Avrupa Birliği, yönetim katlarında yer alan kadın sayısını artırmak için bir program başlatıyor. Amaç, en azından yüzde 30’u yakalayabilmek. AB bünyesinde bu oranı şimdilik Avrupa ve Almanya parlamentoları tutturabiliyor...
8 Mart, dünya kadınlar günü. Avrupa’da her ülke bu günü kutlamaya hazırlanıyor. Avrupa Birliği de bu kutlamalara katkı olsun diye bir araştırma yapmış. Araştırmanın konusu, siyasi ve ekonomik karar alma organlarında bulunan kadın sayısı...
Araştırmanın sonuçları hiç de iç açıcı değil. En azından veriler istenilen düzeye bir türlü ulaşamıyor. Avrupa nüfusunda kadınların oranı yüzde 44. 2007 yılında Avrupa Birliği içinde kadının yerini gösteren bu araştırmaya göre, AB’ye üye devletlerin parlamentolarında yer alan kadınların oranının sadece yüzde 24 olduğu saptanmış. Bu oran 10 yıl önce yüzde 16 imiş. Ulaşılması istenen seviye ise en az yüzde 30...
Yapılan hesaplara göre, kadın parlamenter oranının yüzde 30’a ulaşması bile kadınların Avrupa’nın geleceği üzerinde daha etkili söz sahibi olmalarını sağlayacak. Yani burada önemli kırılma oranı yüzde 30. Bu oranın altındaki her sayı çok az.
Avrupa Parlamentosu ise bu konuda örnek teşkil edecek bir görüntü çiziyor. Avrupa Parlamentosu’ndaki kadın üye sayısı yüzde 31. Yani yüzde 30’u kıl payı aşıyor. Yine Almanya Parlamentosu’ndaki kadın parlamenter oranı da örnek olacak şekilde yüzde 32. Buna karşılık diğer üye devletlerde oran üçte bir, yani yüzde 76 erkeğe karşı yüzde 24 kadın.
Cam Fanus Artık Kırılmalı Özel sektöre gelince... En tepedeki karar organlarında 10 üyeden 9’u erkek. İşletmelerde bulunan diğer yöneticiliklerin de üçte ikisi erkek.
Avrupa genelindeki tüm işletmelerde yönetici pozisyonundaki kadınların oranı yüzde 32. Büyük işletmelerde kadın erkek oranı arasındaki fark adeta uçuruma dönüşüyor. İşletmelerin ciro ve piyasa gücünü değerlendiren "blue chip" endeksine dahil işletmelerin yüzde 90’ında yöneticiler erkek ve son 10 yılda bu oran hiç değişmemiş. Kamu sektöründeki işletmelerde ise kadın yönetici oranı yüzde 33. 1999 yılında bu oran yüzde 17’ymiş. 2007’de yüzde 33 e ulaşmış.
Yine özel sektöre dönüldüğünde, kadınların oranı yüzde 20’nin altında kalıyor. Avrupalılar yine de bu oranın yüzde 14’ten 20’lere çıkmasından memnun. AB’nin kadın erkek eşitliğinden sorumlu komiseri Vladimir Spidla, birliğin kadınların erkeklerle aynı düzeyde yönetimde yer alması için büyük çaba gösterdiğini söylüyor: "Demokrasinin değerlerine inanıyorsak, nüfusun yarısının iktidar yapısı içinde yeterince temsil edilememesini kabul edemeyiz. Özellikle ekonomik yapı içinde global rekabette güçlü olabilmenin yolunun kadınerkek eşitliğinden geçiyor. Kadınları çevreleyen ve onlara bir türlü geçit vermeyen cam fanus artık kırılmalı..."
AB İşe Türkiye’den Başlamalı Avrupa’daki merkez bankalarında da erkek egemen bir görüntü söz konusu. 27 ülkenin merkez bankası başkanı erkek. Yani devletlerin para yönetimleri kadınlara bırakılmıyor.
Avrupa Birliği, kadınların yönetim katlarında daha fazla yer almasını sağlayacak olanakların artırılması için yeni bir program geliştiriyor. Önce ulusal bazda ele alınacak bu programda, bir bilgi alışverişi öngörülüyor. Avrupa devletleri içinde geliştirilecek programda ilk hedef yüzde 30 oranını yakalayabilmek.
Türkiye’ye gelince... Durum içler acısı. Türkiye’de işverenlerde kadın oranı yüzde 13. Mecliste temsil oranı yüzde 4.4. Belediye başkanı olan kadın oranı ise yüzde 1...
Hatırlanacağı gibi, Türkiye’de aile ve kadından sorumlu devlet bakanlığı da bir dönem erkek bir bakana bağlıydı. Türkiye, kadınlarla ilgili uluslararası bir toplantıda bu bakan tarafından temsil edilmişti...
AB kadınlarla ilgili programına aslında Türkiye’den başlasa ne iyi olur.
Kaynak: Para Dergisi
www.paradergi.com.tr
|