasını sağlıyor. İnsanlar korkuları konusunda daha iyi bir fikre sahip oluyor ve onlarla rahatlıkla yüzleşebiliyor.

Kulağa biraz ürkütücü geliyor. Bunu herkes yapabilir mi dersiniz?
Evet, ateş yürüyüşü ürkütücü görünüyor ama sadece daha önce ateşte yürümemiş biri için. Ateş yürüyüşünü gerçekleştirip, yanmadığını gördüğünde artık senin için ürkütücü değildir. Ateş içerisinden yürümeye istekli olmak gerekir. Merak, değişim için istek, diğer tarafta ne olduğunu, başka birinin yapıp yapamayacağını bilmek istemek yapabilmek için gerekli olan düşünce yapısıdır. İşte o zaman yapabilirsiniz. Daha iyi olmak, değişime ve gelişime açık olmak için istekli olmak gereklidir. Eğer kişi kapalı ve kalıplaşmış ise korku içerisinde yaşamak alışkanlık haline gelmiş demektir. Kapalı ve sıkışmış kişiler hiçbir zaman ateşte yürümek istemeyecektir. Herkesin ateş yürüyüşünden sonra yaşadıkları deneyim çok kişiseldir ve hepsi birbirinden farklı. Bazıları aksiyon almanın ve gerçekle yüzleşmenin daha pozitif bir bakış açısı kazandırdığını fark ederken bazıları gerçeğin kafalarındaki korkunç senaryolardan çok farklı olduğunun ayrımına varıyor. Bazıları ateşte yürüdükten sonra hayatta her şeyi yapabileceklerini hissediyor. Bazıları kendilerine daha fazla saygı, inanç ve güven duymaya başlarken,  ilişkileri daha iyiye gitmeye başlıyor.

İnsanlar, bu eğitimden sonra nasıl hissediyor?
Öncelikle hayata daha neşeli bakabiliyorlar. Kendilerine inançları artıyor ve bir aksiyona geçmek, korkuları ile yüzleşmek konusunda bir aksiyon almak için ihtiyaç hissetmiyorlar. Heyecanlı ve gelişime açık oluyorlar. Ateşte yürümek ihtirasları pozitif yönde telkin ediyor, daha güvenli ve enerjik oluyorlar. Geçmişteki hataların geleceğe taşınması gerekmediğini öğreniyorlar. Gelecek bugün ne yaptığınıza bağlıdır,  10 yıl önce yaptıklarınıza değil. Yaşamınızı değiştirmek istiyorsanız, harekete geçmenin zamanı bugündür. İnsanlar geçmişte başarısız olduklarında, bugün harekete geçemiyor ve bugün de işe yarar bir şey yapmadıkları için gelecekte de başarı gelmeyecek. Ateş üzerinde yürümek onları silkeliyor, uyandırıyor, kendilerine daha fazla güven duymalarını sağlıyor. Yaşamları ile yüzleşiyor ve değerli bir şey yapmak için motive oluyorlar. 

Peki, siz nasıl bakıyorsunuz hayata? Bir motivasyon konuşmacısı olmak, sizi nasıl etkiliyor? Daima pozitif mi düşünürsünüz?
Eğitimlere gençlik yıllarımda başladım, insanlara yardım etmeye çok hevesliydim. Başarılı insanlardan öğrendiğim derslerle değişime uğramam benim için hayret verici oldu ve öğrendiklerimi başkalarıyla paylaşmak istedim. Onların da aynı başarıyı elde etmesi benim için en büyük ödül oldu ve diğerlerine ulaşmak için motive etti. Tutku ve arzularımı insanlara yardım etmeye dönüştürdüğüm için çok şanslıyım. İnsanlara yardım ediyorum. Bundan daha güzel ne olabilir? Misyonum; uygulandığında kendilerine muazzam sonuçlar verebilecek basit araçları vererek, bu bilgileri daha iyi bir yaşam sürmek isteyenlerle paylaşmak. Gerçekten yapmak istediğim şey, ulaşabileceğim kadar fazla insana ulaşmak. Onların bütün gücün kendilerinde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olmak. İnsanlar bütün potansiyellerini kullanarak yaşasalardı dünya ne güzel olurdu. Ben insanların zihinlerine, hayallerini yaşayabileceklerini sokmak istiyorum. Hem de şu anda! İnsanların içinde bulundukları durumu değiştirmeleri şart değil. Yalnızca bakış açılarını değiştirsinler, yeter.

Başarı ve huzurun kaynağının ne olduğunu düşünüyorsunuz?
“Gerçeğin” içinde yaşamanın mutluluğun en büyük kaynağı olduğuna inanıyorum. Ayrıca gerçek şudur ki; bizler sevgiye değeriz. Gerçek şudur ki; bizler kendimizi gördüğümüzden daha güçlüyüz. Gerçek şudur ki; hiçbir zaman anlamayacağımız kadar güçlüyüz, hatta daha güçlüyüz. Gerçek şudur ki; hepimiz aynıyız ve ben başkasının sevgisine layıksam, başkaları da benim sevgime layıktır. İnsanların kötü olduğu yalandır. Sınırlamalarımız olduğu, yapmaya gücümüzün olmadığı ve yeterli şeylere haiz olmadığımız da yalandır.

Peki, korkularımız nasıl pozitif bir motivasyon olabilir?
Korkularımız,  onlarla hiç yüz yüze gelmediğimiz için var. Korkulardan kaçtığımız sürece korkular var olur. Öğrenmediğimiz ve büyümediğimiz sürece korkular varolur. Bilgi; doğru bilgi, tüm korkuları güce dönüştüren yanıttır. Korku hissine kapıldığınızda kendinizi şu soruları sorun: “Ne öğrenmem lazım? Neyi kabul etmiyorum, neyle yüz yüze gelmiyorum? Bu korku beni ne şekilde büyütecek? Bu korkuyu yenebilirsem hayatım nasıl daha iyi olabilir?” Yalnızca bu soruları yanıtlamak, bunların ötesine gidebilmek için bir motivasyondur.

Bazen insanlar başarısız olmalarına neden göstermek için korkuyu kullanırlar. İnsanın görevi kendi korkusuna karşı gelmektir. Örneğin, işini kaybetmekten korkuyorsan da bundan ne öğrenmen gerektiğini görmeye bak. İşinde, diğer insanların senden ne beklediklerini gör ve bunları ver. Daha ne kadar gelişebileceğini ve daha ne kadar değer katabileceğini gör. Korkularını ihmal edersen, onlar senin için gerçek olacaktır. Değer ilave etmezsen, büyümezsen, gelişmezsen ve beklenen sonuçları karşılamazsan işini kaybedeceğin kesindir.

Çocuklarının derslerinde iyi olmamalarından, sınavlarda başarısız olmalarından korkuyorsan, hemen değişiklik için neye ihtiyacın olduğuyla yüzleş. Nasıl gelişebilirsin? Belki daha fazla zaman ayırabilirsin, belki çocukların için eğlenceli ders çalışma ödevleri verebilirsin. Belki ev ödevlerinde onlara yardımcı olabilirsin. Bunlarla yüzleşebilirsen, bu durum hakkında bir şeyler yapabilirsin. Yalnızca korkup, hiç bir şey yapmazsan, korkun gerçek olacaktır.

Korkuyu yenmenin tek yolu onunla yüzleşmektir. Korkuya verilebilecek tek yanıt “doğru bilgidir”. Korku “yanlış veya eksik bilgi” ile beslenir. Gerçeğin arayıcısı ol. Gerçek senin yanında olduğunda, korku kalmaz.

Kaynak: KobiFinans Dergisi 27. Sayı

www.kobifinans.com.tr/dergi

 

 
 
Bu yazı 2133 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
Başarılı Bir Hayat İçin Sormanız Gereken İlk 10 Soru
Beth BANNING

İnançlarınızı Değiştirin, Özgüveninizi Artırın
Barbara SMALL
 
kobifinans İş Hayatında Bireysel Olabilmek
İbrahim GÖKNAR
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010