Kriz döneminde, şirketlerin “kurtuluşu” inovasyonda gördükleriyle ilgili birçok haber yayımlanıyor. Bu hem dünyada, hem Türkiye’de böyle. P&G CEO’su A. G. Lafley, bir dergiye verdiği demeçte, inovasyonun ekonomik durgunlukta daha da önemli olduğunu söylüyor. American Express CEO’su Ken Chenault da aynı görüşte. Intel CEO’su Paul Otellini, Web 2.0 zirvesinde, ekonomik durgunluk ne boyutta olursa olsun, inovasyonun çok önemli olduğunu belirtiyor. Sabancı Holding CEO'su Ahmet Dördüncü de, krizin panzehirinin inovasyon olduğunu ve geleceği inovasyonun kurtaracağını ifade ediyor.
Ekonomik durgunluk, önemli bir kırılma noktası. Böyle dönemler, aynı zamanda şirketlere önemli inovasyon fırsatları da sunuyor. Yani CEO’ların ağız birliği etmişçesine ‘Şimdi inovasyon zamanı’ demeleri boşuna değil. İnovasyon, bu dönemde ayakta kalabilmek için tek ilaç olduğu gibi, ekonomik toparlanmanın başladığı dönemde çok daha rekabetçi hale gelecek dünyada da söz sahibi olabilmenin tek yolu. Peki, ama neden?
Yaratıcılığın Önemi Artıyor Durgunluk dönemlerinde yaratıcılığın önemi artıyor. Aynı zamanda şirketlerin ellerindeki varlıkları da çok verimli kullanması gerekiyor. Buna insan gücü de dahil. Dolayısıyla çalışanların yaratıcılığını da en üst düzeyde kullanmak önemli.
Durgunluk dönemlerinde şirketlerin öncelikleri de değişiyor. Doğal olarak en önemli öncelik hayatta kalmak! Ancak şirketlerin bu dönemde hayatta kalmak için atacakları bazı adımlar, şirketin durgunluk sonrasında rekabet edememesi ve hayatta kalamaması sonucunu doğurmamalı. Bu açıdan maliyet azaltma çalışmalarının, geleceği ipotek altına almadan yapılması dikkat gerektiriyor. Maliyet azaltmanın da inovatif yolları var.
2003-2005 yılları arasında, Sabancı Holding’de 3 yılda yüzde 30 maliyet azaltma hedefi olan bir operasyonel mükemmellik programını yönettim. Bu programın başarılı olmasının da olumlu katkısıyla, Sabancı şirketleri bugün dayanıklı bir durumda. Radikal maliyet azaltma ve verimlilik artırma, klasik yöntemlerle değil, ancak inovatif yaklaşımlarla sağlanır.
Tüketiciye Hazır Olmak Şirketler hem operasyonlarına hem iş modellerine bakarken bir sadeleştirme penceresinden de bakmalı ve her bir adımı, ‘Bu gerçekten gerekli mi ve değer katıyor mu?’ diye sorgulamalı. Bir operasyonun bugüne kadar öyle yapılmış olması, bunun tek doğru yol ve bugün için hala geçerli yol olduğunu göstermeyebilir.
Tüketici davranışları, kriz dönemi sonrasında, öncesine göre değişiklik gösterecektir. Bu dönem sonrasında da şirketlerin, yeni müşteri psikolojisine uygun ürünlerle ve hizmetlerle hazır olması gerekiyor. Bunun da yolu inovasyondan geçiyor.
İnovasyon, daha az ile daha çok şeyi yapmayı gerektiren zor zamanlarda, önemli bir “ekonomik kaldıraç” olabilir. Bunu bilen şirketler, krizi daha kolay atlatacağı gibi kriz sonrasında da önemli bir avantaj elde edecektir.
Kaynak: Capital Dergisi
www.capital.com.tr
|