Aynı ofiste çalışmamanıza rağmen iş yapış şekli, alışkanları hatta gün içinde verdiği molaları bile bildiğiniz kişileri bir düşünün. Ya da attığınız e-postaları kaç kişiye “cc’lemeniz” gerektiğini… Eğer aklınıza gelen çalışan sayısı 5’in üzerindeyse, bu iş veriminizin normalden daha düşük bir grafik çizdiği anlamına gelebilir.
Araştırmalara göre iş için yapılan telefon görüşmeleri ve yazışmalar çalışanların verimini önemli ölçüde düşürüyor. Günde ortalama 5 farklı dış etkene bağlı iş yapan kişiler, mesai saatlerinin dörtte birini başkalarını beklemek için harcıyor. Karşı taraftan cevap almak için işleri ertelemek, çabaların takdir görmediğini düşündürdüğü gibi çalışanda öfke ve kaygı oluşumuna da neden olabiliyor. Sonuç olarak çalışan, ofis içinde yaşadığı huzursuzluktan dolayı ciddi bir verim kaybı yaşıyor.
Bu konu üzerine çalışmalar yürüten iletişim uzmanları, çalışanları küçük ekiplere ayırmanın iş verimini artıracağı görüşünde. Araştırmalara göre birbirine bağlı iş yapan kişi sayısı azaldıkça, çalışan verimi ve ekip ruhu önem kazanıyor.
Ekipler üzerinde yapılan bir araştırma da bu tezi doğruluyor. “En son ne zaman küçük bir ekiple toplantı yaptınız?” sorusundan yola çıkan araştırma, çalışanlar kalabalık bir ekiple çalışmaktan ne kadar muzdarip olduğunu bulmaya çalışıyor. Buna göre 2 kişilik bir ekip 1 farklı dış bağlantıyla iş yaparken, 10 kişilik bir ekipte bu rakam 45’e kadar çıkıyor.
Bu durum şirket yöneticilerinin de çok hoşuna gitmiyor. Çünkü araştırmalar her bir bağlantıyla iletişim kurmak için şirketlerin ortalama 1,5 dolar harcadığını gösteriyor. En verimli projelerin kaç kişilik ekiplerle yapıldığını araştıran iletişim uzmanları, sonuçsuz toplantıların günümüz iş trendlerine ait bir gelişme olmadığı görüşünde. Buna göre şirketlerde alınan kararların onaylandığı merci sayının artması, raporların şirket dışına taşınmasından, işleyişi yavaşlatmaya kadar pek çok problem yaratıyor.
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için, İşte İnsan Gazetesi’nden derlenmiştir.
www.isteinsan.com.tr
|