KobiFinans
Anasayfa
Favorilerime Ekle
KobiFinans'ı Öner
RSS
Detaylı Arama
03 Eylül 2010 Cuma
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Büyük Olma Muhteşem Ol
Şafak ALTUN

İnovasyon: Yönetimde Devrimin Rehberi
İbrahim KAVRAKOĞLU


"Su Yalıtımında Devrim Yaptık"


Cemil BAKIR
İzomaks Yönetim Kurulu Üyesi
"Su Yalıtımında Devrim Yaptık" PVC taşıyıcılı bitümlü membran ürünüyle küresel su yalıtımı pazarında bir ilke imza atan İzomaks’ın hedefi dış pazarlar...

İzomaks, yapı malzemeleri konusunda faaliyet gösteren ve deyim yerindeyse çiçeği burnunda bir şirket. Henüz 1 yaşında. Ancak bu kısacık zaman dilimi içinde dünya çapında bir buluşa imza attı. PVC taşıyıcılı bitümlü membran üreterek yapı malzemeleri sektöründe devrim niteliğinde bir ilki hayata geçirdi.

Bitümlü membran yapı malzemeleri sektörüne aşina olmayan pek çok kişi için telaffuzu zor bir kavramdan ibaret olsa da aslında günlük yaşamda büyük önem taşıyan bir altyapı malzemesi. Konuya yabancı olanlar için kısa bir özet yapalım. Bitüm, petrolün en alt katmanlarından biri ya da bir başka deyişle halk arasında asfalt olarak bilinen ziftli malzeme... Günlük hayattaki kullanımı içinse plastik ve türevleriyle karıştırılıyor. Yani asfalt takviye edilmiş hale geliyor. Bu malzeme, bir taşıyıcıyla birlikte kullanılıp levha haline getiriliyor ve ortaya, özelikle su yalıtımında etkin bir izolasyon maddesi olan membran çıkıyor. Düşük maliyetiyle avantaj sağlayan bitümlü membran su yalıtımının gerek duyulduğu tüm çalışmalarda kullanılıyor. Ancak küçük birkaç handikap var.  Bunlardan ilki,  çok soğuk ve çok sıcak havalarda yalıtım özelliğini yitirebiliyor ve içinde bulunduğu yapıların kırılmasına veya deforme olmasına neden oluyor.  İkincisi de bitümün izolasyon ömrünün kısa oluşu. Bitümlü membranın bu sorununu ekarte eden PVC’li membranlar var ancak onlar da yüksek fiyatları nedeniyle tercih edilmiyor. İzomaks’ın mucidi olduğu Izomax PVC taşıyıcılı bitümlü membran ise hem maliyet avantajı sağlıyor hem de – 50 derecelere bile dayanıyor. Dünya yalıtım endüstrisine ismini kazıyacağını düşündüğümüz bu buluşun hikayesini İzomaks Yönetim Kurulu üyesi Cemil Bakır’dan dinledik.

PVC taşıyıcılı bitümlü membran fikri nasıl ortaya çıktı?
İzomaks, 2007’nin Ocak ayında kurulmuş bir Anonim Şirket. Bu şirketin ortakları sanayici. Hepimiz asfaltı da yalıtımı da PVC’yi de çok iyi biliyoruz. Fikir ilk olarak bir arkadaşımızın aklına geldi. “Neden olmasın?” dedik. Aslında işin özünde şöyle bir düşünce yatıyor; Normal bitümlü membran üretiminin kritik noktalarından biri sıcak bitümlü tabakanın ısısının 200 dereceyi bulmasıdır. Soğutma makineleriyle soğutulur. Biz bu soğutma işlemini havadayken gerçekleştirdik, soğutma sırasında ürünü suyla hiçbir temasta bulundurmuyoruz. Ürün suya girmediği için içinde hiç su parçacığı yok. Yani uygulama anında ateşle yapıştırıldığı zaman sıçrama tehlikesi taşımıyor. Aslında biz membranın hiçbir şeyiyle oynamadık. Sadece ortasına tek tabaka halinde bir PVC yerleştirdik.

Patent merkezinin ürününüzü buluş olarak değerlendirmesinin nedeni nedir?
Dünya pazarında öne çıkan bitümlü membranlara baktığımızda polyester keçe kullanıldığını görüyoruz.  Bazen de fiyat uygun olsun diye cam tülü kullanılır. Bunların izolasyon kabiliyeti yoktur ama ürünü taşıyıcı özelliği vardır. Bir de PVC membranlar vardır ki hem kullanımları zahmetlidir hem de çok pahalıdır. Son toplamda asıl izolasyonu bitümlü tabaka yapar. Biz bu ürünün içine dış yüzeyleri keçelendirilmiş bir lamine PVC tabaka koyduk. Aynı bürolarda kullandığımız dosyalar gibi… Bu dosyaların biraz daha kalınını düşünün, 2 tarafı da keçelendirilmiş vaziyette, polyester keçenin yerine lamine PVC tabakayı koyduk. Bitümlü membran gibi ucuz olmasına rağmen PVC membrandan daha güçlü bir ürün elde ettik.

PVC taşıyıcılı membranın günlük uygulamalardaki faydalarını detaylandırır mısınız?
Her şeyden önce fiyatı uygun. Bunun nedeni de ortadaki PVC taşıyıcının geri dönüşümlü malzemeden üretiliyor olması… Ürünün kullanım ömrü de bir diğer avantaj. Normal bitümlü membranın ortasından geçen tabaka buhara ve neme karşı hassas. Ancak bizim ürünümüzde PVC’den nem ve buharın geçmesi imkansız. Pahalı PCV membranlara bakalım. Orada da şöyle dezavantajlar var: PVC’nin su izolasyonunda önemli rol oynadığı gerçek ancak hem çok pahalı hem de hiçbir yüzeye yapışmıyor. Üstelik uygulaması da son derece zahmetlidir, sadece o alanda uzmanlaşmış kişilerce yapılabilir. Ürünümüzün ve bu paralelde su izolasyonunun katma değerini dolaylı fakat etkili bir örnekle anlatmak istiyorum. Ses izolasyonunu ele alalım. İyi bir ses izolasyonu olmazsa  içerden dışarıya, dışarıdan içeriye ses gider fakat kimse ölmez. Son toplamda hayatı tehdit eden bir durum yoktur. Isı izolasyonuna gelelim; çok önemlidir ama diyelim ki bir binanın ısı izolasyonu yok. Ne olur? Kombinizi fazla çalıştırmak zorunda kalırsınız, klimayı fazla açarsınız ama ölümcül bir sonuç doğurmaz. Ama su izolasyonunda durum öyle değil. Su izolasyonu yoksa veya izolasyon yanlış yapılmışsa önce binanın temelinde korozyon başlar. Su betondan içeriye girer, demiri çürütür, bodrumlar kullanılamaz. Bugün 10 yaşını geçmiş hiçbir binanın bodrumları kullanılabilir durumda değil. Demir paslanır ve en ufak bir sarsıntıda bina çöker. Deprem analiz raporlarında yıkılan birçok binanın doğru temelleri olmasına karşın su izolasyonundaki sorun nedeniyle yerle bir olduğu ortaya konuldu.

Üretime ne zaman başladınız? Üretim ve satış hedefleriniz neler?
1 Ocak 2008’de başladık. Şu ana kadar işin sermayesi ya da pazarıyla ilgilenmedik. Finansal anlamda bir sıkıntımız yok. “Yarın ne mal satacağız?” diye bir sıkıntımız da yok. Bizim asıl hedefimiz her ülkede patent almak ve mümessillik düzeni kurmak. Türkiye’deki bitümlü membran satışının 100 ila 200 milyon metre arasında değiştiği biliniyor. Bizim pazarda ‘şu kadar metre satalım’ diye bir düşüncemiz yok. Tek kalemde 100 milyon metre satan var mı bilmiyorum ama bizim satabilmemiz mümkün. Ancak amaç tek bir pazarda rekor satış değil, her ülkenin ihtiyacına yönelik anlamlı ve stratejik satışlar… Biz burada oluşturduğumuz Ar-Ge mantığının dışına çıksak ve gece gündüz üretim yapsak 10 milyon metrelere ulaşırız. Ama bizim hedefimiz farklı. Biz 100 ülkede 1’er milyon satmayı hedefliyoruz. Böyle yaparsanız aynı hacıyatmaz gibi ekonominin gelgitlerinden etkilenmezsiniz.

İzomaks’ın ekibinden ve organizasyon yapısından bahseder misiniz?Çerkezköy’de 7.500 metrekarelik arsanın üzerine kurulu fabrikamızda hizmet veriyoruz. Tesisimizdeki tüm makineleri Ar-Ge laboratuarı olarak görüyoruz. Tüm makineleri kendimiz tasarladık.  Burada her şey elektronik. İş gücümüzü de bu elektronik sistemin işleyişini yönetmek ve denetlemek için kullanıyoruz. Tam zamanlı toplam 45 kişiyi bulan bir ekibimiz var.

Yabancı yatırımcıların ilgisi ne boyutta? Bu anlamda bir satışa gitmeyi düşünür müsünüz?
Almanya’dan Kenya’ya, Rusya’dan Hollanda’ya kadar pek çok ülkeden teklifler alıyoruz. Ancak şu noktada satmak gibi bir düşüncemiz yok. Dünyanın her yerinde geçerli olabilecek jenerik bir marka oluşturma aşamasındayız.

Türkiye’deki pazarın potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Isı, Ses ve Su Yalıtımcıları Derneği (İZODER) ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın su izolasyonuna belirli standartlar getirme konusunda çalışmaları olduğunu duyuyoruz. Bakanlık su yalıtımıyla ilgili bir zorunluluk getirirse otomatikman bütün su izolasyoncularının ticari hacmi değişir. Üstelik kullanım alanı binalarla da sınırlı değil elbette. Su yalıtımı yollarda, kaldırımdaki taşlarda, duvarlarda, otopark zeminlerinde, çatılarda hayati önem taşıyan bir konu. Türkiye’de su izolasyonu kullanımının yüzde 8’lerde seyrettiğini biliyorum. Sadece yüzde 50 kullanıma bile ulaşılsa bu çok büyük bir büyümeye tekabül eder.

Kaynak: KobiFinans Dergisi 18. Sayı
 
 
Bu yazı 2088 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
“Şirketler, Açık İnovasyon Sürecine Direniyor”
Suda Domates Üretti, Verimde Dünya Rekoru Kırdı
Sanal Şirket Nasıl Çalışır?
İnnovasyonun Bir Adım Ötesi
"Sürekli İnovasyonun 5 Önemli Kriteri Var"
İnovatif Girişime Kredi Bulmak Çok Kolay Mı?
"Şimdi X Takımı Oluşturma Zamanı"
"TÜSİAD’ın Hedeflerinde Yenilikçi Modeller Var"
"Türkiye İnovasyona Yatırım ve AB’ye Fason Üretimle Zenginleşir"
Pazaryerinizi Tanıyor Musunuz?
"İnovasyon Hayat Kurtarır"
Değerli Olan Bilgi Değil, Yaratıcılıktır
Farkımız: Hayalgücümüz
"Yenilikçiler, İnsan Sarraflarıdır"
Ayakkabı Dükkânında Çalışmak Gerçek Bir Eğitimdi
İnovasyon Ekonomisi Denilen Devrimci Bir Döneme Girmek Üzereyiz
İnovasyon İçin Özgüven Şart
İş Kitapları Çok Sıkıcıdır
Her Zaman "İlkleri" Yapmayı Seçtim
Teknoloji + Sanat + Mizah = Prof. Zihni Sinir
Farklı Olan Herkes Rekabeti Aşar
Ulusal İnovasyon Sistemi Türkiye'nin Geleceği Demektir
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
Uzmana Danışın
Kezban MUTLU
Üretim Yönetimi Danışmanı
Kezban MUTLU
Üretim Yönetimi ile ilgili sorularınızı yanıtlıyor.
kobifinans Günde 50.000 Çift Terlik Üretip Dünyaya Satıyor

21 Temmuz 2010

Türkiye’nin İlk Elektrikli Otomobili Üretiliyor

10 Kasım 2009
 
kobifinans “Şirketler, Açık İnovasyon Sürecine Direniyor”
Eric Von HIPPEL

kobifinans Suda Domates Üretti, Verimde Dünya Rekoru Kırdı
İbrahim MİRMAHMUTOĞULLARI
 
Birleştirici İnovasyonlar
Ali ÖZGENÇ

kobifinans Resesyona Karşı "Ulaşılabilir İnovasyon"
Rauf ATEŞ
 
Altında İnovasyonla Büyüyen Şirket
kobifinans Goldaş, son 10 yılda, cirosunu dolar bazında yüzde 56 ...

Geçmişe Yeniden Hayat Veren Girişim
kobifinans Bazı işler, kimi sektörler ...
 
Üreticiler Çevreye Duyarlı mı?
kobifinans ABD’de IFS tarafından bağımsız araştırma ...

17 Temmuz 2010

Farklı Hikayesi Olanlar Öne Çıkıyor
kobifinans Bugün başarının ardındaki en önemli unsur ...

20 Kasım 2009
 
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010