Anasayfa
Favorilerime Ekle
KobiFinans'ı Öner
RSS
Detaylı Arama
10 Şubat 2012 Cuma
FORUM
ÜYE SORGULAMA
EĞİTİM MERKEZİ
Sektörler
Bilgi Merkezi
Dış Pazarlar
Uzmana Danışın
Eğitim Merkezi
Araçlar
Ana sayfa
Bilgi Merkezi
İş Yaşamı
Nasıl Oyun Oynandığını Hatırlıyor Musunuz?
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
Bir Tartışmayı Sözsüz Kazanmanın Yolları
Malezya ve A4 Kağıdı İthalinde Dikkat !
İş Dünyasının En Önemli Yönetim Zaafı!
STK’lardan Dersler
Stratejide Sezgilere Yer Var mı?
Dikkat Çekecek Bir Özgeçmişi nasıl Hazırlarsınız?
KOBİ Yönetimleri "Rollerdeki Hızlı Değişimi" Farketmeli
Yeni Dünya-Yeni Motivasyon
Yeni Dünya-Yeni Motivasyon
Üç Kişilik İş Yapmak Zorundayız!
Zor İnsanlarla Başa Çıkma Yolları
Ursula MARKHAM
Büyük Düşün
Donald J. TRUMP
Nasıl Oyun Oynandığını Hatırlıyor Musunuz?
Rhoberta SHALER
www.marjinal.com.tr Köşe Yazarı
Oyun oynamak için hâlâ dışarı çıkıyor musunuz? Arkadaşlarınız hâlâ kapınızı çalıp oyun oynamak üzere sizi dışarı çağırıyorlar mı? Umarım öyledir ve umarım gidiyorsunuzdur.
Bu dünya, oyunun anlamsız, zaman alıcı ve golf gibi iş yaşamınıza uygun bir şekilde dahil edilmediği sürece yalnızca işini erteleyenler ve tembeller için yararlı olduğu yönünde güçlü mesajlar veriyor gibi görünür. Oyun derken, egzersizden bahsetmiyorum. Kaldı ki egzersizde bile pek çok faydalı özellik bulabilirsiniz. Bir işi yalnızca keyif için, eğlenceli olduğu için yapmaktan bahsediyorum.
En son ne zaman bir yaz akşamı çimlere uzanıp yıldızlara baktınız? En son ne zaman bulutları seyredip resimler bulmaya çalıştınız? En son ne zaman gözlerinizden yaşlar gelinceye kadar kahkahalarla güldünüz? En son ne zaman şarkı söylediniz ya da dans ettiniz? En son ne zaman kumdan kale yaptınız? En son ne zaman yaşamı “astınız”?
Yetişkinlerin oynamaya ihtiyacı vardır. Oyun oynamazsak, bakış açımızı yitirebiliriz. Yaptığımız her şeyin önemli, gerekli ve finansal başarı için kritik olduğunu düşünürüz. Elbette, bazı şeyler öyledir. Bazı kişiler vazgeçilmez olduklarını bile düşünürler. Siz de düşünüyor musunuz? Yanıtınız evetse, size şunu denemenizi öneririm: Parmağınızı bir bardak suyun içine sokun. Sonra çıkarın. Parmağınızın bıraktığı deliği gözlemleyin. Anladınız mı? Toplumun dolarlar, evler ve pozisyonlarla ölçtüklerinin dışında başka başarılar da vardır. Hangisine sahip olmak istersiniz?
Bazı kişiler, yaşamlarında denge ihtiyacına yönelik sahte bir bağlılık gösterisinde bulunurlar. Ortaya iyi bir hikaye çıkar. Bu hikaye, bir başkasına söz konusu kişinin gerçekten bu dengeye sahip olduğunu düşündürtür. Doğru değil mi? Çoğumuz, gerçekten sağlıklı olmak için ne yapmamız gerektiği hakkında etkileyici ve otoriter konuşuruz. Bilgi kıtlığı yoktur; ama basitçe eylem kıtlığı vardır.
Bir kez Kanada’da en uygun yaşam şekli üzerine bir seminer veriyordum. Takdim edildikten sonra, sınıfın arkasından gelerek koridor boyunca yürüdüm ve katılımcılara “Kim sağlıklı olmak istiyor?” diye sordum. Çoğu el havaya kalktı. Bir sonraki soru: “Sağlıklı olmak için ne yapmak gerektiğini kim biliyor?” Çoğu el havaya kalktı. “Yapılması gerekenleri bana söyleyin.” Söylenenleri tahtaya yazdım:
>>Yeterli uyku.
>>Dengeli beslenme.
>>Sağlığa zararlı yiyeceklerden uzak durmak.
>>Dinlenmek.
>>Hedef belirlemek.
>>Çok su içmek.
>>İyi ilişkiler geliştirmek.
>>Yalnız vakit geçirmek.
>>Stresi azaltmak.
>>Düzenli sağlık kontrolü yaptırmak.
>>Egzersiz yapmak.
>>Birini sevmek ve sevilmek.
>>Gülmek.
>>Oynamak.
Parlak bir topluluk. Temel ögelerin tamamını saydılar. Bir sonraki sorum: “Peki bütün bunları biliyorsanız niye buradasınız?” Sessizlik. Ardından, milyon dolarlık soru: “Kaçınız bunları yapıyor?” Çok az el kalktı. Doğru değil mi? Ne yapılacağını biliyorsunuz. En yakın arkadaşınıza harika tavsiyelerde bulunabilirsiniz; ama kendiniz bu önerileri uyguluyor musunuz?
En büyük sorunum, egzersizdir. Bundan kaçınmak için neredeyse her şeyi yaparım. Bazı günler kendimi kandırmam gerekir. İşte kandırmacalarımdan biri: Bir yandan egzersiz yaparken bir yandan da TV’de en sevdiğim gündüz programlarından birini izlerim. Tamam, tamam. Haklısınız. TV seyretmeyi bırakmak, egzersiz yapmaktan daha kolay. Sabotajı haklı çıkarmak kolay! Ama çoğu zaman, kendimle bu anlaşmayı yapmamış halime oranla daha çok egzersiz yapıyorum. Bunu yararlı bir oyun haline getirdim.
Yakın geçmişte, kocam ve ben, katlanabilir sandalyelerimizi alıp, şehrin ışıklarından uzakta, bulabildiğimiz en karanlık ve yüksek noktaya çıktık. Arkamıza yaslandık ve meteor yağmurlarını izlemeye koyulduk. Gökyüzünde ne zaman bir göktaşı beklenmedik biçimde kendini gösterse, tıpkı çocukluğumuzdaki gibi neşeleniyorduk. Bu bir oyundu.
Siz nasıl oynuyorsunuz? Oyun arkadaşlarınız kimler? Sağlık kazandırıcı bir oyun için kendinize hangi zamanı ayırıyorsunuz? Şunu bir düşünün: Siz ve arkadaşlarınız oyundan kaçmak için sözlü anlaşma yapmış olabilir misiniz? Çok yorulduğunuzda ve delicesine fazla mesai yaptığınızda kendinizi yalnızca “doğru olanı yaptığınıza” inandırmış olabilir misiniz? İşyerinde zor bir gün geçirdikten sonra meslektaşlarınızla bir iki kadeh içip iş konuşurken yalnızca gülüyor musunuz? Çocuklarınız varsa, sizin ihtiyacınız olduğu kadar onların da sizinle oynamaya ihtiyacı vardır. Onlarla ilgilendiğinizi gösterirken dengeli yaşamayı da onlara öğretirsiniz. Hepiniz kârlı çıkarsınız.
Bazı kişiler, herhangi bir rekabet türünü diğeriyle değiştirerek oyun oynadığını sanırlar. İşyerinde son derece rekabetçi olan ve tek dinlenme biçimi rekabetçi tenis oynamak olan birini tanıyordum. Bu, vücudunu hareket ettirebilir ve kalbinin çarpmasını sağlayabilir; ama bir oyun mudur? Oyunun sonunda, kaybettiğinde, mutlu bir insan değildir. Bu, bir oyun değildir. Söz konusu kişinin rekabetçi benliğinin mekan değiştirdiği ve oyun maskesi giydiği bir durumdur.
Kendinize iyi davranın. Kendinize iyi bakın. Salt çok iyi hissettirdiği için suda taş sektirmenin ya da kamp ateşinin etrafında şarkı söylemenin keyfini hatırlayan bir yanınız mutlaka vardır. Bunu yeniden yapın. Dışarı çıkın. Keyif alın. Gülün. Atlayın. Güreşin. Hayvanat bahçesine gidin. Eski filmleri seyredin. Saçmalayın. İyi gelecektir. Zevk alın!
Kaynak:
www.marjinal.com.tr
Bu yazı 1259 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Yazı hakkında yorum yap
Arkadaşıma gönder
Sayfayı yazdır
Arşivime gönder
Paylaş
Google
Twitter
FriendFeed
Facebook
Pazarlamadaki Yeni Trendlere Yelken Açanlar Kazanacak
Yabancılaşma Duygusu Yaratan İşler
"Fırsatları Kaçırmamak İçin Önce Kafa Yormalı"
"İşimiz Kaderimizdir"
Yöneticiler Geleceği Düşünürken Geçmişi Yaşar
Bilgi Toplumu Hedeflenmedikçe Sorunlar Bitmez
Rüyalarınızı Gerçekleştirmek İçin Rahatınızı Bozmak
Kıskançlık Gezegeni
İş Yaşamında Kadınların Yeri
Kötü Söz Ne Kadar Ucuzsa İyi İş O Kadar Pahalıdır
İşiniz, Hayatınızın Neresinde?
Başarı, Güçlü Yönleri Güçlendirerek Gerçekleşir
Yönetici ve Güvenilir Danışman
"Şirket Kültürü Bilinci İçin Çaba Gerekir"
Türk İş Dünyası Şeffaflaşmaya Hazır Mı?
Lise Mezunlarından Yönetici Olmaz Mı?
Yazışma Sanatı
İş Dünyasında Anlaşmalar
Üyelik Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Şifremi unuttum
Beni Hatırla
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
Sektör seçiniz...
Ambalaj
Araştırma / Geliştirme
Bankacılık
Basın Yayın
Beyaz-Kahverengi Eşya
Bilgisayar - Yazılım
Büro Malzemeleri
Cam Ürünler
Dayanıklı Tüketim
Demir Çelik
Demir Dışı Sanayi
Deri / Ayakkabı
Dış Ticaret
Eczacılık / İlaç
Eğitim / Danışmanlık
Elektrik
Elektromekanik
Elektronik
Endüstri ürünleri
Enerji
Finans
Gıda-İçki-Tütün
Haberleşme
Halkla İlişkiler
Hediyelik Eşya
Hırdavat / Nalburiye
Holding
İnşaat Malzemeleri
İnşaat - Elektrik Taahhüt
İnternet Servisleri
Kağıt
Kimyevi Maddeler
Kültür - Eğlence - Spor - Dernek
Maden
Makina ve Metal Eþya
Metal İşleme / Kuyumculuk
Orman Ürünleri/Mobilya
Otomotiv
Perakende Ticaret
Petrol ve Petrol Ürünleri
Plastik / Lastik / Kauçuk
Reklam / Promosyon
Sağlık
Sigorta
Tarım - Hayvancılık
Taşımacılık / Dağıtım
Teknoloji / Medya / İletişim
Tekstil - Dokuma - Konfeksiyon
Telekomünikasyon
Toptan Ticaret
Turizm
Yazılım
Diğer
“Günde 18 Saat Hava ile Yaşıyorum”
Bünyamin SÜRMELİ
“Emekli Olduğumda Mutlu Oldum”
Hazım KANTARCI
Yeni Dünya-Yeni Motivasyon
Ufuk Tarhan
İş Stresiyle Başa Çıkma Yolları
Ayşegül Horozoğlu ENKAVİ
"Şimdiki Hayalim Bodrum’da Deniz Fakültesi"
Hüseyin Şimşek, asıl işi müteahhitlik olmasına rağmen, 23 ...
İş Zekalarıyla Öne Geçtiler
Amazon, Yahoo, Google gibi internet şirketleri ...
Şirketlerdeki Sağlıklı Yaşam Trendi Spor Mühendisliğini Yarattı
Şirketlerin çalışanların motivasyonunu artırmak ve ...
06 Ekim 2008
Yöneticinize Güveniyor Musunuz?
Güven tarifi zor, tek boyutlu olmayan bir kavram. Güven ...
16 Temmuz 2008
Hangi Ülkede, Nasıl Toplantı Yapılır?
İbrahim GÖKNAR
Çağdaş İşyerleri İçin
Rüştü BOZKURT
Bizi Tanıyın
Çözüm Ortakları
Güvenlik ve Gizlilik
Sıkça Sorulan Sorular
Reklam
Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap
Bize Ulaşın
Site Haritası
KobiFinans, bir
Finansbank Kobi Bankacılığı
hizmeti olup her hakkı
Finansbank A.Ş.
'ye aittir. © 2010