KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
21 Mayıs 2012 Pazartesi
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
İletişim Temelli Marka Yönetimi
Nurhan BABÜR TOSUN

B2B Marka Yönetimi
Philip KOTLER


Sanayici Markalaşmaktan Yana


Tamer TAŞKIN
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı
Sanayici Markalaşmaktan Yana EBSO’nun yeni başkanı Tamer Taşkın, tekstil sektöründe yaşanan sorunların diğer sektörlere de kayacağını belirterek, “Fasoncu sanayi olmaktan kurtulup markaya geçebilmemiz lazım” dedi.

Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın yeni Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Taşkın, Türkiye’nin ihracatta varlığını sürdürebilmesi için markalaşmanın şart olduğunu söyledi. Tekstil sektöründe yaşanan sorunun gelecek yıllarda diğer sektörlere de kayacağını savunan Taşkın, fasoncu sanayicilikten, markacılığa geçilmesi gerektiğini dile getirdi.

Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın yeni yönetim kurulu önceki gün yapılan seçimle belirlendi. Sanayicilerin yeni başkanı Tamer Taşkın oldu.

Taşkın, Türk sanayisi ve Ege Bölgesi’yle ilgili NTVMSNBC’nin sorularını yanıtladı.

Türk sanayisinin şu anda içinde bulunduğu durum nedir size göre?
Taşkın:
2005 yılında sanayimizin tek sorunu döviz kurlarının düşmesi. Bu yüzden de ihracat yapan firmalarımızın iç maliyetlerinin yüksek kalması. Çünkü enerji maliyetlerimiz, işçilik maliyeti, geri gitmediğine göre hepsi yüksek kaldı. Tek zorlayan şey bu. Bunu da aşmak şu aşamada kolay değil.

Bu sorunun çözümü için ne yapılmalı?
Taşkın:
Dünyanın global ekonomisi içinde hareket eden paraların bedelini ödüyoruz. Bu hükümetimizin kararı, bir şeyi değil. Bu sorun başka ülkelerde de yaşanıyor. Geçici süre bizim sanayicilerimizin üzerinde olan belli vergiler yeni bir şeyi kaybetmektense belli şeylerden vazgeçmek her zaman daha ekonomiktir. Yani sanayicimizin durmasına neden olacaksa, ihracatımızın yavaşlamasına neden olacaksa, bu belki geçici vergilerle mesela işçilerimizin üzerinde belli vergiler var. Zaten fabrika çalışmayıp da işçimiz işini kaybedecekse geçici süre belli şeylerin maliyetlerinin azaltılması ve bu dövizin aşağıda seyrettiği müddetçe üreticinin maliyetlerine yardımcı olmak bence düşünülebilir.

Yabancı Sermaye Şart
Hükümetin en önem verdiği konuların başında yabancı sermayenin Türkiye’ye çekilmesi geliyor. Global olarak yaşanan bu sorunlar nasıl aşılmalı ki, yabancı sermaye ülkemize gelsin?

Taşkın:
Önemli olan şunu hissedebilmek. Şu anda ülkemizde siyasi, ekonomik istikrar var. İç piyasamızın da limitini biliyoruz. O bakımdan sanayici ürettiği malın çoğunu yurtdışına satması,birinci hazırlığını yapmamız gereken bir konu. İkincisi ise, bölgemizin, ülkemize yabancı sermaye kazandırmamız lazım. Şu anda Avrupa’da aynı sorundan dolayı Alman sanayisinin rekabet edilebilirliği gitti. Onlar da ülkelerinden daha ucuz ülkelere taşındı. İşte bu taşınma sırasında eğer bir adres gösterebilirsek, bölgemizi tanıtabilirsek hem ülkemizin istihdamına yardımcı oluruz. Hem de gelen firmalar dünya pazarlarına olan maliyetlerinden dolayı ürettikleri malları otomatik olarak belli katma değer yaratarak yurtdışına ihracat edecekleri için ülkemize böyle bir dolaylı fayda sağlamış oluruz.

İhracat olayını sürekli vurguluyorsunuz ama, ihracatın lokomotifi olan tekstil ve konfeksiyon da ciddi sorunlar var. Bu nasıl çözülecek?
Taşkın:
Bizim son 20 yıldır lokomotif sektörümüzdür konfeksiyon ve tekstil. Eğer biz bu geçen süreç içinde fasonculuktan markaya geçebilseydik bugün maliyetteki sorunlar bu kadar etkileyici olmayacaktı. Aynı sorun gelecekte otomotivde de var. Belki önümüzdeki 5-6 yıl içinde otomotivde de sorun gözükmüyor. Çünkü programlar uzun vadeli yapıldı. Ama bugünden yarına bu önlemler hazırlanmazsa 5-6 yıl sonra tekstilde olduğu gibi otomotiv yedek parçada da sorun çıkacak. Demek ki biz sadece fasoncu ülke, fasoncu sanayi olmaktan kurtulup tekstilde markaya geçebilmemiz lazım. Otomotivde ise gelecekte üretilecek arabaların dizaynında bugünden yer alabilmemiz lazım. Onun için de Ar-Ge projeleri, eğitim çok önemli.

Sektörler De Teşvik Edilmeli
Hükümetin diğer önem verdiği bir konu geri kalmış illere teşvik getirmek. Bu sizce doğru bir karar mı?
Taşkın: Teşvikli iller, o illere dinamizm sağladı. Ama her sektörün her ilde olması mümkün değil. Demek ki, yarın öbür gün sektörlerimiz için hangi illerin daha rekabet edebilir olduğunu tartışıp belki sektörleri belli illerde teşvik etmek önemli. Yani İzmir’i gelişmiş görüp teşvik etmezsek ve ihracatı için lojistik olarak burası önemliyse tabi ki İç-Doğu Anadolu’da bir yer o sektör için faydalı olmayabilir. Belli sektörlerin şehir gözetmeden genel olarak teşvik edilmesi söz konusu olması lazım.

Ege sanayisinin oldukça büyük sorunları var. Bu aşamada yeni seçilen bir kişi olarak bu sorunların çözümü için ne düşünüyorsunuz?
Taşkın: Bölgemizde 18’in üzerinde organize sanayi bölgesi var. Bugüne kadar genellikle bölgemizdeki büyüyen firmaların ya da beli yabancı yatırımcılara satılmış ama bunun oranı ya da hedef kitlesi ağırlıklı olarak yabancı yatırımcıya gözükmemiş. O bakımdan bu bölgelerin ağırlıklı olarak yabancı sermayeye getirilmesi konusunda çalışacağız, pazarlayacağız. Bölgemizde sektörel fuarlar, eğer hedef pazarımızdan ziyaretçiler gelebiliyorsa hem ihracatı hem de fuarın yaşamasını sağlar. O yüzden yapacağımız işin temelinde tanıtım var, bilinmeyen hiçbir yerin pazarlaması mümkün değil. Şu anda dünyada üretmek artık konu değil. Dünyada her ülke bir şey üretiyor. Amaç bunları satabilmek, belli pazarlara yetiştirebilmek. Bölgemizi ve bölgedeki olanakları tanıtabilmek lazım. O yüzden sanayicimizi çok iyi tanıyacağız, bölgemizdeki yapılabilirlikleri bileceğiz, büyük firmadan en küçük KOBİ’ye kadar olan imkanları tartışacağız. Ondan sonra bunları dünyaya pazarlayacağız. İhracatımızı da önümüzdeki 4 yıl içinde bugüne kadar olan ki Türkiye Cumhuriyeti’nin toplam ihracatının yüzde 17’si Ege’den yapılıyor, bunu daha da yukarıya taşıyacağız. Bugünkü değerleri 3 katına kadar çıkartabiliriz.

İzmir Limanı
Konu ihracata gelince akla hemen İzmir Limanı geliyor. Bu konuda projeleriniz var mı?
Taşkın: İzmir Limanı sorunu uzun periyottan gelen sorun. Biz bu sorumluğu aldıktan sonra çevre yolu gibi liman gibi, fuar alanı gibi şehrimizi taşıyan, sorunu çözülmemiş mega projeler var. Bunlarda biz de yerimizi alacağız. Tabi bunların yapılabilirlikleri de var. Çok projeye soyunulduğu zaman ortalıkta yarım kalmış çok proje oluyor. Şu anda gelmiş olduğu seviyeye göre bu projeleri, hangisi bu şehre en acil. Mesela limanı tıkanmış bir şehrin geleceğinin olması mümkün değil. Burada bir sorun var. Biz de burada liman sorununun çözülmesi için çalışacağız. Şimdi limanda bekleyen gemileri gördüğümüzde sevinmemeliyiz. Çünkü normalde gemi o gün gelir, malını boşaltın ve gider. Eğer bekliyorsa bunun bir bedeli vardır ve bunu Egeli üretici ödüyorsa artık dünyada rekabetler centlerle ölçülüyor. Buna sahip çıkmamız lazım.

İzmir’deki sanayicilerin en büyük sorunlarından birisi de kayıt dışı ekonomi.
Taşkın : Kayıt dışı ekonominin bedeli İzmir ve Egeli’ye ödetiliyor. Bu bölgede vergilerin toplamının büyük bir oranını Ege’den toplanıyor. Tahakkuk eden verginin büyük bir oranı aksamadan ödeniyor ve bunun İzmir’e dönüşü çok daha az oluyor. Burada Ege’nin fakirleştiğinin en büyük göstergesi. Kayıt dışı ekonomi Ege’deki kayıt içinde çalışan sanayicimize büyük zarar vermektedir. Hükümetten beklentimiz nasıl Egeli sanayici tüccar bu limitlerin içinde çalışıyorsa haksız rekabetin bitmesi için kayıt dışı ekonominin de bitmesi lazım.

Kaynak: www.ntvmsnbc.com.tr

 
 
Bu yazı 1705 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans “Markalar Provokatör Olmalı”
Marcel BOTTON

kobifinans “Tüketici Daha Az Harcayarak Daha Fazla Almak İstiyor”
Ekrem AKYİĞİT
 
kobifinans Marka Tüketiciyle Beraber Yaratılan Bir Anlamdır
Temel Aksoy

kobifinans Marka ve Dokunmak
Semih YALMAN
 
Eser Hakları Sanal Ortamda Korunuyor
Eser hakları, Türkiye'de ve dünyada hala ...

1 Marka = 5.000 KOBİ
Türkiye’nin ilk bölgesel markalaşma hareketi olan ...
 
kobifinans Marka Olabilmek
İbrahim GÖKNAR

kobifinans KOBİ’ler ve Markalaşma
Dr. Engin BARAN
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010