Diyet yapanların yüzde 95’i en geç 5 yıl içinde verdiği kiloyu geri alıyor. Peki, kilolara kalıcı bir elveda demenin yolu yok mu? Aslında var ve çok kolay! Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, hazırladığı kitaplarda doğru yöntemle zayıflamayı tüm detayları ile anlatarak sağlıklı yaşamak isteyenlere kılavuzluk yapıyor. Müftüoğlu’na göre, dönemsel diyet, her şeyden önce doğru yemek yeme alışkanlıklarını ve sağlık yönetimini içermeyen bir kilo verme programı. Bu dönemsel programları uygulayanların, uzun vadede başarılı olma şansı yok. Doğru yol ise konuya bir yaşam tarzı değişikliği, uzun bir yolculuk olarak bakmak Bu yolculuk sürdüğü müddetçe başaniı olmak mümkün. Osman Müftüoğlu’nun doğru diyet konusunda yaptığı kitap çalışmalarından sizin için özel bir derleme yaptık.
Müftüoğlu’nun önerilerine başlamadan önce, diyetin tarihine kısa bir bakış atalım... Diyet, Antik Yunan’da yaşam tarzı (diaita) anlamına geliyordu. Epikuros ve Pythagoras gibi filozoflar, daha sonraları Galenos gibi doktorlar, vücut üzerinde etki yapan bir "sürekli güçler dengesini" savundu. Buna göne, her aşırı uç zararlıydı. Hatta o dönemde yalnızca zengin kesimde görülen gut hastalığı, bu durumun önemli ispatlarından biri olarak gösteriliyordu. Gut hastalığı, yıllar geçtikçe, diyetle ilgili farklı beslenme alışkanlıklar önerilerini gündeme getirmeye başladı. Örneğin Doktor Christoph Wilhelm Hufeland, 1800’lü yıllarda ancak dengeli yemek, yani makrobiyotik sayesinde uzun bir yaşam sürülebileceğini söylüyordu. O yıllardan bu güne, değişen yaşam alışkanlıkları tartışmaların içeriğini değiştirse de diyet her zaman güncelliğini koruyan, önemli bir konu oldu. Dilerseniz biz, bugünün diyet anlayışına göre değerlendirme yapalım. Öncelikle bir diyet programına girmeyi düşünüyorsanız, hayatınızda bir değişimi başlatmaya kararlı olmalısınız. Ancak öncelikle şunu söylemekte fayda var: Eğer tıbbi sorunlar da olan bir şişmansanız, büyük olasılıkla sizin için en doğru yol, güvenli bir sağlık görevlisi gözetiminde, deneyimli bir doktor tarafından hazırlanmış ve kontrol altında tutulan programlar uygulamaktır. Böyle bir sürece dahil olduğunuz takdirde, kendi başınıza ya da klinikte izlenecek programlardan birini seçtiyseniz de, önemli olan şudur: Çalışmanın sonucunda elde ettiğiniz sağlıklı beslenme ve fiziksel etkinlik artışı alışkanlığını, bir yaşam biçimi olarak kazanmak ve kilonuzu korumak…
Önerilerimize geçmeden önce; unutmayın, hangi zayıflama programını uygularsanız uygulayın, dengeli beslenmeli, vitamin ve mineral almalı, yeterli miktarda protein, karbonhidrat ve lif tükettiğinizden emin olmalısınız. Diyet esnasında katı yağlardan alınacak kalori miktarı, günlük kalorinizin yüzde 30’unu geçmemelidir. Ve yine uyguladığınız diyet boyunca, mutlaka günde 8-10 bardak sıvı tüketmeniz gerekir. Düşük kalorili diyet, fiziksel aktivitenin arttırılması ve davranış terapisinin kombinasyonuyla her zaman daha başarılı sonuç alınır.
Dolayısıyla öncelikle iyi bir beslenme planı yapmalısınız. Kilo almayı önleyici veya kilo azaltıcı diyetler uygulandığında, ideal olan, sevdiğiniz ve sevmediğiniz besinleri, sağlıklı bir yaşam için size yetecek kadar kaloriyi ve yaşamsal besin öğelerini dengeli bir şekilde almanızdır. Hangi besini, ne miktarda yediğiniz, gün boyunca ne gibi içecekler içtiğiniz, atıştırmalarda neleri tercih ettiğiniz, kilonuzun ne olacağını belirleyen temel faktörlerdir. Yeni beslenme alışkanlığınızı planlarken, hangi besinlerden ne kadar kalori almanız gerektiğine, dengeli bir beslenme planına daima uyup uymayacağınıza emin olmalısınız. Kararlı bir şekilde hareket etmelisiniz.
Şunu da aklınızdan çıkarmayın: Hiçbir diyet proteinsiz olmaz. Karbonhidratlar ise hazır yakıtınızdır. Lezzete de önem vermelisiniz. Çok uzun süre aç kalmamalı, kilo verirken daha az tuz kullanmalısınız. Az yağlı pişirme yöntemlerinden destek almalı, dışarıda yemek yerken de dikkatli olmalısınız. Bir başka önemli nokta da uyumanıza 4 saat kala ve sonrasında yemek yememenizdir. Gece uyanıp bir şeyler yemek zararlı ve kilo aldırıcı bir alışkanlıktır. Bu alışkanlığı yenmek için yalnızca "yapmamayı" deneyin. Vücudunuzun gece süresince dinlendiğini, daha az yakıta ve enerjiye ihtiyacı olduğunu unutmayın. Akşam ya da gece gereğinden fazla besine ihtiyaç duymayan bedeniniz, yediklerinizi yağ olarak kamınızda ve kalçanızda depolar.
Kan basıncınızı daha iyi kontrol altında tutmak istiyorsanız, daha çok potasyum tüketin. Potasyum deposu besinlerle bunu sağlayabilirsiniz. Muz, kayısı, şeftali, avokado, incir, üzüm, patates ve bal kabağı bu tür besinlerdir. Potasyum sağlıklı bir sinir sistemi ve kalp ritmi için de gereklidir. Stresinizi azaltır ve enerjinizi arttırır.
Merak Edilenler
Hızlı Kilo Verdiren Reçetelerle de Sağlıklı bir Şekilde Zayıflayabilirim: Eğer diyet yaparken sağlıklı kilo vermek niyetindeyseniz; bu sorularınızı en iyi tıp doktorunun yanıtlayacağını, sizi en doğru programlara bir diyet uzmanı, fizyoterapist!egzersiz fizyolojisti ve psikologdan oluşmuş eğitimli bir sağlık ekibinin yönlendirebileceğini unutmamalısınız.
Kısa Süreli ve Hızlı Yapılan Diyetler Daha Kalıcı Bir Zayıflama Sağlar: Gerçek bunun tam tersidir. Kısa süreli diyetler zayıflamanın en yanlış yoludur, onlardan uzak durmalısınız. Araştırmalar, daha iyi beslenerek ama daha fazla egzersiz yaparak. haftada 1 kiloya kadar kilo vermenizin mümkün olduğunu gösteriyor.
İstediğimi Yerim Yine de Kilo Veririm: Bu pek doğru bir yaklaşım değildir. Evet, istediğiniz her şeyi yiyerek kilo verebilirsiniz. Ama aldığınız toplam günlük kalori miktarında belirli bir ölçüde sınırlama yapmanız ve her şeyi az yemeniz şartıyla!
Doğal ya da Bitkisel Zayıflama Ürünleri Her Zaman Güvenli ve Etkilidir: Bu her zaman gerçeği yansıtan bir yaklaşım değildir. Doğal ya da bitkisel olduğunu düşündüğünüz ürünlerin her zaman güvenli olmayacağını unutmamalısınız. Çünkü bu ürünlerin çoğu bilimsel testlerle güvenilirlikleri ve etkinlikleri kanıtlanmamış ürünlerdir. Hazırlıklarının doğru yöntemlerle gerçekleştirilmemiş olma ihtimali vardır ve zararlı olabilirler.
20:00’den Sonra Yemek Yemek Kilo Yapar: Kilo alıp vermek konusunda günün hangi saatinde yediğinizden çok, bütün gün ne kadar yediğiniz ve ne kadar egzersiz yaptığınız daha önemlidir. Yemeği ne zaman yerseniz yiyin, fazla kalori aslında vücudunuzda yağ olarak depolanacaktır.
Metabolik Hızınızı Biliyor Musunuz? 15-20 yıl öncesine göre daha az yemenize, pastaları, kurabiyeleri, sütlü tatlıları ve gece kaçamaklarını çoktan unutmanıza rağmen, karın ve kaça çevreniz gittikçe genişliyorsa daha çok dikkat etmelisiniz.
Çoğu diyet yapan insan samimi ve dikkatlidir. Uzmanların planladığından fazlasını yemez, hatta bazen daha azıyla yetinirler. Önerilere tamamen uysal ar da fazla kilolardan bir türlü kurtulamazlar. Kolay ya da zor kilo almanızın nedeni çoğu kez aynıdır: Metabolizma yavaşlaması! Metabolik hız, bedeninizin aldığı besinleri ene~iye dönüştürme ve bu enerjiiyi kalori olarak yakma kapasitesidir. Metabolizmanız yeterince hızlı çalışıyorsa, aldığınız besinler kolayca ene~iye dönüşür ve bu enerji eksiksiz olarak yakılır. Eğer metabolik hızınız yavaşsa, yediğiniz besinlerin enerjiye ve kaloriye dönüştürme hızı azalır.
Metabolizmayı hızlandırıcı egzersizler yararlıdır. Fazla kilolarınızı yakabilmek için vücudunuzun mutlaka oksijene de ihtiyacı vardır. Aerobik ve ağırlık kaldırma gibi dayanıklılık gerektiren aktivitelerle daha fazla kalori yakılır. Bu konuda deneyimli bir fitness hocasından yardım alabilirseniz başarı şansınızı arttırırsınız.
Kaynak: KobiFinans Dergisi 15. Sayı
|