Dünyayı saran ekonomik krizin neden öngörülemediği ve dünyanın büyük bir iyimserlik döneminden, böylesine bir kötümserlik dönemine nasıl bu kadar hızlı bir şekilde geçtiği yaygın bir merak konusu. Özellikle de, büyük şirketlerin tepe yöneticileri, zamanında tedbir almamakla suçlanıyor. Oysa genel trendleri takip etmemek, büyük bir cesaret ve hepsinden önemlisi bilgi ister.
Çünkü her tedbir bir maliyet içerir ve kriz olmadan önce bu maliyete katlanmak, pek de kolay bir iş değildir. Bu nedenle de krizi hissedenlerin birçoğu, ne yazık ki, hem krizin geleceğinden emin olamadıkları için, hem de krizin zamanlamasını tam olarak bilemedikleri için, tedbir almaktan çekindiler. Çünkü kriz tedbirinin maliyeti, krizden önce gelir.
Yönetimin temel ilkelerinden olan "Ölçülmeyen performans, iyileştirilemez" ilkesi, risk yönetiminde de geçerlidir. Ancak, genellikle risk modelleri geçmiş verilere dayandırılıyor ve sistem boyutundaki değişimler modellerde yer almıyor. Örneğin, kriz döneminde en büyük zararı eden şirketlerden biri olan AIG, mortgage piyasasında sigortaladığı risklerin, yalnızca ev sahibinin, bireysel olarak gelir düzeyine göre aldığı borcu ödeyememe riskini kapsadığı, ancak tüm ev fiyatlarının birden hızlı şekilde düşmesi riskini kapsamadığı ortaya çıkıyor. Diğer taraftan, bu krizde en iyi durumda olan bankalardan JP Morgan'ın CEO'sunun öncü göstergeleri bizzat takip etmesi ve bu bilgiyi stratejik kararları için kullanacak cesaret ve öngörü göstermesi, bankanın krizi fırsata çevirmesine yardımcı oldu. Benzer bir yaklaşımla, Rusya'da iş yapan Türk şirketlerinden bazıları, 2008’de ruble ile borçlanma fırsatlarının açık olduğu dönemde, kredilerini ruble bazlı kredilere dönüştürerek, kur riskine karşı kendilerini korumuş oldular.
Bu örneklerden şu dersleri çıkarabiliriz: Risk yönetimi, yalnızca riskleri ölçmeye çalışmak ve riskleri sigorta etmek değildir. Sağlam bir risk yönetimi, üst yönetimin, her zaman şirketin aldığı riskleri iyi bilmesini ve varsayımlardaki değişimleri belirleyecek öncü göstergeleri takip etmesini gerektirir. Üst yönetimin sahiplenmesi olmaksızın, riskler iyi yönetilmez. Ayrıca, kurum kültürünün kötü haberleri, öncü göstergeleri hızlı bir şekilde paylaşılmasını teşvik etmesi ve yöneticilerin almış oldukları riskleri ve varsayımları değiştiğinde, hangi adımları atacaklarına ilişkin B planlarının hazır olması da çok önemli.
Örneğin, bugünkü kötümser ortamda düşünülmesi güç dahi olsa, bir gün krizin dibinin gelmeye başlandığı hissedildiğinde neler yapılması gerektiğine, şimdiden fikri hazırlık yapmak gerekir. Çünkü insanlar erteledikleri talebi, yarın fiyatların artacağını düşündükleri anda, öne çekmek isteyebilir. Bu durumda talebi karşılayabilenler, doğru fiyatlandırma yapabilenler kazanır. Ancak bu konuda yalnızca fikri hazırlık yapmak yetmez. Aynı zamanda, öncü göstergeleri yakından takip edip, hazırlık yapmak için risk de almak gerekir.
Özetle, şans hazırlıklı olanlara güler. Doğru zamanda hazırlıklı olabilmek, risk almayı gerektirir. Doğru riskleri doğru zamanda alabilmek için ise, yenilikçi bakış açıları ve verilerle yönetim gereklidir.
Kaynak: Dünya Gazetesi
www.dunyagazetesi.com.tr
|