KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
10 Şubat 2012 Cuma
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Zor İnsanlarla Başa Çıkma Yolları
Ursula MARKHAM

Büyük Düşün
Donald J. TRUMP


İşte Mutluluk Nasıl Sağlanır?

Yapılan işe yüklenilen anlam, işin yapılış biçimini etkileyebiliyor. Kişinin enerjisini ve motivasyonunu yaratabildiği gibi tamamen de yok edebiliyor. Görevlerinin anlamsız ve gereksiz olduğunu düşünen kişilerin işlerine yansıttıkları davranışları çoğunlukla kurumun beklentisinin altında kalabiliyor. Bir düşünün! Size verilen bir görevin nedeni açıklanmadığında, neye hizmet edeceği belirtilmediğinde, bu görev için potansiyelinizin ne kadarını harcarsınız ya da tam tersini düşünelim kurumun nasıl etkileneceği, görevin nedenleri ve önemi belirtildiğinde potansiyelinizin ne kadarını ortaya koyarsınız? Aradaki fark ise işe yüklediğiniz anlamla ilgili.

Enerji ve istek yalnızca işimize bir anlam yüklediğimizde mi ortaya çıkar? Veya bu enerjiye, istek ve süreklilik kazandırılabilir mi? Tabii ki insanların enerjilerini harekete geçiren, motivasyonlarını yaratan birçok neden var. Bu bazen vizyon sahibi olmak, sevdiği işi yapmak, iyi para kazanmak, saygı görmek, rahat bir çalışma ortamında sevdiği arkadaşlarıyla çalışmak olabilir. Ancak Türkiye koşullarında çalışanlar, kurumlarından beklediklerinin birçoğunu elde edemeyebiliyor. Kişiyi görevine veya kurumuna bağlayacak bir neden olmadığında ise bir süre sonra söylene söylene çalışmaya başlayabilir ve işi için harcadığı enerjisi düşebilir. Oysaki yapılan işin niteliğine, niceliğine bakılmaksızın toplumsal, kurumsal veya manevi bir anlam yüklendiğinde, durum tamamen değişebilir. Anlam katmak, yüze, söze, davranışlara yansır ve çoğunlukla hissedilir. Bu nedenle engeller karşısında dimdik durabilmek, aynı enerjiyi her durumda koruyabilmek için işimizin bizim için anlamını ve değerini ortaya koymamız gerekiyor. Bir banka çalışanı örneği üzerinden gidelim:

Toplumsal: Kredi vererek daha fazla iş olanağı yaratıyorum ve istihdamı artırıyorum.

Kurumsal: Ben verdiğim hizmet ile müşteri sadakatini yaratarak kurumumu zirveye taşıyorum.

Manevi: İnsanların zor anlarında ihtiyaçlarını karşılıyor ve yardım ediyorum.

Yaptığı işe yukarıdaki anlamlardan birini yükleyen bir banka çalışanının; ‘Para saymaktan başka bir iş yapmıyorum’ diyen bir ekip arkadaşından daha şevkle çalışacağı yadsınamaz bir gerçektir.

Motivasyon Nasıl Sürekli Kılınabilir?
Eğitimlerde katılımcılara; ‘İşinizden ne beklersiniz?’ sorusunu her sorduğumda, kriterler arasında mutlaka motive edilmek çıkar. Bu genellikle çalışanlar tarafından takdir ile örtüştürülür. Yöneticilere sorduğumda ise kendini motive edebilen çalışanlar istediklerini belirtir ve takdirin her durumda yeterli olmadığını söylerler. Sürekli takdirin duyarsızlık yaratabileceğini, kişilerin işlerine dört elle sarılmalarının yalnızca dış motivasyona bağlı olmaması gerektiğini belirtirler. Öncelikle şunu belirtmek gerekir, takdirin kişi üzerindeki motivasyonu tartışılmazdır. Ancak rekabetçi iş ortamı, çalışanlardan hizmette mükemmellik ve sürekli motivasyon bekler. İşte bu durumda çalışanlara yaptıkları işin anlam ve değerini açıklamak ve işlerine anlam katmalarında destek olmak aranılan yönetici davranışlarından biri olarak karşımıza çıkar. Bazen birey kendi başına yapmış olduğu işin değerini anlamakta zorlanabilir. Anlamasını sağlayarak beklenti ötesinde motivasyon yaratılabilir.

Bir yönetici çalışanlarına; kendisinin kurum açısından önemini, yaptığı işlerin kuruma ve kendisine katkısını, verilen görevin sonunda yaratacağı değeri, toplumsal katkısını açıkça belirtebilir ve anlam duygusunun oluşmasında önemli bir rol oynayabilir.

Unutmayın! Yapılan işe anlam yüklediğinizde enerji ve canlılık kendiliğinden gelir.

Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Kaynak Dergisi’nden derlenmiştir.

www.baltas-baltas.com


 

 

 
 
Bu yazı 4948 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
İşyerinde Mutlu Olmak İçin 10 İpucu
İşiniz Sizi Gerçekten Mutlu Ediyor mu?
Tutku ile Çalışmanın Sırrı Nedir?
İşten Ayrılma Zamanının Geldiğini Nasıl Anlarsınız?
İş Yerinde Huzur İçin Yapmanız Gerekenler Nelerdir?
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Günde 18 Saat Hava ile Yaşıyorum”
Bünyamin SÜRMELİ

“Kendimi Orkestra Şefi Gibi Görüyorum”
Ayşe ÇETİNEL
 
kobifinans Yeni Dünya-Yeni Motivasyon
Ufuk Tarhan

kobifinans Kariyeri Geliştirebilmek
Dr. Yılmaz ARGÜDEN
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010