Bugün farklı sektörlerden, şirketlerden ve kademelerden kadın ve erkek profesyonellere, çalışma ortamında cinsiyetin etkileri sorulduğunda cevaplar büyük değişkenlik gösteriyor. Kadınla erkeğin tamamen eşit olduğunu savunanlar, kadınların büyük engellerle karşılaştığını düşünenler veya kadınların avantajlı durumda olduğunu söyleyenler… Bir gerçek var ki, her gün daha fazla kadın iş hayatına giriyor, daha çok söz sahibi oluyor, şirketin yönünü belirlemede etkili bir şekilde çalışıyor. Böylece iş yerinde çeşitlilik artıyor, farklı görüşler ve iş yapış tarzları ortaya çıkıyor.
“İşyerinde Başarı Yaratmak” adlı kitaplarıyla Michael Gurian ve Barbara Annis, cinsiyet farklılıklarından öne çıkan davranış kalıplarını ele alıyor. Konu kimin daha iyi olduğu değil, birbirlerinden nasıl farklı oldukları. Cinsiyet bilimi, bireysel karakter özelliklerini bir kenara bırakıp, işyerinde kadın ve erkeğin davranış trendlerini gözlemliyor. Gurian bu farkları biyolojik nedenlere dayandırırken, çocukluk ve gençlik dönemlerinde öğrenme metodlarının farklılığına dikkat çekiyor. Erkek çocuklar sessiz çalışmayı severken, kızlar öğrendiklerini kelimelere dökmeyi ve netleştirmeyi tercih eder; erkekler soyut düşünmede daha başarılı, kızlar ise, somut düşünmede öne çıkar. Çocukluktan itibaren belirginleşen bu cinsiyete özel hareket biçimleri, iş hayatında da belirleyici rol oynuyor.
Kadın ve Erkek Ayrı Dilleri Konuşur Yönetim danışmanı James Robbins’e göre, kadın erkek arasında, özellikle, iletişim, problem çözmek ve stresle mücadele etmede farklar belirginleşiyor. Bu farklar cinsiyetler arası yanlış anlamalara, ön yargılara ve varsayımlara zemin hazırlıyor ve anlaşmazlıklar ortaya çıkabiliyor.
Erkekler daha sonuç odaklı, projenin sonundaki ışığı görmek isterken; kadınlar, daha ilişki ve çalışma ortamı odaklı. Erkekler konulan hedeflerin yerine getirilmesini başarı için somut kriter olarak görürken; kadınlar o başarı sürecini ve izlenilen yolun getiri ve götürülerini daha detaylı ele alabiliyor.
Robbins’e göre, iş dünyasında güveni oluşturan 3 ana alan var: Karakter, yeterlilik ve destek. Karakter hem kadın hem de erkek için aynı önemi taşıyor ancak kadın, desteği yeterliliğinin önüne koyarken; erkek, yeterliliğe daha büyük önem veriyor. Erkeğin yeterliliğe, kadının ise desteğe verdiği önem iletişimde sergiledikleri yaklaşımlarla daha da somutlaşıyor.
Kadın ve erkeğin iletişim amaçları da oldukça farklı. Erkek bilgi alıp vermek için iletişime girer, çok kelime kullanmadan görüşünü bildirir. Kadın ise, bilgi alışverişi dışında birçok konuda iletişim içindedir. İlişki ve güven oluşturmakta, stres yönetiminde, duygularını ifade etmede, kelimeler konusunda cömert davranarak konuşur.
Farklılıkları Fırsata Dönüştürmek Tüm bunlara karşın, CEO düzeyine gelindiğinde, başarı kriterleri ve hedefler, bu farklılıkların önüne geçiyor. Herkesin hedefi aynı: Şirketi başarıyla yönetmek. Takımını iyi tanımak, takımdaki farklı üslupların artılarından yararlanıp, güçlükleri yenmek ve sürdürülebilir bir başarı yakalamak. Kariyerde ilerledikçe, insanlar büyük resmi görmeye odaklanıyorlar. Farklılıkları bir zenginlik, görüş ayrılıklarını değişim için bir fırsat ve iletişimi tüm bu farkların üstesinden gelen bir anahtar olarak algılamaya başlıyor.
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için, Dünya Gazetesi’nden derlenmiştir.
www.dunyagazetesi.com.tr
|