KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
10 Şubat 2012 Cuma
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Zor İnsanlarla Başa Çıkma Yolları
Ursula MARKHAM

Büyük Düşün
Donald J. TRUMP


"İşimiz Kaderimizdir"


İdil TÜRKMENOĞLU
Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı
"İşimiz Kaderimizdir" Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir marangoz yaşarmış. İşinden artık sıkılmaya başlamış. Müteahhide bundan sonra çalışmak istemediğini, erken emekli olacağını söylemiş. Bu durumu anlayışla karşılayan patronu, bir yandan da iyi bir adamını kaybedeceği için üzülüyormuş.

Müteahhit, marangozdan son bir iş istemiş: Ahşap bir ev daha yapmasını... Marangoz bu teklifi kabul etmiş. Etmiş etmesine de bu son işe kalbini verememiş. Aklı zaten başka yerlerdeymiş. Malzeme seçimine çok dikkat etmemiş. İşçilikte özenli davranmamış. Güzel kariyerini pek de iyi noktalamamış, laf aramızda. Evi teslim etme zamanı geldiğinde müteahhitle buluşmuşlar. Patronu, evin anahtarlarını aldığı gibi marangoza geri vermiş: “Buyur. Bu kadar senelik emeğin için teşekkür ederim. Bu ev senindir. Benim armağanım.”

Hepimiz birer marangoz değil miyiz? Çaktığımız her çivi, kestiğimiz her tahta bizim işimiz, imzamız. Üstelik kendi ellerimizle hazırlıyoruz içinde yaşayacağımız ortamı. İşini özenli yapmaktan çevreyi korumaya, başkalarının uğradığı haksızlıklara seyirci kalmamaya kadar birçok eylem ya da eylemsizlik, yaşamımızı tanımlıyor. Bugünkü tavır, davranış ve tercihlerimiz, içinde yaşayacağımız evin nasıl olacağını tanımlıyor. Meşhur bir söz vardır ya; ‘düşünceler davranışları, davranışlar alışkanlıkları, alışkanlıklar da kaderimizi’ belirliyor.

İşini Tam Yapmamak
İşine ve dolayısıyla kendine saygısız o kadar çok çalışan var ki, her düzeyden. Sorumluluğunun dışına çıkıp fazladan iş yapmasını beklemeyi bırakın bir tarafa, önce kendi sınırları içinde işlerini tam yapsınlar!

Sözde-bitirip de teslim ettiği o dosyada, raporda, tabloda muhakkak sorun çıkarır bu kişiler. İçeriksel eksikler, düşünülmemiş noktalar yani eksikliklerin daha entelektüel olan boyutu belki affedilebilir, kişinin gelişmesi gereken konulardan sayılabilir ama noktalamaya dikkat etmeden yazılması, formatı bozuk bir liste, cümle uyumsuzlukları, fikirsel kopukluk, logoların yanlış kullanımı vs. gibi ‘baştansavma’ hatalar beni deli ediyor.

Dostumuz, Kişisel İmaj Eğitmeni Özlem Çakır, “Şu anda bulunduğunuz pozisyona göre değil, olmak istediğiniz pozisyona uygun giyinin” der sık sık. İşin diğer boyutları için de bu doğru aslında. Kişinin hazırladığı sunum da, verdiği rapor da, yazdığı e-mail de onun bilgisinin, profesyonel düzeyinin, potansiyelinin göstergeleri.

Önce Kendin Beğen
Küçük atölyelerde asılı uyarı levhalarında bile “Yaptığın işi önce kendin beğen” yazar. Etkinlik ve verimlilik sağlamak amaçlarıyla, firmalar gitgide daha az kişiyle işleri yürütürken, herkesin işini -en azından- tam yapması kritik. Artık ‘talimat veren-talimat uygulayan’, ‘yapan-kontrol eden- ikinci imzayla üst kontrolcü- en üst kontrolcü ve sunucu’ şeklindeki zincirleme görev tanımlarıyla (ya da zihniyetle demeli) ilerleyemeyiz, ilerleyemiyoruz.

Sorsanız, işini tam yapmamanın bir sürü nedenini sayabilirler: Motivasyon düşüklüğü, şirkete bağlılık sorunları, yöneticiyi sevmeme, falan filan... Bunların hepsi genellikle ikincil nedenlerdir. Çoğu zaman asıl sorun, kişinin sorumluluk bilinciyle ilgilidir. Kendisine yaşatılan bu tip olumsuz durumlara verilecek karşılık olarak ‘işe asılmamak’ kabul edilemez. Ortamdaki sorunlarla baş etmenin başka yolları aranmalı, bulunamıyorsa da o ortam terk edilmeli. Çevresel şartlar ne olursa olsun bahaneler bir tarafa yaptığımız işin kalitesi, bizi tanımlar, kaderimizi çizer.

Kaynak: Milliyet Gazetesi

www.milliyet.com.tr

 
 
Bu yazı 1880 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Pazarlamadaki Yeni Trendlere Yelken Açanlar Kazanacak
Yabancılaşma Duygusu Yaratan İşler
"Fırsatları Kaçırmamak İçin Önce Kafa Yormalı"
Yöneticiler Geleceği Düşünürken Geçmişi Yaşar
Bilgi Toplumu Hedeflenmedikçe Sorunlar Bitmez
Rüyalarınızı Gerçekleştirmek İçin Rahatınızı Bozmak
Kıskançlık Gezegeni
İş Yaşamında Kadınların Yeri
Kötü Söz Ne Kadar Ucuzsa İyi İş O Kadar Pahalıdır
İşiniz, Hayatınızın Neresinde?
Başarı, Güçlü Yönleri Güçlendirerek Gerçekleşir
Nasıl Oyun Oynandığını Hatırlıyor Musunuz?
Yönetici ve Güvenilir Danışman
"Şirket Kültürü Bilinci İçin Çaba Gerekir"
Türk İş Dünyası Şeffaflaşmaya Hazır Mı?
Lise Mezunlarından Yönetici Olmaz Mı?
Yazışma Sanatı
İş Dünyasında Anlaşmalar
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Günde 18 Saat Hava ile Yaşıyorum”
Bünyamin SÜRMELİ

“Emekli Olduğumda Mutlu Oldum”
Hazım KANTARCI
 
kobifinans Yeni Dünya-Yeni Motivasyon
Ufuk Tarhan

İş Stresiyle Başa Çıkma Yolları
Ayşegül Horozoğlu ENKAVİ
 
"Şimdiki Hayalim Bodrum’da Deniz Fakültesi"
kobifinans Hüseyin Şimşek, asıl işi müteahhitlik olmasına rağmen, 23 ...

İş Zekalarıyla Öne Geçtiler
Amazon, Yahoo, Google gibi internet şirket­leri ...
 
Şirketlerdeki Sağlıklı Yaşam Trendi Spor Mühendisliğini Yarattı
kobifinans Şirketlerin çalışanların motivasyonunu artırmak ve ...

06 Ekim 2008

Yöneticinize Güveniyor Musunuz?
kobifinans Güven tarifi zor, tek boyutlu olmayan bir kavram. Güven ...

16 Temmuz 2008
 
kobifinans Hangi Ülkede, Nasıl Toplantı Yapılır?
İbrahim GÖKNAR

Çağdaş İşyerleri İçin
Rüştü BOZKURT
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010