|
"Öğrencilerimizin yüzde 20'si programa geldikten sonra, hemen hemen tamamı da 5 sene içinde terfi ediyor." Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü ve Yönetici Geliştirme Direktörü Prof. Dr. Noyan Arsan, Executive MBA'in (EMBA) çalışanların kariyerine yaptığı katkıyı bu sözlerle açıklıyor.
Son dönemde iş dünyasının değişen ihtiyaçlarıyla birlikte MBA programları da yeni bir boyut kazandı. Katılımcıların farklı yönlerini geliştirmeye yönelik hazırlanan farklı MBA içeriklerinden, özellikle yönetici ve yönetici adayları tarafından en çok tercih edilmeye başlanan ise Executive MBA. İş dünyasında minimum 5 yıl deneyimi olan çalışanların kabul edildiği program, katılımcıların vizyonlarını genişleterek kariyerler gelişimlerine katkıda bulunmayı hedefliyor. Geleceğin yöneticilerine global bir bakış açısı kazandırabilmek amacıyla oluşturulan programlarda yeni eğilim ise, uluslararası değişim programlarıyla geleceğin yöneticilerinin dünya görüşüne katkıda bulunmak. Dünyanın farklı ülkelerinin önde gelen üniversitelerinde sunulan eğitim programları ile katılımcılar yeteneklerini uluslararası düzeyde geliştirme fırsatı yakalıyorlar.
Çin'deki Dönüşümü İzle, Şirketine Adapte Et Avrupa'nın en iyi 20 MBA programı arasında seçilen Koç Üniversitesi de, bunun Türkiye'deki en iyi uygulayıcılarından. İşletme Enstitüsü bünyesinde yürütülen MBA ve EMBA programlarıyla katılımcılara eğitimlerine devam etmek istedikleri üniversiteyi seçme imkanı tanıyan üniversite, öğrencilere yüzde 60'a varan bir oranda yurtdışında eğitim almasını sağlıyor. Bunlar arasında Hindistan'a gidip ülkedeki teknolojik değişimi inceleyen de var, Çin'deki hızlı gelişimi yakından takip edip kendi şirketine adapte etmek isteyen yönetici de. Bu sayede hem farklı ülkelerden gelen yönetici adaylarıyla birlikte uluslararası deneyime sahip oluyor, hem de mesleki anlamda küresel bir bakış açısı oluşturup yeteneklerini uluslararası düzeyde geliştirme imkanı yakalıyorlar.
Günümüzün gelişen ve değişen dünyasında uluslararası alanda deneyim ve bilgi sahibi olmanın özellikle yöneticiler açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü ve Yönetici Geliştirme Programları Direktörü Prof. Dr. Noyan Arsan, "Katılımcılar bu programlar sayesinde hem vizyonlarını geliştiriyor, hem de uluslararası bir kariyere sahip olma fırsatını elde ediyorlar" diyor.
Strateji Geliştirmeyi Öğreniyorlar Değişim programlarının öğrencilerin kişisel ve mesleki gelişimleri açısından büyük önem taşıdığını belirten Arsan, eğitimlerine bir dönem istedikleri üniversitede devam etme imkanı sunulan katılımcıların University of Washington, University of Texas, University of North Carolina, European Business School, International University of Japan, Helsinki School of Economics, Leipzig Graduate School of Management, Instituto de Empresa Business School, WHU-Otto Beisheim School of Management gibi dünyanın farklı yerlerinden 30 üniversite arasından kendi tercihlerini yapabildiğine işaret ediyor.
Eğitim programlarının Türk yöneticilerinin en büyük eksiği strateji geliştirme doğrultusunda oluşturulduğunu söyleyen Arsan, bu nedenle finans, muhasebe, stratejik yönetim, iş geliştirme, pazarlama, e-ticaret ve insan kaynakları gibi derslerin yanı sıra, iş dünyasına yönelik yapılan simülasyonlarla, katılımcıların gerçek hayatta karşılayabileceği sorunlar karşısında strateji oluşturmaya yöneltildiğini ifade ediyor. Simülasyon çalışmalarının en büyük faydalarından birinin, karar süreçleri ve katılımcılık konusunda görüldüğünü belirten Arsan, "Bu sayede, kararları yalnız başına alma eğiliminde olan yöneticileri grup çalışmasının önemini göstererek, karar süreçlerinde katılımcı yaklaşıma sahip olmaları sağlanıyor" diyor.
Kaynak: Referans Gazetesi/Ceyda Çağlayan
|