Anasayfa
Favorilerime Ekle
KobiFinans'ı Öner
RSS
Detaylı Arama
03 Eylül 2010 Cuma
DERGİMİZ
FORUM
ÜYE SORGULAMA
EĞİTİM MERKEZİ
Sektörler
Bilgi Merkezi
Dış Pazarlar
Uzmana Danışın
Eğitim Merkezi
Araçlar
Ana sayfa
Bilgi Merkezi
İnovasyon
Üretim
İnovatif Girişime Kredi Bulmak Çok Kolay Mı?
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
Şirket Birleşmeleri Hızlanırken Güven Artıyor
Sigara İçen Bu Şirkette İşe Giremez
Devlet Yurtdışında Mağazaya Destek Veriyor
Ar-Ge yapan KOBİ
Doğru Zaman Ne Zaman?
Avrupa Tasarrufa Gitti, Türkiye İhracatı Artırdı
E-kitapta Telif Çıkmazı
İnternete Girdi Hayatı Değişti
Emlakçılık Sektörü Kabuk Değiştiriyor
İşsizlik Yüzde 11'e Düştü
Büyük Olma Muhteşem Ol
Şafak ALTUN
İnovasyon: Yönetimde Devrimin Rehberi
İbrahim KAVRAKOĞLU
İnovatif Girişime Kredi Bulmak Çok Kolay Mı?
Ziya BOYACIGİLLER
Melek Yatırımcı
Ziya Boyacıgiller, Türkiye’nin sayılı "Melek Yatırımcı"larından biri. Küçük teknoloji firmalarının elinden tutuyor, onlara yol gösteriyor. En önemlisi bu firmaları yatırımlarıyla destekliyor. Ona göre Türkiye’yi ileriye götürecek en önemli kavramlar; girişimcilik ve inovasyon. Kendi kariyer hayatındaki başarısının arkasında da girişimci ruhu taşımasının büyük rolü var. Hatta bu ruh sayesinde, silikon vadisi’nde bugünkü değeri 2 milyar dolar olan Maxim isimli dev bir şirketin ortakları arasında yer alıyor. Artık her boyutta şirket için inovasyonun ve girişimciliğin desteklenmesinin çok önemli olduğunu düşünen Boyacıgiller, "Türkiye’de inovasyonu destekleyecek hukuki altyapının oluşturulması gerekiyor. Hatta hükümet bu konuda bir bakanlık bile kurabilir" diye konuşuyor…
Melek yatırımcı" (angel capitalist) kavramı, Türkiye’de oldukça yeni. Bu kişiler küçük teknoloji şirketlerine verdikleri destekle, yatırım dünyasında adlarından söz ettiriyor. Girişim sermayesi şirketlerinin ilgilenmeyeceği kadar küçük işlere korkusuzca yatırım yapmalarıyla dikkat çekiyorlar. Zaten bu nedenle "melek" yatırımcı olarak adlandırılıyorlar. Ziya Boyacıgiller de 30 yıl Amerika’ da kaldıktan sonra Türkiye’ye dönerek "melek yatırımcı"lar arasına katılan ender isimlerden biri. Döndüğünde ilk işi ise kablosuz ağ pazarının önde gelen oyuncularından Airties’ın "melek yatırımcısı" olmak oldu. Bu yatırımın ardından ise Airties, pek çok başarı öyküsüne konu olmayı başardı.
Boyacıgiller, Silikon Vadisi’nde yer alan 2 milyar dolarlık çip üreticisi Maxim şirketinin de ortakları arasında yer alıyor. 10 bin kişinin çalıştığı Maxim’in kuruluş hikayesi ise oldukça ilginç. Şirket, 1983 yılında ABD’de 3 farklı girişim sermayesi şirketinden alınan 11 milyon dolarlık sermayeyle kurulmuş. 1988’de ise Boyacıgiller’in girişimiyle halka açılmış. Bu cesur hamlenin ardından ise büyümesini hız kesmeden sürdürmeyi başarmış.
B
ugün illusal İnovasyon Girişimi eş başkanlarından olan Ziya Boyacıgiller, ABD ve Türkiye’deki yatırımlarına hala hızla devam ediyor. Türkiye’deki girişim iklimiyle ilgili de ilginç yorumları olan Boyacıgiller, Türkiye’nin inovasyon ve girişimcilik alanında önünün açılması gerektiğini düşünüyor. Özellikle girişimciliği ve inovasyonu destekleyecek finansman araçlarının eksikliğine dikkat çekiyor. Bunu ortadan kaldırmak için ise bir inovasyon bakanlığı oluşturulmasının faydalı olacağını söylüyor. İnovasyonun finansmanında girişim sermayesi ve melek yatırımcı araçlarının gelişmesi gerektiğinin ise altını çiziyor. Boyacıgiller’le girişimcilik için gerekli olan finansman araçlarını ve bu araçların Türkiye’deki durumunu konuştuk:
Ülke olarak öncelikle inovasyon için hangi finans politikalarına ihtiyacımız var?
Bana göre Türkiye’de inovasyon ve girişimciliğin geliştirilmesi öncelikli konular arasında yer almalı. İnovasyon ve girişimciliği aynı kefe de tutuyorum. Çünkü inovatif olan bir kişinin girişimci olmaması diye bir durum söz konusu olamaz. İnovasyonu ticarileştirecek aracılar, girişimciler olacaktır. Hükümetin, inovasyon kültürünün geliştirilmesi ve inovasyonun finansmanı konusunda yapacağı ise çok iş var. Ben bunu bir balona benzetiyorum. Balonda 5 delik varsa, bir iki deliği tıkayarak balonun yükselmesini sağlayamıyorsunuz, beş deliği birden tıkamanız gerekiyor. Dünyada pek çok ülke inovasyon ve girişimciliği geliştirmek için çaba harcıyor. Amerika’da mesela Silikon Vadisi’nde girişimcilik ve inovasyon kavramları çok önemli. Bu bölge dışında olan bazı eyaletlerde ise bu konularla ilgilenenlerin sayısı yok denecek kadar az. Boston civarında girişim çabaları artıyor ama yetersiz. Mesela Almanya, Silikon Vadisi benzeri bir yapılanma oluşturmak için çok uğraştı. Amerika gibi bu işin içinde olan bir ülke dahi inovasyonu ve girişimciliği henüz tam olarak oturtmuş değil. İnovasyon ve girişimcilik kültürünün·derinine inerek sistemli şekilde yapılandırılması gerekiyor. Girişimcilik, Amerika’da uzun bir sürenin ardından ortaya çıktı. Hükümetin çabalarıyla birdenbire oluşmadı. Onun için bu balondaki beş deliğin hepsi zaman içinde deneme yanılma ile ya da şans eseri bulunup kapatıldı. Bizim şanslı olduğumuz nokta şu ki, bugün eskiye göre girişimcilik ve inovasyonun ne olduğu ve nelerin bu kavramları etkilediği çok daha iyi biliniyor.
Bu konuda başarılı bulduğunuz örnekler var mı?
Önümüzde çok güzel örnekler var. İsrail çok başarılı bir örnek. İnovasyon ve girişimciliğin geliştirilmesi hem yetenek hem de kaynak işi. Kaynak bulmak nispeten daha kolay. Oysa günümüzde kaynak, asıl sorun olarak görülüyor. Oysa asıl önemli olan işçi kalitesi. Kaliteli işleri başlatabilmek, inovasyon yapabilmek için eğitimli ve kaliteli iş gücü gerekiyor.
Hükümetin ne yapacağı sorusuna aslında uzun bir cevap vermiş oldum ama anlatmak istediğim şu ki, bu karmaşık ve zaman alacak bir süreç. Bu bakımdan ben eğer Başbakanın yerinde olsaydım, bu konuda bir bakanlık oluştururdum. İnovasyon ve girişim üzerine odaklanmış bir bakanlık yaratırdım. Bu bakanlığın işini ise inovasyon ve girişimciliği hızlandırmak ve geliştirmek olarak tanımlar, tüm öbür bakanlıkların da ona destek vermesini sağlardım.
Peki, Türk finans sektörü inovasyon finansmanında nasıl bir politika yürütüyor?
Son zamanlarda bankaların girişimcilere verdiği kredilerde artış ve sunduğu cazip fırsatlar olduğunu görüyoruz. Bu alandaki finansal kaynaklar neler?
Türkiye’deki bankalar, bu konuda dünya bankalarından aşağı kalmıyor demek mümkün. Dünya ve Amerikan bankalarında da her girişimci, kredi alamıyor. Kredi aldığı zaman ipotek göstermek ve faizleri ödemek zorunda kalıyor. Bizde de durum aşağı yukarı aynı. Bankalarımız girişimcilere ve inovasyon çalışması yapmak isteyenlere kredi sağlayabiliyor. Bu açıdan bir eksiklik görmüyorum. Fakat bankalar dışındaki birtakım araçlar yetersiz. En önemlisi, girişim sermayesi denilen, risk sermayesi olarak da adlandırılan aracın eksikliği. Bu şirketlerin sayısı oldukça az. Bir tanesi, şu anda yeni kurulmuş durumda: Golden Hom Ventures diye bir kuruluş. Bunun dışında Türkiye’nin daha önceden kurulmuş bir başka girişim sermayesi şirketi. Olayın çok dışında da daha önceden çok ufak sermayelerle bu işi yapmaya kalkışmış olanlar var. Mesela İş Grubu’nun bir girişimi var. Fakat bu şirketler, Avrupa, Amerika hatta İsrail’dekiler gibi değil.
1960’larda İsrail de bizim bulunduğumuz durumdaydı. Yeni girişim sermayesinin olmadığını fark etmişlerdi. Ekonominin hızlanması, iş yaratmaları için girişimciliği ilerletmeleri gerektiğini düşündüler. Fakat öncelikle bunu yapacak deneyimleri yoktu. Bu nedenle çok yaratıcı bir program hazırladılar. Hükümet, girişim sermayesi şirketlerinin kurulması için 100 milyon dolar kaynak sağladı. Bu programa "Yozma" adını verdiler. 100 milyon doları 8 milyon dolarlık parçalara ayırdılar. Bu 8 milyon doları almak isteyen girişim sermaye şirketinin ise İsrail dışından aynı miktar parayı getirecek deneyimli bir girişim sermaye grubuyla çalışması zorunlu tutuldu. Bu programla dışarıdan gelen yatırımcılara da büyük avantajlar sağlandı. Program sayesinde İsrail, dışarıdan deneyimli girişimcileri bularak, ülkeye sermaye çekmeyi başardı. Bu ve benzer programlar sayesinde bugün İsrail’de çok sağlıklı bir girişim sermayesi endüstrisi var.
İsrail modelinde verilen 8 milyon dolar az görünse de dışarıdan gelen miktarla birlikte
16 milyon dolarlık bir sermaye oluşmuş oluyor. 16 milyon dolarlık 10-20 tane girişim sermayesi şirketi de yeni iş kurmak isteyenler için oldukça önemli bir sayı. Girişim sermayesi şirketleri aşağı yukarı 30 milyon dolar gibi bir fonla işe başlıyor. Genelde ise 10 ya da 15 girişime, 1 ila 3 milyon dolar arasında yatırım yapma imkanları oluyor.
Melek yatırımcılar girişimcilere ne oranda yardımcı olabiliyor?
Melek yatırımı, girişim sermayesinin altında bir finansman şekli olarak düşünmek mümkün. Melek yatırımcılar çok yeni kurulan riskli şirketlere yatırım yapıyor. Genelde bu tip şirketlere kimse para yatırmak istemiyor. Bu şirketlere para yatıranlara da bu nedenle melek diyorlar. Melek yatırımcılar çoğunlukla kendi başlarına çalışıyor. Aslında bu yatırımcılar, endüstrinin gelişmesi için belli girişim sermaye şirketleri kadar önemli.
Kimseye hesap vermek zorunda değiller. Onun için daha fazla riski göze alabiliyorlar. Aldıkları riske paralel olarak girdikleri işten elde ettikleri kazanç da daha fazla olabiliyor. Türkiye’de ise melek yatırımcıların ismi çok fazla ortalığa dökülmüş durumda değil. Bir kısmı holding sahibi. Kimi ise holding sahiplerinin çocuklan. Bu kişilerin dışında kendi işlerinden para kazanan insanların da böyle yatırımları olabiliyor.
Bildiğimiz kadarıyla siz de bir melek yatırımcısınız. Yatırımlarınızdan ve sonuçlarından bahseder misiniz?
Ben AirTies şirketine yatırım yaptım. Bu şirketi 2-3 yıl önce kurduk. Amerika’dan gelen iki arkadaş yönetimi ele aldılar, ben ise yatırımcı kurucu olarak işe katıldım. Amerika’dan yeni dönmüştüm. Türkiye’de herhangi bir şirkete para yatıracak insanların hisselerin yüzde 51’ini isteme gibi bir adetleri var. Bu, iş kuranlar açısından hiç cazip bir durum değil. Hem kontrol ellerinden gidiyor, hem kazançlarının büyük kısmından feragat etmiş oluyorlar. Bu nedenle biz bu işe hepimiz bir miktar para koyduk. Çok az bir sermayeyle işi başlattık. Yavaş yavaş büyüttük. AirTies’ın 2006 cirosu 25 milyon dolardı. 2007’de 40-45 milyon dolara ulaşacağımızı tahmin ediyoruz. Yüzde 60 gibi bir pazar payına ulaştık. Benim bu şirkete para yatırmamdaki en büyük etken, bu işlerin Türkiye’de de yapılabileceğini ispatlamaktı. AirTies kendi ölçeğine göre Türkiye’de inovasyon yapmayı başaran şirketlerin başında geliyor. Dünya çapında patentleri var. Ayrıca yine dünya çapında yapılamayan birtakım projeleri hayata geçirebiliyor. Şu anda Rusya’da internet televizyonu; IPTV dedikleri sistemi kuracaklar. Oradaki servis sağlayıcılardan önemli bir tanesiyle anlaşmaları var. 2008’de Rusya’ya 10 milyon dolar civarında satış olacak ki bu iki üç yıl önce kurulmuş bir şirket için çok önemli bir başarı. AirTies, şu anda 100-120 kişiyi çalıştıran bir şirket haline geldi. Ben onların melek yatırımcılarındanım.
Girişim sermayesi ve melek yatırımcı dışında inovasyonun ve girişimciliğin finansmanında diğer formüllerden de bahsedebilir misiniz?
Türkiye’de fon sağlayan başka kuruluşlar da var. Bunlar oldukça cazip fırsatlar sunuyor. Bunların başında TÜBİTAK-TEYDEP geliyor, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ile beraber 1 milyon dolara kadar çıkan fonlar sağlayabiliyorlar. Burada küçük bir sorun var. Önce parayı harcıyorsunuz sonra parayı geri alıyorsunuz. Bunların farkındalar ve değiştirmek için mutlaka adımlar atacaklar. Bu konular Türkiye’de çok hızlı gelişiyor. Ben konuşurken bile değişmiş olabilir. Onun dışında KOSGEB’in sunduğu bazı fırsatlar var. Maliye Bakanlığı da 100 bin YTL’ye kadar girişimciye fon veriyor.
Kaynak: Capital Dergisi’nin Strategy & Innovation ekinden alınmıştır.
Bu yazı 3540 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Yazı hakkında yorum yap
Arkadaşıma gönder
Sayfayı yazdır
Arşivime gönder
Paylaş
Google
Twitter
FriendFeed
Facebook
“Şirketler, Açık İnovasyon Sürecine Direniyor”
Suda Domates Üretti, Verimde Dünya Rekoru Kırdı
"Su Yalıtımında Devrim Yaptık"
Sanal Şirket Nasıl Çalışır?
İnnovasyonun Bir Adım Ötesi
"Sürekli İnovasyonun 5 Önemli Kriteri Var"
"Şimdi X Takımı Oluşturma Zamanı"
"TÜSİAD’ın Hedeflerinde Yenilikçi Modeller Var"
"Türkiye İnovasyona Yatırım ve AB’ye Fason Üretimle Zenginleşir"
Pazaryerinizi Tanıyor Musunuz?
"İnovasyon Hayat Kurtarır"
Değerli Olan Bilgi Değil, Yaratıcılıktır
Farkımız: Hayalgücümüz
"Yenilikçiler, İnsan Sarraflarıdır"
Ayakkabı Dükkânında Çalışmak Gerçek Bir Eğitimdi
İnovasyon Ekonomisi Denilen Devrimci Bir Döneme Girmek Üzereyiz
İnovasyon İçin Özgüven Şart
İş Kitapları Çok Sıkıcıdır
Her Zaman "İlkleri" Yapmayı Seçtim
Teknoloji + Sanat + Mizah = Prof. Zihni Sinir
Farklı Olan Herkes Rekabeti Aşar
Ulusal İnovasyon Sistemi Türkiye'nin Geleceği Demektir
Üyelik Girişi
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Şifremi unuttum
Beni Hatırla
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
Sektör seçiniz...
Ambalaj
Araştırma / Geliştirme
Bankacılık
Basın Yayın
Beyaz-Kahverengi Eşya
Bilgisayar - Yazılım
Büro Malzemeleri
Cam Ürünler
Dayanıklı Tüketim
Demir Çelik
Demir Dışı Sanayi
Deri / Ayakkabı
Dış Ticaret
Eczacılık / İlaç
Eğitim / Danışmanlık
Elektrik
Elektromekanik
Elektronik
Endüstri ürünleri
Enerji
Finans
Gıda-İçki-Tütün
Haberleşme
Halkla İlişkiler
Hediyelik Eşya
Hırdavat / Nalburiye
Holding
İnşaat Malzemeleri
İnşaat - Elektrik Taahhüt
İnternet Servisleri
Kağıt
Kimyevi Maddeler
Kültür - Eğlence - Spor - Dernek
Maden
Makina ve Metal Eþya
Metal İşleme / Kuyumculuk
Orman Ürünleri/Mobilya
Otomotiv
Perakende Ticaret
Petrol ve Petrol Ürünleri
Plastik / Lastik / Kauçuk
Reklam / Promosyon
Sağlık
Sigorta
Tarım - Hayvancılık
Taşımacılık / Dağıtım
Teknoloji / Medya / İletişim
Tekstil - Dokuma - Konfeksiyon
Telekomünikasyon
Toptan Ticaret
Turizm
Yazılım
Diğer
Üretim Yönetimi Danışmanı
Kezban MUTLU
Üretim Yönetimi ile ilgili sorularınızı yanıtlıyor.
Günde 50.000 Çift Terlik Üretip Dünyaya Satıyor
21 Temmuz 2010
Türkiye’nin İlk Elektrikli Otomobili Üretiliyor
10 Kasım 2009
“Şirketler, Açık İnovasyon Sürecine Direniyor”
Eric Von HIPPEL
Suda Domates Üretti, Verimde Dünya Rekoru Kırdı
İbrahim MİRMAHMUTOĞULLARI
Birleştirici İnovasyonlar
Ali ÖZGENÇ
Resesyona Karşı "Ulaşılabilir İnovasyon"
Rauf ATEŞ
Altında İnovasyonla Büyüyen Şirket
Goldaş, son 10 yılda, cirosunu dolar bazında yüzde 56 ...
Geçmişe Yeniden Hayat Veren Girişim
Bazı işler, kimi sektörler ...
Üreticiler Çevreye Duyarlı mı?
ABD’de IFS tarafından bağımsız araştırma ...
17 Temmuz 2010
Farklı Hikayesi Olanlar Öne Çıkıyor
Bugün başarının ardındaki en önemli unsur ...
20 Kasım 2009
Bizi Tanıyın
Çözüm Ortakları
Güvenlik ve Gizlilik
Sıkça Sorulan Sorular
Reklam
Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap
Bize Ulaşın
Site Haritası
KobiFinans, bir
Finansbank Kobi Bankacılığı
hizmeti olup her hakkı
Finansbank A.Ş.
'ye aittir. © 2010