Yaşama amacımızın, kısmen belli şeyler öğrenmek olduğuna inanıyorum. Bu şeyler, kendilerini “engeller” ve “sözde başarısızlıklar” olarak gizleyebilir. Yaşamın getirdiği zorluklardan biri, bunları deşifre etmeyi, zehri ilaca çevirmeyi ve engelleri, sorunları, sözde başarısızlıkları, gelişmek için heyecan verici fırsatlar olarak algılamayı öğrenmektir.
Yaşamlarımızda bir “hata”yı deneyimlediğimiz her an “Hata yaptım” yerine “Deneyim yaşadım” diyebilseydik, belki de bu hata ve başarısızlıklara tamamen farklı bir gözle bakabilirdik. Başarısızlık, bir algı meselesidir.
Hatalar iyidir. Bakmamız gereken şeyleri işaret ederler. Tekerleğin dibinde uyuyakalmamamız gerektiğini hatırlatırlar. Yaptığımız şeyde daha iyi olmamız için bize yol gösterirler. Hatalar, bize ilham vermek, bizi cesaretlendirmek, ruhumuzu ve zihnimizi beslemek, kısacası yaşamak için vardır.
Hiç kimse mükemmel değildir. Ne kadar zeki, iyi eğitimli ve deneyimli olsak da, hepimiz öyle ya da böyle hata yaparız. Yaptığımızda, kendimizi berbat ve aptal hissederiz; hata yapma konusunda yalnız olduğumuzu düşünürüz ve moralimizi bozarız.
Başınızı eğmeyin. Bu deneyimi olduğu gibi kabul edin; sesli bir uyarı mesajı olarak! Neyin neden olduğunu düşünün. Kendinizi yapıcı olarak eleştirin. Sorumluluk alın, ders alın ve yolunuza devam edin.
Öğrenmenin ve gelişmenin heyecan verici olduğunu kendinize hatırlatın. Bunu artık yapmadığımız gün, üzücü ve en önemlisi, çok sıkıcı bir gün olacaktır.
Bir dahaki sefer hata yaptığınızda, yalnızca gülümseyin ve deneyim hesabınıza önemli bir birikim kazandırdığınız için mutlu olun. Ne kadar zengin olduğunuzu ve başkalarıyla paylaşmaya gücünüzün daha ne kadar yeteceğini düşünün.
Gerçekten de hatalar bizim için iyidir; kim olduğumuzu belirler ve genellikle en değerli bilgeliği sunar.
Kaynak: www.marjinal.com.tr
|