KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
10 Şubat 2012 Cuma
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Büyük Olma Muhteşem Ol
Şafak ALTUN

İnovasyon: Yönetimde Devrimin Rehberi
İbrahim KAVRAKOĞLU


"TÜSİAD’ın Hedeflerinde Yenilikçi Modeller Var"


Ayça DİNÇKÖK
Akkök Grubu İcra Kurulu Üyesi/Bilgi Toplumu ve Yeni Teknolojiler Komisyonu Başkanı
"TÜSİAD’ın Hedeflerinde Yenilikçi Modeller Var" Ayça Dinçkök, ailenin üçüncü kuşak temsilcisi olarak Akkök G­rubu’nun icra kurulu üyesi. Aynı zamanda TÜSİAD’da Türkiye’nin dünya ekonomisinde ve pazarla­rında daha fazla söz sahibi olması­nı sağlamak amacıyla çalışan Bilgi Toplumu ve Yeni Teknolojiler Komisyonu’nun başkanı. Dinçkök, komite olarak çalışmalarını "Bilim, teknoloji ve inovasyon politikala­rı, e-Devlet, girişimcilik ve bilişim teknolojileri konularını rapor, kongre ve ödül gibi aktivite­lerle gündemde tutmak" olarak özetliyor.

Gerçekten de Dinçkök, Türkiye’de inovas­yonun gelişmesi yolunda eğitim sisteminden özel sektörün finansmanına ve fikri hakların korunmasına kadar pek çok noktada ciddi bir değişim gerektiğini düşünüyor. "Şirketlerin re­kabetçi piyasalarda ayakta kalabilmesi yüksek katma değerli ürünlere ve hizmetlere yönelme­si ile mümkün; bu da inovasyona işaret ediyor" diyen Dinçkök, özel sektörün vizyonunu ve stratejilerini bu doğrultuda şekillendirmesi ge­rektiğini belirtiyor. Ayça Dinçkök ile TÜSİAD’ın inovasyon ça­lışmalarını ve özel sektör ile kamu alanındaki çözüm yollarını konuştuk:

Komisyon olarak hangi alanlarda çalışı­yorsunuz?
Komisyonumuz birtakım aktiviteler, ra­porlar ve seminerlerle konuları gündemde tu­tuyor. TÜSİAD’da kongre ve ödül dediğiniz za­man bizim komisyondan bahsediliyordur... Başlıca çalışma alanlarımız bilim, teknoloji ve inovasyon politikaları, e-devlet, girişimcilik ve bilişim teknolojileri. Bunlar, Türkiye’nin hem sosyal hem ekonomik anlamda sınıf atlamasın­da ve atılım yapmasında kritik role sahip. Bu konuda iyi bir haberim de var; 2000’den beri Brown Üniversitesi’nce düzenlenen, 198 ülke­nin karşılaştırıldığı Küresel e-Devlet Çalışma­sı’nda (Global e-Government Study) Türkiye geçen yıla göre 21 sıra yükselerek 8’inci sıraya yerleşti. Başlıca etkinliklerimizden birisi Türki­ye Bilişim Vakfı ile bu yıl 5’incisini düzenledi­ğimiz e-Türkiye Ödülleri ve Kongresi. Amaç Türkiye’deki başarılı e-Devlet çalışmalarını vit­rine çıkarmak ve farkındalık yaratmak. Bir de bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Teknoloji Ödül­leri ve Kongresi var. Bu çalışmayı da TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ile beraber yürütüyoruz.

Bakanlıklarla ortak çalışmalarınız var mı?
Bakanlıklarla birebir ortak bir çalışma yü­rütmüyoruz ancak elbette bizi ilgilendiren mevzuatları ve kanunları takip ettiğimiz için Ulaştırma Bakanlığı ve e-Devlet’ten sorumlu Devlet Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı ve Sanayi Bakanlığı faaliyetlerini izledi­ğimiz bakanlıklar arasında. Özellikle e-TR et­kinliği dolayısıyla kamu kurumları ile yakın te­maslar yürütüyor, onların görüşlerini alarak içeriği şekillendiriyoruz. Onların motivasyonu­nu sağlamaya çalışıyoruz. 

Komisyon olarak Teknoloji Ödülleri ile inovatif çalışmalar için şirketleri yüreklendiriyorsunuz değil mi?
Evet, Teknoloji Ödülleri ve Teknoloji Kongresi’nin çıkış noktası; özel sektörün konu­ya dikkatini çekmek, teknolojiye ve inovasyo­na yatırım yapmayı ödüllendirmek ve kamuoyunun gündemine bu konuları taşımak. Elbet­te inovasyona ve teknolojiye yatırım yapan şir­ketler çok daha rekabetçi ve karlı olarak doğal bir şekilde ödülünü alıyor. Ancak biz bu ödül­ler sayesinde çalışanlara bir motivasyon sağla­dığımıza ve toplumun farklı kesimlerine, genç­lere teşvik edici mesajlar verdiğimize inanıyo­ruz. Bu yıl "Özel Ödül" kategorisinde de nano­teknoloji, biyoteknoloji ve nanobiyo teknoloji alanında çalışan araştırmacıları ve kuruluşları ödüllendirerek ileri teknolojilerin ülkemiz için sunduğu fırsatların altını çizeceğiz. 

Bir başka çalışmamız 2006’da TÜSİAD-Sa­bancı Üniversitesi Rekabet Forumu’nun koordinasyonunda başlatılan "Ulusal İnovasyon Giri­şimi". Yüzü aşan uzmanın katkısıyla, "Toplum­sal Refah İçin İnovasyon" temasıyla, 2006 yılın­da "İnovasyon Çerçeve Raporu" hazırladık. Bu raporda inovasyon için uygun ortam ve altyapı koşullarından, ihtiyaç duyulan insan kaynağı ve yeteneklere; inovasyon için gerekli finans­man araçlarından, kamu da inovasyon süreçleri­ne kadar birçok konuya dikkat çekiliyor. 

Sizce Türkiye’de inovasyon ve girişimci­lik alanında ana sorunlar neler?
Dinamik ve esnek yapıları dolayısıyla, hem KOBİ’ler hem girişimciler teknoloji ve bil­gi üretiminde büyük rol oynuyor. Ancak, ülke­mizde girişimcinin en önemli ihtiyaçlarından biri olan finansmanda ciddi sorunlar var. Yu­murtaları kırmadan omlet yapamazsınız. Özellikle "seed money", yani "tohum ya da çekir­dek sermaye" ve "angel investors" yani "iş me­lekleri" gibi enstrümanların eksikliği, teknoloji ağırlıklı üretimi hedefleyen erken aşama giri­şimciler için en büyük sıkıntı. Bunun yanında yenilikçi ve teknolojide fa­aliyet gösteren fiımaların iş geliştirme yatırımla­rı açısından en büyük desteği olan "risk sermayesi" konusu da bakir.

Peki, bu sorunların giderilmesi için hangi adımlar atılmalı?
Mali yapının girişimciliğe uygun hale gel­mesi, insanların risk alma imkanını geliştirecek. AR-GE’ye yatırım yapmaya özendirecek. Ayrıca kadın ve genç girişimciliğinin ve yenilikçi sana­yi kümelenmelerinin teşviki yoluyla rekabetçi­lik ve büyüme performansını artırmak gerek.

Bir diğer tökezleyen taraf olan kamu po­litikalarında, inovasyonun geliştirilmesi için ne­ler yapılmalı?
Sınırlar ötesi bilgi transferi ya da doğru­dan yabancı yatırımlardan elde edilebilecek bilgi transferi konularında bir düzenleme, ülke­mize gelen yabancı sermayenin know-how getirmesini de sağlar. Devlet yardımlarının, kamu ihale ve vergi sistemlerinin araştırma ve inovas­yona yönelik olarak yeniden yapılanması, fikri hakların etkin korunması ve araştırmacılar için elverişli bir ortam sunulması, AR-GE ve inovasyonun gelişmesi için destekleyici olacak. Kamu tedarik politikaları sektörün büyüme­sini sağlayacak şekilde düzenlenmeli. Teknolojik gelişimin yayılması için, sanayi ile yan sana­yi arasında işbirlikleri ve stratejik ortaklıklar oluşturmalıyız. Böylelikle, tedarikçiler alışılmış üretim yapısından, bilgi teknolojilerine dayalı rekabetçi kalite ve verimlilik seviyesine geçiş yapabilir.

Bu kaynak nereden sağlanacak?
Tabii bunun için TÜBİTAK, TEYDEB, TTGV ve DPT gibi çeşitli kaynaklardan fon sağlamak mümkün, Ama ne yazık ki bu fon kaynakları arzı ile endüstrideki talep dengeli ve uyumlu değil. Özel sektörün risk almasına im­kan verir şekilde erişilebilir ve şeffaf destek programları sağlayan kamu olanakları ile nitelikli, yenilikçi, katma değeri yüksek projeler üretebilen sana­yinin bir araya gelebileceği plat­formlara ihtiyaç var. Ama en önemlisi bilim, teknoloji ve ino­vasyona yönelik oluşturulan politikaların en üst düzeyde si­yasiler tarafından sahiplenilmesi ve kararlılıkla uygulamaya kon­ması diye düşünüyorum. Tüm bu bahsi edilen sürecin yöneti­mi için de bir lider gerekli.

CD Bilgi transferini sağlaya­cak fikri haklarla ilgili de sorun­lar yaşanıyor. Burada geldiğimiz son nokta nedir?
Fikri haklar, günümüzde gerek gelişmiş ülkelerin ekono­misinin gerekse uluslararası ticaretin en önemli dayanakların­dan biri. Gençler bize hep bunu sorar; "Ya projemi anlattığım finansör benim fikrimi çalarsa". Korkuyla yaratıcılık el ele gitmez. Eğer hedefimiz bilgi üreten ve ihraç eden bir ülke olmak­sa ki başka türlü Çin, Hindistan ve diğer gelişe­cek ekonomilerle baş edemeyiz; ilk koşul fikir eserlerinin üretimini özendirmek ve bunları ko­rumak olmalı.

Ne gibi düzeltmeler yapılması gerekli?
Türkiye’nin fikri haklarla ilgili mevzuatı­nın ve uygulamalarının AB mevzuatı ve ulusla­rarası standartlar ile uyumlu olması sağlanmalı. Bunun yanı sıra fikri hakların korunmasına yönelik bir bilinç oluşturma konusunda da çalış­malar yapılmalı. Yargı ve uygulama otoriteleri­ni kapsayacak şekilde uygulama yapıları ve mekanizmaları, Türk Patent Enstitüsü gibi ilgili kurumların idari kapasiteleri güçlendirilmeli. Patent başvurularına ilişkin araştırma ve incele­me işlemlerinin AB’deki ortalama sürelerden daha uzun olması gibi bir sorun da var. Ülke­mize know how getiren, AR-GE yoğun yabancı yatırımcıların gelebilmesi için fikri hakların et­kin koruması temel unsurlardan biri. 

Özel sektöre dönersek... Şirketler inovas­yon için neler yapabilir?
En başta bu iş can savaşı. Ucuz ürünle uzun süre devam etmez ekonomik gücümüz. Yeri tutulmaz bir şeyler üretmemiz gerek. Biz ülke olarak pazarlamada zaten yeterince gelişmemişiz. Düşünün ki, Çin, hani bugün dünya­nın önemli ekonomik gücü, bu halde değilken bile, dekorasyonunu, antikalarını ve en önemlisi yemeklerini dün­yayla tanıştırdı. Belli başta dünya şehirlerinde Çin mahalleri var. Biz hala Türk lokumundayız... Şirketlerin rekabetçi piyasalar­da var olabilmesi yüksek katma değerli ürünlere ve hizmetlere yö­nelmesi ile mümkün. Bu da ino­vasyona işaret ediyor.

Sadece teknolojik değil, işlet­meden pazarlamaya yenilikçi modeller firmaları ileriye götüre­cek. Özel sektörün vizyonunu ve stratejilerini bu doğrultuda şekil­lendirmesi gerek. Ülkemizde AB kaynaklı ya da kamunun sağladı­ğı AR-GE ve inovasyona yönelik maddi teşvikler var. Özel sektö­rün bu kaynakları daha verimli kullanıp, çalışanlarını yenilikçi düşünceye teşvik edecek işletme modellerini hayata geçirmesi la­zım.

Kaynak: Capital Dergisi
 
 
Bu yazı 2056 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
“Şirketler, Açık İnovasyon Sürecine Direniyor”
Suda Domates Üretti, Verimde Dünya Rekoru Kırdı
"Su Yalıtımında Devrim Yaptık"
Sanal Şirket Nasıl Çalışır?
İnnovasyonun Bir Adım Ötesi
"Sürekli İnovasyonun 5 Önemli Kriteri Var"
İnovatif Girişime Kredi Bulmak Çok Kolay Mı?
"Şimdi X Takımı Oluşturma Zamanı"
"Türkiye İnovasyona Yatırım ve AB’ye Fason Üretimle Zenginleşir"
Pazaryerinizi Tanıyor Musunuz?
"İnovasyon Hayat Kurtarır"
Değerli Olan Bilgi Değil, Yaratıcılıktır
Farkımız: Hayalgücümüz
"Yenilikçiler, İnsan Sarraflarıdır"
Ayakkabı Dükkânında Çalışmak Gerçek Bir Eğitimdi
İnovasyon Ekonomisi Denilen Devrimci Bir Döneme Girmek Üzereyiz
İnovasyon İçin Özgüven Şart
İş Kitapları Çok Sıkıcıdır
Her Zaman "İlkleri" Yapmayı Seçtim
Teknoloji + Sanat + Mizah = Prof. Zihni Sinir
Farklı Olan Herkes Rekabeti Aşar
Ulusal İnovasyon Sistemi Türkiye'nin Geleceği Demektir
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
Uzmana Danışın
Kezban MUTLU
Üretim Yönetimi Danışmanı
Kezban MUTLU
Üretim Yönetimi ile ilgili sorularınızı yanıtlıyor.
kobifinans “Şirketler, Açık İnovasyon Sürecine Direniyor”
Eric Von HIPPEL

kobifinans Suda Domates Üretti, Verimde Dünya Rekoru Kırdı
İbrahim MİRMAHMUTOĞULLARI
 
Birleştirici İnovasyonlar
Ali ÖZGENÇ

kobifinans Resesyona Karşı "Ulaşılabilir İnovasyon"
Rauf ATEŞ
 
Altında İnovasyonla Büyüyen Şirket
kobifinans Goldaş, son 10 yılda, cirosunu dolar bazında yüzde 56 ...

Geçmişe Yeniden Hayat Veren Girişim
kobifinans Bazı işler, kimi sektörler ...
 
Son 10 Yılın En İyi 10 Projesi
Türkiye son 5 yıldır içinde bulunduğu hızlı büyüme ...

11 Ocak 2008
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010