Zaman zaman biri bana ne iş yaptığımı sorduğunda, ben de “İnsanların inançlarını yıkmalarına yardım ediyorum” dediğimde, bana şu sorulur: “Neden bir inancı yıkmak istiyorum?”
Bu soruya verilebilecek en az dört güzel yanıt var. Yaşam kalitenizi yükseltmek ve yapabileceklerinizin kapsamını genişletmek istiyorsanız, bu tartışmayı çok faydalı bulacağınızı düşünüyorum.
* Yaşamınızdaki neredeyse tüm sorunlar, davranışsal ya da duygusal olsun, temelde inançlarınızdan (kimi zaman da bazı koşullanmalardan) kaynaklanır. Sorunlardan kurtulmak istiyorsanız, ilgili inançlardan kurtulmanız gerekir. İnançlar, depresyon, yeme bozuklukları ve kronik endişe gibi ciddi sorunlara, bazen de erteleme, ilişki sorunları ve sırf insanların onayını almak için bir şey yapmak gibi yaygın sorunlara yol açar.
İlgili inançlardan kurtulmak, bu tür sorunlardan kurtulmanın tek yolu olmayabilir; ama hiç kuşkusuz, en basit ve hızlı yollardan biridir. Bu durumda, inançlardan kurtulmak, özünde bir amaç değildir; ama son derece arzu edilir bir amaca giden yoldur.
* Bir inancı yıkmanın ikinci gerekçesi, insanın kimliği içinde birkaç dakikada benlikten (kişinin bedeni, inançları, düşünceleri ve davranışı) benliğe (bilinç olarak, tinsel bir varlık olarak) geçişi sağlamak üzere “Ben gerçekten kimim?” sürecini kullanabilmektir. Bu geçiş, genelde yıllarca meditasyon yapmayı gerektirir. Bazı çalıştaylar, bu deneyimi birkaç konsantre günde sağlayabildiğini iddia eder.
“Ben gerçekten kimim?” sürecini kullandıktan sonra, insanlar, genellikle hiçbir şeyin eksik olmadığını, her şeyin mümkün olduğunu ve hiçbir sınırları olmadığını söylerler. Bu deneyimi kendi sözcükleriyle anlatmaları istendiğinde, insanlar şunları sıralar: Güçlü, berrak, sakin, barışçıl, sağlıklı, tam, memnun, yetkili, hiç eksiksiz, kısıtlamasız ve sınırsız olanaklar.
“Ben gerçekten kimim?” süreci etkili olabilmek için en azından bir inançtan kurtulmanızı gerektirdiğinden, yarattığı durum değişikliğinin değeri, bir inancı yıkmanın ikinci nedenidir.
* İnançları yıkmanın ilk iki nedeni, bir başka sonuca götüren adımdır. Bir inancı yıkmanın üçüncü gerekçesi, kendi içinde bir amaçtır: Sınırlayıcı inançları yıkarak, genel anlamıyla, yaşamlarımızda yeni olanaklar -yepyeni bir gerçeklik- yaratırız. Bu, inançları yıkmanın en güçlü sonuçlarından biridir: Yalnızca davranış ve hislerinizi değiştirmekle kalmaz, aslında içinde yaşadığınız gerçekliği de değiştirirsiniz.
Diyelim, şu inançlara sahipsiniz: Para kazanmak için çok çalışmanız gerekir. Ben hak etmiyorum. Asla yeterli param olmayacak. İş yaşamı bir mücadeledir. Yaşam zordur. Bu inançların olduğu gerçekliğiniz, herhangi bir şekilde “kolayca” başarıya ulaşma olasılığını içermez. Bu inançlar olmadığında, olasılık vücut bulur.
Gerçekliğinizde var olan olasılıklar, inançlarınız tarafından belirlenir. Bir şeyin imkansız olduğunu söylediğinizde, o aslında sizin için imkansız hale gelir. Yaşamın zor olduğuna inanıyorsanız, işlerin sizin istediğiniz gibi gitmediğini, heyecan verici olasılıklar yerine üzücü engeller oluşturduğunu görürsünüz. Becerikli ya da uzman olmadığınıza inanıyorsanız, yapabileceğinizden emin olmadığınız bir şeyi yapmayı dener miydiniz? Deneseniz bile, bu inançlarla başarılı olacağınızı düşünüyor musunuz?
Sahip olduğunuz her inancı bir çember gibi hayal edin; siz de bu dairenin içindeki davranış ve hislerle sınırlısınızdır. Çemberin dışındaki hiçbir şey sizin için mümkün değildir. Birden fazla inancınız olduğunda, diğer inançlar kesişir ve inançların sayısı arttıkça size kalan alan sürekli daralır.
Şimdi bu inançları teker teker yıktığınızı hayal edin. Her inanç yıkıldıkça olasılıklar alanının arttığını görebiliyor musunuz? Bütün inançlar silindiğinde, çemberlerin içindeki alanla sınırlı olmazsınız; çünkü artık, çemberler kalmamıştır. Daha önce ulaşamadığınız, çemberlerin dışında kalan her olasılık, şimdi erişiminize açıktır ve olasılıklar alanı sınırsız hale gelir.
Bir oda dolusu mobilya benzetmesini kullanalım. Her mobilya parçası bir inancı temsil ediyor. Oda, iskemleler, masalar ve koltuklarla doluysa, neredeyse hareket edecek hiç yer yoktur. Odadan çıkmak için kapıya ulaşamazsınız. Ortadan kaldırdığınız her mobilya parçası (her inanç), hareket etmek için size daha çok olasılık tanır. Son mobilya parçası da ortadan kaldırıldığında, kapıya erişebilir ve odayı terk edebilirsiniz. Bu noktada, hareketiniz üzerinde hiçbir kısıtlama yoktur.
Şunu söyleyebilirim ki, inançları yıktıkça, yaşamınızdaki olasılıkları artırırsınız.
Yeni bir olasılık yaratmak ve gerçekliğinizi değiştirmek için hiçbir şey (inancı yıkmaktan başka) yapmanız gerekmediğine dikkat edin. İnanç(lar) yıkıldığında, gerçekliğiniz otomatik olarak değişir.
* Bireyin yaşamında inançları yıkmaktan kaynaklanan değişikliklere ek olarak, organizasyonel değişim ve sosyal değişim de bu alanlara hükmeden inançların yıkılmasıyla gerçekleştirilebilir.
İnsanların okulda öğrenilen inançların önemini çok iyi anladıkları, ebeveynlerin çocuklarına pozitif inanç oluşturmayı öğretmek durumunda olduklarını fark ettikleri ve hem sosyal hem de organizasyonel değişimin mevcut inançların değiştirilmesiyle gerçekleştiği günü iple çekiyorum.
Kaynak: www.marjinal.com.tr
|