|
İnovasyonu "para kazandıran yenilikçilik" olarak tanımlayan Prof. Dr. Arman Kırım, inovasyon konulu kitapçıklarını beşledi. "Karlı Büyümenin Reçetesi İnovasyon" ve "Alt Pazar İnovasyonu" adlı kitapçıkları bulunan Kırım, Deneyim İnovasyonu, İş Modeli İnovasyonu ve Süreç İnovasyonu başlıklı üç kitapçık daha kaleme aldı.
Şimdi bunların tümü bir set halinde satılıyor. Arman Kırım, "Önümüzdeki dönem, İnovasyon Ekonomisi denilen devrimci bir döneme gireceğimiz kritik yıllar. Bu devrimci dönüşüme hazır olanlar ayakta kalacak" diyor.
Alt Pazar İnovasyonu ve İnovasyon kitapçıklarınız daha önce yayınlanmıştı. Şimdi bunlara Süreç, Deneyim ve İş Modeli İnovasyonu eklendi. Bu kavramlar nedir? Bunlar Türkiye şirketleri için son derece önemli kavramlar. İşin esası şu: İçinde bulunduğumuz iş dünyasında para kazanmak giderek imkânsız hale gelmeye başladı. Geçen hafta TİM Başkanı Oğuz Satıcı’nın gazetelerde bence çok önemli bir demeci vardı. Satıcı’ya göre TİM üyesi 1000 ihracatçının toplam kárı, orta ölçekli bir bankanın karı kadar bile değil. Ne kadar çarpıcı. İşte Türk iş dünyası olarak bu gerçeği görüp, ona göre hareket etmemiz lazım. Benim kitaplarım bu açmazlardan çıkmanın yollarını anlatıyor. Özellikle de İş Modeli İnovasyonu ve Süreç İnovasyonu kitapçıkları. İş Modeli İnovasyonu, içinde bulunduğunuz sektörde karlılık sona ermeye başladığında karı yeniden nasıl yakalarsınız sorusunun yanıtlarını veriyor. Bence çok önemli. Ayrıca, dünyada ’iş modeli’ konusunda bu kadar derli toplu ve açık anlatımlı başka bir yayın bulamayacağınızı da eklemeliyim. Süreç İnovasyonu kitapçığının anlattığı en temel şey ise, maliyetleri sisteminizin dışına nasıl çıkarabileceğiniz konusu. Yalnız dikkat edin, anlatılan şey maliyet azaltma değil, maliyetleri ’sistem dışına çıkarma’. Yani, maliyet indirmenin yaratıcı ve yenilikçi yöntemlerini anlatıyor. Kitapların hepsinde de mutlaka ve mutlaka uygulama modelleri, yani reçeteler yer alıyor.
Bu üçüne birer örnek verebilir misiniz? Deneyim İnovasyonu konusuna örnek olarak ben kitabımda İngiltere’deki Şişman Ördek lokantasını veriyorum. Bir de Türkiye’den Koton mağazalarını. Süreç İnovasyonu konusunda da Wal-Mart şirketiyle EasyJet havayolu şirketinin nasıl yenilikçi yöntemlerle maliyetleri yerin dibine indirdiğini anlatıyorum. İş Modeli İnovasyonu konusunda Kodak, UPS ve Electrolux şirketlerinin neler yaptığına değiniyorum. Her üç kitapçıkta da okuyucuya çok net bakış açıları verebilecek uygulama yöntemleri öneriyorum.
Kitaplarınızı kimler okumalı? Valla, bence iş hayatıyla yakından veya uzaktan ilgili herkes mutlaka okumalı. Herkes. Zira önümüzdeki yıllar dünya ekonomisi adına İnovasyon Ekonomisi denilen devrimci bir döneme gireceğimiz kritik yıllar. Bu devrimci dönüşüme hazır olabildiğiniz ölçüde ayakta kalacaksınız. Aksi halde, büyüklüğünüz ne olursa olsun, yok olup gideceksiniz. Bu kadar açık ve net.
Kitabınızda sıradışı inovasyon örnekleri de veriyorsunuz. Bu verdiğiniz örneklerden ilham alan, hatta bu örnekleri Türkiye’de uygulayan girişimciler oldu mu? Oldu. Hem de çok. Örneğin Eczacıbaşı Askaynak şirketi ki kaynak elektrotları ile kaynak makineleri işi yapar, çok önemli bir alt pazar inovasyonu geliştirmek suretiyle geçen yıl cirosunu yüzde 35 artırabildi. Üstelik bu artış rakamı bayağı yüklü bir milyon dolar civarındaydı.
Kitaplarınızı okuduktan sonra, günümüz iş dünyasında innovatif olmayan şirketlerin, yöneticilerin ve hatta çalışanların şansının çok az olacağı düşüncesi oluşuyor insanda. Gerçekten de artık hepimiz inovatif olmak zorunda mıyız? Olması gerektiği fikri oluşuyor derseniz bence daha doğru olur. İnovasyon Ekonomisi döneminin başlangıcındayız, gidin sorun bakalım kaç kişi inovasyon kelimesini duymuş.
"Tüm innovasyon kitaplarını okudum, benimkisi en iyilerinden biri" dediniz. Nasıl yazdınız bu kitapları? Sizin kitaplarınızı farklı yapan hangi özellikleri sizce? Bu kitap setinin İngilizce dilinde yazılmış olan kitaplar da dâhil olmak üzere, inovasyon konusunda şu ana kadar yayınlanmış en ’net’ kitap olduğunu söyleyebilirim. Tekrar söylüyorum, en ’net’. Literatür henüz inovasyon konusunda bu kadar açık, net ve anlaşılır değil ne yazık ki. Bu kitapları iyi yapan temel özellik ise, konuyu çok iyi kavramış olmaları ve bu sayede herkesin anlayabileceği netlikte ve sade bir lisanla yazılmış olmaları. Hepsi konuşma diliyle yazılmış olan ve uygulama modeli veren kitaplar.
Kapaktaki Portakal Suyu Yaratıcı Düşünceyi İfade Ediyor Kitapçık setinin üzerindeki portakal suyu ’yaratıcı düşünceyi’ ifade ediyor. Nörobilimde son yıllarda sağlanan gelişmeler, beynin nasıl işlediğini görüntüleme konusunda bir hayli yol kat etti. Buna göre beynimizde düşünce, milyarlarca sinir hücrelerinde çakan kıvılcımların belli kanallardan bir elektrik akımına dönüşerek ve çoğalarak akması şeklinde oluşuyor. Yoğun düşünme, lisan, yaratıcılık gibi etkinliklerin olduğu bölgelerin resmi çekildiğinde, bu bölgelerdeki elektrik akımının çok daha yoğun olduğu görülüyor. İnsan vücudunun ürettiği bu elektrik akımının İngilizcedeki adı ’juice’. Yani meyve suyu gibi. Genelde de ’orange juice’ olarak betimleniyor. Yani portakal suyu. İşte yaratıcı düşünce, beynimizin ’portakal suyu’ akımlarını artırmakla ilgili bir şey. O yüzden kitabımın kapağında portakal suyu resmi var. Zaten kitap da şirketlerin portakal sularını çoğaltma yollarını gösteriyor.
Kitap Formatında da İnovasyon İnovasyon geniş ve anlatması zor bir konu. Zaten o yüzden dünyada iyi inovasyon kitabı az. Benim burada yaptığım, konuyu geniş ve zor anlaşılır kılmak yerine parçalarına bölerek daha kolay anlaşılır kılmak. O nedenle de her biri ayrı ayrı okunabilecek olan beş tane küçük kitapçık şeklinde yazdım. Bir de hiç böyle bir format denememiştim, bunu denemek istedim. Yani kitap formatında bir inovasyon denemesi diyebilirsiniz.
Kaynak: Hürriyet İnsan Kaynakları Gazetesi/Gaye Güzelay
|