KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
10 Şubat 2012 Cuma
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
İletişim Temelli Marka Yönetimi
Nurhan BABÜR TOSUN

B2B Marka Yönetimi
Philip KOTLER


Markanızı Kim Yaşatıyor?

Bir ismi, marka olarak tescil ettirdiğimizde markalaşmış olur muyuz? Bugün Türkiye’de kayıtlı yüzlerce marka vardır. Bunların birçoğunu önceden görmüş olsak bile, sonra hatırlamayabiliriz. Bunun nedeni aslında çoğu ticari ismin henüz markalaşmamış olmasıdır.

Markanızın kulağa ve göze hoş gelmesi de bu anlamda çok şey ifade etmiyor, asıl mesele tüketicinin marka ile iletişime geçtiğinde gördüğü, duyduğu veya ona dokunduğunda neler yaşadığı ve hissettiğidir. Tüketiciler kimi markaları dikkate almazken kimileriyle ilgili güzel deneyimlerini anlatırlar, bazıları hakkında ise olumsuz konuşurlar.

Markalaşmak bir organizasyon için bir tür bilinç halini ifade eder. Eğer organizasyonunuz her faaliyetinde marka bilinci ile hareket etmiyorsa markanız kan kaybediyor demektir. Bu durum markanızın tüketicinin hafızasında tozlu raflara kaldırılmasıyla sonuçlanabilir. Bilindiği üzere evrende hiçbir şey yok olmaz; ya bir şeye dönüşür ya da farklı kanallarla başka bir alana iletilir. Eğer çalışanlar markanızın bilincini yaşatmıyorsa markanın tüketiciye iletilmesi bozularak veya çarpıtılarak gerçekleşecektir. Dolaysıyla markalaşmak için neler yapılması gerektiğini ve nasıl bir yol izleneceğinin firma çalışanları tarafından çok iyi bilinmesi gerekir ki markanın yarattığı elektrik, çalışanlar, dağıtım kanalı ve diğer iletişim kanalları ile sağlıklı bir şekilde tüketiciye ulaşsın. Bir firma kendini tanımıyorsa tüketici onu hiç tanıyamaz. Çalışanlar firmaların iç müşterileridir. Marka önce iç müşteriye pazarlanmalıdır ki onlar bu değeri ürüne ve müşterilere aktarabilsinler. Örneğin, bir mağazada ürününüzü tanıtan satış elemanınız markanızın dost yüzünü yansıtmıyorsa sadece reklamlarla bunu gerçekleştirmek imkansızdır. Kim bilir kaç kez, telefonlarda müşteriye verilen baştan sağma bir cevap bir çuval inciri berbat etmiştir. Ya da müşteri çalışan ilişkisinde marka imajına aykırı bir davranış güven yerine güvensizlik yaratmıştır. Markanın konumlandırılmasında, pazarlanmasında ve piyasaya iletilmesinde ne kadar başarılı bir çalışma yapılırsa yapılsın, müşteri ile ürün arasındaki yanlış bir etkileşim tüm emekleri yok edebilir.

Günümüzde bu yaklaşımı uygulama noktasında çalışanlara yönelik marka yöneticisi gibi pozisyonlara dahi ihtiyaç duyulmaktadır. Oracle İnsan kaynakları Yöneticiler tarafından ilk kez bir konferansta önerilen bu pozisyon marka kültürü yönetmede bir tür orkestra şefi gibi çalışmaktır. Firmalarda marka yönetiminin nihai amacı müşterilerde dahil olmak üzere herkesi markanın ortak değerlerinden oluşan bir tablo içine çekebilmektir. Günümüzde ağızdan ağza iletişimin büyüyen gücü düşünüldüğünde özellikle de müşteriyle de yüz yüze iletişim kuran çalışanların markanın ruhuna sahip çıkması markayı yaşatan en önemli unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kaynak: Bu yazı, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, gazeteci Faruk Baştürk’ün Turkistime’da yayınlanan yazısından derlenmiştir.

www.turkistime.org
 
 
Bu yazı 3765 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
Markanın Tarihi Gelişimi
Markanıza İsim Verirken Nelere Dikkat Etmelisiniz?
Marka Yaratırken Neleri Aklınızdan Çıkarmamalısınız?
Marka Yaratmanın Süreçleri Nelerdir?
Marka İsmi Bulmanın Püf Noktaları Neler?
Logo Tasarımında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Nelerdir?
Markayı Yaşatan Duygudur
Duyular Markalar ile İlişkimizi Nasıl Etkiler?
Duyular Markaları Nasıl Algılar
KOBİ’ler de Marka Yaratabilir
Marka Tescil Başvurusunun Reddine Neden Olabilecek Nedenler Nelerdir?
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Markalar Provokatör Olmalı”
Marcel BOTTON

kobifinans “Tüketici Daha Az Harcayarak Daha Fazla Almak İstiyor”
Ekrem AKYİĞİT
 
kobifinans Marka Tüketiciyle Beraber Yaratılan Bir Anlamdır
Temel Aksoy

kobifinans Marka ve Dokunmak
Semih YALMAN
 
1 Marka = 5.000 KOBİ
Türkiye’nin ilk bölgesel markalaşma hareketi olan ...

Borusan'da Başarıyı Getiren 5 Faktör
Avrupa'da markalaşma hedefiyle yola çıkan Borusan ...
 
kobifinans Marka Olabilmek
İbrahim GÖKNAR

kobifinans KOBİ’ler ve Markalaşma
Dr. Engin BARAN
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010