İşini severek yapmak… Mücadele etmek, detaylardan kopmamak, yıllar boyunca aynı heyecanla, yeni ürün geliştirmek, fırsatların peşinden gitmek, yenilikleri heyecanla takip etmek ve “koşarak” büyümek… Türkiye’nin hangi köşesine gitseniz, sessizce büyüyen, dünyanın bir ucuna teknoloji üretip satan, yen bir teknolojiyi, “şöyle bir bakarak çözen” başarılı KOBİ öyküleri ile karşılaşırsınız…
Uluslararası pazarlarda, hızlı çalışarak, esnek çözümler geliştirerek, iyi ve kötü günde müşterisi ile güven ilişkisi içinde birlikte büyüyen girişimcilerle karşılaşırsınız. Ertat Çokimre ve kurucusu olduğu Ermak Madeni Aksam da onlardan biri…
1970’de kilit ve kalıp imalatı ile üretime başlayan Ermak Madeni Aksam, bugün Türkiye'deki önemli markalara hizmet veren ve yurtdışında birçok ülkeye ihracat yapan, sektörün lider şirketlerinden biri...
Şirketin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Ertat Çokimre, 39 yıl önce Bayrampaşa’da açtığı atölyesinde kalıpçılıkla başladığı iş hayatına, bugün İstanbul Büyükçekmece’de, 6.500 metrekare kapalı, 3.500 metrekare açık olmak üzere, toplam 10.000 metrekare üzerine kurulu fabrikasında devam ediyor. İlerleyen yaşına rağmen, halen fabrikada makinenin başında kalıp yapmaya devam ediyor. Krizde ya da büyüme döneminde, yatırıma devam ediyor, yeni ürün geliştiriyor… Çalıştıkça kendini daha dinç hissettiğini söyleyen Çokimre, her zaman yeniliklere büyük ilgi duyduğunu, yeni projeler üzerinde çalıştıkça kendini daha güçlü ve çevresine daha faydalı hissettiğini söylüyor...
Önce Almanya’ya Gitti Yıldız Teknik Üniversitesi Akşam Sanat Okulu Makine Bölümü’nü ekonomik imkansızlıklar nedeni ile yarıda bırakmak zorunda kalan Çokimre, 1961’de okumak ve çalışmak için Almanya’ya gitmiş. Orada makine üretimi ile ilgili bir okula devam ederken, askerlik için tekrar Türkiye’ye çağrılıyor. Görevini tamamladıktan sonra, yeniden dönmeyi planlasa da, ülke sevgisi ağır basıyor ve kalmaya karar veriyor. Bu karar, Çokimre’nin hayatına bambaşka bir yön veriyor. Askerliğin ardından, 2 yıl Arçelik’in fabrikasında çalışan Çokimre, hayatının dönüm noktasını oluşturan günlerini ise şöyle anlatıyor: “O zamanın Arçelik’in fabrikası Halıcıoğlu’nda, benim evim ise Kocamustafapaşa’daydı. Evden işe gitmem 3 saat sürüyordu. Baktım ki bu şekilde devam edemeyeceğim, işten ayrılmaya karar verdim.” Daha sonra, çeşitli şirketlerde kalıp ustası olarak çalışan Çokimre, yeterince deneyim kazandığını düşünerek, 1970’te kendi atölyesini kurmaya karar veriyor. Seçtiği bölge ise İstanbul, Sağmacılar. Çalıştığı fabrikalar ile kurduğu iyi ilişkiler ve daha okul yıllarında ona kalıpçılığı öğreten kapı komşusu ustası sayesinde, yeni işler almaya başlıyor.
Mercedes ile Büyüme Çokimre, Ermak Metal Aksam’ın temellerinin atıldığı yılları ise şöyle anlatıyor: “ Murat 124 model otomobiller, o yıllarda yeni piyasa çıkmıştı. İlk işim, Murat 124’in yedek parça kalıplarını hazırlamak oldu. Ve aldığım ilk kaparo ile iş yerime yeni bir tezgah aldım. O dönemde Demirdöküm yeni fırınlar üretmeye başlamıştı, Arçelik’te çalıştığım yıllardan tanıdığım bir arkadaşım sayesinde Demirdöküm için de fırın kalıpları üretmeye başladım. Onlara yapmış olduğu işin kalitesi çok beğenilmişti, imalat müdürü olarak çalışan bir yönetici Mercedes’e geçince, benimle çalışmak istediğini söyledi. Ben bir şeyler üretmekten, yaptığım işin beğenilmesinden çok memnundum. Üstelik Mercedes’in düzenli ödemeleri sayesinde atölyemi de ayakta tutabilirdim. Yaptığım işler, yurtdışındaki birçok yan sanayi kuruluşundan daha kaliteli, uygun fiyatlı olduğundan ve zamanında teslim edildiğinden, yeni müşterilerimin ardı arkası kesilmedi. Mercedes’le başlayan oto yedek parça üretimini, Otokar ve Tırsan takip etti.” Şirket bugün, yurtiçinde ve yurtdışında birçok şirkete yan sanayi ürünleri üretiyor.
Çokimre’ye göre, grubun hızlı büyümesini sağlayan en önemli unsur, esnek bir çalışma modeli kurmuş olmaları… Süreçlere hızlı müdahale edebilen ve değişim yaratan Ar-Ge yaklaşımı ile sürekli bir gelişme sağlanmış… Ancak bunun yanında, işin içinde yaşamasının da başarı kriterlerinden biri olduğuna inanıyor: “Bugün bile, ürünleri ve üretimimizi bizzat kendim kontrol ederim. Zaman zaman da, bir şikayet olup olmadığını öğrenmek için, bizzat müşterilerimizi ziyaret ederim. Geliştirdiğimiz her ürün, tüm müşterilerimiz tarafından onaylanır ve kabul görür. Bu da bize gurur ve çalışma şevki veriyor.”
İhracatın Sırrı Hız Şirket, geçen yıllar içinde ürün portföyünü ve uluslararası faaliyetlerini de genişletmeyi başarmış. Çokimre, yurtdışına gerçekleştirdikleri ilk ihracat tecrübelerini de şöyle anlatıyor: “İlk ihracatımızı 2003’te yaptık. İngiltere’de bir şirket, 100.000 dolarlık sipariş verdi. Ama yazılı hiçbir anlaşmamız yoktu, yalnızca sözlü olarak anlaştık. Bir risk alarak, malı göndermeye karar verdik. Bu işi eğer Avrupa ya da Çin’de yaptırmış olsalardı, teminat mektubu, avans vb. detaylarla uğraşacaklardı. Oysa biz, örnek olarak hazırladığımız numuneyi de çok hızlı hazırladık. Gönderdiğimiz ürünün uygun fiyatlı ve kaliteli olması, siparişlerin artarak devam etmesine neden oldu. Bu ilk adımı atmak, bizim için büyük önem taşıyordu. Yurtdışına ihracat yapabilmek için internetten ciddi araştırmalar yaptık, yurtdışındaki otomotiv yan sanayi dergilerine abone olduk, fuarlara katıldık. Dergilerde gördüğümüz, fuarlarda tanıştığımız şirketlerle e-posta yolu ile iletişime geçtik. Şirket yetkililerinden randevular alarak, kendimizi tanıtmaya çalıştık, ürünlerimizden numuneler gönderdik. Tabii bunun yanı sıra, Türkiye’de çalıştığımız şirketlerin referansları ile gelen birçok sipariş oldu. Şimdi bunları size 10 dakikada anlatılıyorum. Ama tüm bunlar, elbette bir hayatın özetidir…”
Katlı Otopark Sistemi Yatırımı Çokimre’nin yeniliklere ve gelişmeye karşı heyecanı ve ilgisi ise farklı alanlarda yapılan yatırımlarla sonuçlanmış. Bunlardan biri, 2000 yılında üretilmeye başlanan, katlı otopark sistemleri. Çokimre, bu işin temelini ise şöyle anlatıyor: “Oğlum üniversiteyi bitirdikten sonra, master yapmak için Amerika’ya gitti. Yeniliklere meraklı olduğum için, onu giderken sıkı sıkıya tembihleyip; ‘Bak bakalım orada Türkiye’de olmayan, bizim burada üretebileceğimiz neler var?’ dedim. O da bana, Amerika’daki en büyük sorunun otopark olduğunu ve bunu katlı otopark sistemleri ile çözümlediklerini, bu sistemi İstanbul’da uygulayabileceğimizi söyledi. Bana otopark sistemlerini kuran şirketin broşürlerini getirdi ama oradan bir şey anlaşılmıyordu. Ben de bir uçağa atlayıp, hemen Amerika’ya gittim, sistemi bir kez gördüm ve hemen makinenin başına geçip aynısını ürettim. Sonra Amerika’daki şirketi aradık ve ‘Sisteminizin aynısını yaptık’ dedik. O şirketin mühendisleri gelip ürünü test ettiler ve çok beğendiler. Ve ilk siparişimizi Amerikalı şirketten almış olduk. Son 3 yıldır, yurtdışındaki birçok ülkeden katlı otopark sistemlerine ciddi bir talep var. Amerika, Almanya, İngiltere, Fransa, Suriye, Rusya, Ukrayna, Slovenya, Kuveyt, Meksika, Yeni Zellanda, Kanada ve daha birçok ülkeye ihracat yapıyoruz. Bu sistemi daha çok yurtdışına ihraç ediyoruz. Çünkü Türkiye’de henüz, sistemi gördüklerinde, otomobil düşer diye tedirgin oluyorlar. Zaten bizim öncelikli hedefimiz dış pazardaki hedeflerimize ulaşmaktı. Sonrasında Türkiye’de her şekilde dikkati çekeceğimizi biliyorduk.”
Çokimre, Türkiye’de de insanların yavaş yavaş sisteme alışmaya başladıklarını söylüyor. İstanbul Eminönü ve Ortaköy’deki bir otoparka tanıtım amacı ile sistemi kurduklarını ve çok olumlu sonuçlar aldıklarını da ekliyor. Hatta Suriye’den gelen bir işadamı, ürünleri görüp, yaptırdığı alışveriş merkezi için 100 adet sipariş vermiş. Yerin altına giren modellerden etkilenerek numune istedikten sonra, sonucu görüp, önemli bir müşteri olmuş. Grubun Türkiye’deki hedefi ise, İspark ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile görüşmelerin olumlu sonuçlanması durumunda, hızlı bir şekilde yayılmak...
Krizde Daha Çok Yatırım Bugün 100 kişilik ekibi ile dünyanın birçok ülkesine ihracat yapan Ermak Madeni Aksam, geçmiş yıllarda, üretiminin yüzde 60-70’lik bölümünü otomotiv yan sanayi için yaparken, şimdi otopark sistemlerine yöneltmiş durumda… Önümüzdeki yıllarda yan sanayi ürünleri üretimini azaltarak, tamamen otopark sistemleri üretimine kanalize olmayı hedeflediklerini söyleyen Çokimre, “Elimizde çoğu imza aşamasında olan birçok proje var. Tüm enerjimizi otopark sistemleri üretimine harcayarak Ar-Ge çalışmalarını arttırıp yeni modelleri üretmeyi planlıyoruz” diyor. Bugün, 10 trilyon TL olan cironun yaklaşık yüzde 30 ‘u ihracattan gelirken, bu oranın 2009 yılında yüzde 60’ı geçeceğinin altını çiziyor.
Şirketin yatırımları ise kriz dinlemiyor… Küresel krizin etkilerini her şirket gibi hissettiklerini söylenen Çokimre, yeni modeller üretmeye yoğunlaştıklarını belirtiyor. Özellikle otomotiv sektörünün gerilemesi ile birlikte katlı otopark sistemlerine daha fazla odaklandıklarını söyleyerek, ürün çeşitlendirme stratejisine yöneldiklerini vurguluyor. 2010’un ilk 3 ayında gelişmelerin olumlu yönde olacağına inanıyor.
Ermak Metal Aksam’ın başarısında bir aile şirketi olmasının büyük rolü olduğunu vurgulayan Çokimre, kurumsallaşma ve profesyonelleşme yönünde de adımlar attıklarını söylüyor: “Bizim en büyük avantajımız hepimizin işin başında olması, çok çalışması ve hızlı karar verebilme yeteneğimizdir. Mutlaka iyi yaptığımız şeyler kadar, hatalarımız da oluyor ama bunları tecrübe olarak, işe geri döndürmek gerek. Bunun yanında, işin çekirdeğinden gelmek çok önemlidir, ben şirketi kurdum ve tecrübelerimi aktardım, aktarmaya da devam edeceğim. Ama tüm bunlar, kalıcı olmak için elbette yeterli değildir. İş belli bir büyüklüğe geldi, üretimin yanında yönetim, organizasyon, kalite, insan kaynakları gibi birçok kavram var. Önümüzdeki birkaç yıl içinde yeni bir organizasyon şeması oluşturarak çok daha kurumsal bir yapıya kavuşmayı planlıyoruz. Ailemizin genç bireylerinin bu konuda çok başarılı girişimleri var.”
Kaynak: KobiFinans Dergisi 23. Sayı
|