KobiFinans
Anasayfa
Favorilerime Ekle
KobiFinans'ı Öner
RSS
Detaylı Arama
03 Eylül 2010 Cuma
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Zor İnsanlarla Başa Çıkma Yolları
Ursula MARKHAM

Büyük Düşün
Donald J. TRUMP


Hangi Ülkede, Nasıl Toplantı Yapılır?


İbrahim GÖKNAR
KobiFinans Pazarlama Danışmanı
Hangi Ülkede, Nasıl Toplantı Yapılır? Toplantılar, iş hayatında en önemli zamanlardan biridir… Amerikalı bir yazarın kitabında okumuştum. Bu kitap, farklı ülkelerde, aynı zaman diliminde yapılan yönetim kurulu toplantılarında  konuşulan konuları özetliyordu. Yazarın verdiği bilgilere göre, İsviçre’de,  3,5 saat süren toplantı süresinin yüzde 95’lik bölümünde iş konuşulurken, geriye kalan bölümde iş dışı konularda sohbet ediliyor. İtalya’da toplantıya katılanlar ise tam tersi: Zamanın yüzde 95’lik bölümünde Ferrari, Como, Milano, Martini, Cinzano, Pavorotti ve Makaroni ile doldururken, kalan bölümde iş konuşuyor… Yazar bu durum karşısında şaşkınlığını ifade ediyor. Zira İtalyanlar da en az İsviçreliler kadar başarılı!

Dünyanın pek çok ülkesinde çeşitli iş toplantılarında bulundum. Almanlar ile ağır, ciddi, az gülünen bir atmosfere hazırlıklı olmalısınız. Ancak toplantıya, dersinize de çok iyi çalışmış olarak katılmanız gerekir. İtalyanlarla birlikteyken rahat davranabilirsiniz. Ama konuşmalarınız zekice olmalı ve espri kabiliyetinizi de ortaya koymalısınız. Hintlilerleyken, bilgisayar ve matematik savaşlarına hazır olmalısınız. Zira kendileri bu konularda dünyanın en iyisi olarak görürler. İspanya’da  toplantı saatinizi mümkün olduğunca sabah-öğle arası yapmaya çalışın. Zira öğleden sonra uzun siesta saatleri başlar. Akşam yemeklerinin 23.00 gibi başlaması, metabolizma ve beyniniz arasında gerilim yaratabilir. Amerikalılarla olduğunuzda özgürsünüz, atış serbesttir. Hatta bir ara medenice birbirinize bile girebilirsiniz. Fakat kendinizi çok demokrat bir ortamda bulursunuz. İngilizlerle ayağınızı yere daha bir sağlam basmalısınız. Fransızlarla toplantıya girdiğinizde sakın kibiri elden bırakmayın! Aslında bundan hoşlanmazlar, kendileri o konuda tektir. Ama onlar kadar kibirli davranmazsanız, güçlerini hissettirmeyi severler.  

Rusya’da toplantıya giriyorsanız tercümanınızı yanınıza alın. Dikkatli olun, kendinizi James Bond filminde oynuyormuş gibi hissedersiniz. Tercümanınız, toplantı odasında size korumalık da yapacaktır. Uzakdoğu da ise rahat olun, sizi saygı ile karşılarlar, hep naziktirler… Daha doğrusu, şimdilik diyelim… Japonya’da toplantıya girerseniz, aman dikkat! Genelde çok iyi dinlerler, susarlar, düşünürler… Siz işi bitirdiğinizi zannedersiniz, çoğu zaman aksi olur. Japonlar iş öncesi çok düşünür. Başladıktan sonra mükemmele yakın icraata geçerler. Amerikalılar ise iş öncesi az düşünür, başladıktan sonra sürekli revize ederler.

İsrail’de toplantıya takma isminizle girmeyi unutmayın. Toplantı bittikten sonra, şöyle bir düşündüğünüzde dünyayı ne kadar çok tanıdıklarını anlarsınız. Doğu Bloğu ülkelerindeki toplantılarda aynı Dubai de olduğu gibi çok zeki ve pratik çözümlere hazır olmanız gerekir. Belçikalılar ile toplantıda net kararları zorlukla alabilirken, Hollanda’da dikkat kesilmelisiniz. Hangi konuda neyin nerden geleceğini bilemezsiniz. Kararları almadan önce mutlaka iki kez düşünmelisiniz.

Gelelim Türkiye’deki toplantılara… Kesinlikle Akdeniz sıcaklığı ile donanmış bir atmosferdesinizdir. Ancak Türkiye’ye özel bazı rituellere  hazır olmalısınız! Toplantıya aç girmenizde fayda var. Zira masa üstündeki o harika tereyağlı unlu kurabiyeleri veya kanepeleri atıştırmaktan ve 30 dakikada bir toplantı odasına girip çay ve kahve servisi yapan görevliye ayak uydurmaktan tıka basa doyarsınız. Gevşeyiverirsiniz, hatta toplantı sonunda aniden 150 gram aldığınızı bile hissedersiniz. İş konuşmaları ise öncelikle yabancı katılımcıların ülkelerine ne denli hayranlık duyduklarını ifade etmeleriyle başlar. Toplantı süresince, ‘Mr. Paolo’nun dediği gibi’ veya ‘Ms. Elena’nın ifade ettikleri gibi’ tarzında,  karşıdakilere kompliman yapma ihtiyacı hissedilen diyaloglar akar. Bu arada toplantıda kim en yüksek sıfata sahipse daima altlar tarafından kendisine karşı bir şeyleri ispat etme çabası olan patinaj sahnelerini görmeye hazır olmalısınız. Fakat haksızlık yapmak istemem! Çünkü Türkler ne zaman farklı ülke temsilcileriyle iş toplantısına girse, o toplantı gerçekten çok renkli, duygusal, çok geniş kapsamlı konuşmalara sahne olur. Ve katılanlar sonunda hararetle tebriklerini sunar.

Başarılı toplantılar dilerim.

 
 
Bu yazı 524 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans Google ve BBC Ofislerini Tasarladı, Şimdi Türkiye'de Büyüyecek

02 Haziran 2010
 
kobifinans Bu Etek Çok mu Bol? Bu Ceket Çok mu Dar?
Suna KABADAYI

kobifinans Tek Başına Ama Yalnız Değil…
Tuba İlze GÖRMEZOĞLU
 
Renkler "İş"inizi Kolaylaştırabilir
kobifinans Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek ...

29 Temmuz 2010

Giyim Stili Başarıda Ne Kadar Önemli?
kobifinans İş hayatında dış görünüm, her zaman, ...

13 Temmuz 2010
 
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010