Şirket karının yalnızca genel müdüre bağlı olması ve ondan hesabının sorulması zihniyeti artık geride kaldı.
Kar, tüm kilit yönetim takımının hedefi olmalıdır. İşletmede bütün operasyonlar, işlemler bu hedefe ulaşmak amacına göre tasarlanmalıdır. Şirketin hedefi 100 adet ürün satmak mı olmalı? Hayır! Hedef kar etmek için uygun şekilde fiyatlanmış miktarda ürün satmak olmalıdır.
Finansal hedefler açıklaması ve anlatılması zor ve nedensiz olmalıdır. Finansal hedefler net, spesifik olmalı ve yönetim takımı tarafından biliniyor olmalıdır ki; savaş hattında günlük işlerini ona göre yönetebilsinler. Genel müdürler ve diğer müdürler, kar hakkında her şeyin genel müdürün sorumluluğunda olduğu yanılgısına kapılır. Onlara göre diğerleri kendi iş tanımlarında yazan işleri yerine getirmekle yükümlüdür. Yönetim takımındaki herkes kardan sorumlu olmalıdır ve bu konuda hepsine hesap sorulabilmelidir. Örneğin, satış departmanınız satış hedefi olan 1.000 TL’lik satışı gerçekleştirmişse ve bunların maliyeti 1.200 TL ise ne yapmalı? Aynı şirkette 500 TL’lik satış gerçekleştiren ama 400 TL maliyetli malı satan bir satıcının durumu ne olacaktır? Nasıl değerlendirecektir? Dolayısıyla satış departmanının performansı değerlendirilirken “Ne kadarlık satış yaptınız?” sorusu yerine “Satıştan ne kadarlık kar yaptınız?” sorusu sorulmalıdır. Sorduğunuz soru odaklandığınız noktayı değiştirir. Bu da size karı getirir.
İşe başlangıç noktamız bu olmalıdır. Olayları yorumlarken “kar yaklaşımını” kullanmalıyız. Bu yaklaşımı yukarıdan aşağıya uygulayarak diğer kilit yöneticilerin de benimsemesi sağlanmalıdır. Genel müdür, yöneticilerine sorduğu soruları değiştirerek bütün işletmenin gittiği yönü değiştirebilir. Tabii ki yaklaşımlar ve iş yapma stilleri bir günde değişmez. Ancak yönetim, kar yaklaşımının tüm işletmede uygulanması için kendisine düşen rolü çok iyi anlamalıdır. Kar sorumluluğu tüm şirkette üst yönetim vasıtasıyla sağlanmalıdır. Böyle bir işletmede kar bir düşünce biçimi ve yaklaşım odağı olur. Kâr konuşulması tabu olan bir kelime değildir. İşletmelerin var olma sebebidir.
Kâr maaşları öder, büyümeyi sağlar. Açık değil mi? İnanın her zaman değil. Yöneticilerinizin başarısı ile işletmenizin kârı arasında direk ilişki vardır. Bundan sonraki ilk adımınız, yöneticilerinizin düşünce sisteminin, “işlerini doğru yapmaktan doğru karlı işleri yapmaya doğru” değişim geçirmesini sağlamaktır. Bu yeni sistemde “işlerini doğru yapmak” yerine, “doğru ve kâr getiren işleri yapmayı” tercih etmelidirler. Diğer bütün işlemler kârı desteklemek içindir.
Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Ürün Geliştirme Kılavuzu’ndan derlenmiştir.
|