|
 |
KOBİ’ler Halka Açılıyor
Müslüm DEMİRBİLEK
Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği (TSPAKB) Başkanı
|
|
KOBİ’lerin sermaye piyasalarından fon sağlamalarına imkân tanıyacak olan ’Gelişen İşletme Piyasaları’ için SPK’ya başvuru yapıldı. KOBİ’ler öncelikle SPK’nın halka açılma prosedürlerini tamamlayacak, daha sonra bu pazara kote olacak ve fon sağlayacaklar. KOBİ’ler, dünyada olduğu gibi, Türkiye ekonomisinin de en önemli dinamik ve sürükleyici unsurlarından biri. Türkiye’deki imalat sanayi işletmelerinin yüzde 99’u KOBİ olarak tanımlanıyor.
Ülke ekonomisinde bu kadar önemli yer tutmalarına karşın, KOBİ’lerin kullandıkları kredilerin toplam krediler içindeki payı ise hayli düşük. Ve ekonomideki bu büyük güçlerine rağmen, Türkiye ihracatının yalnızca yüzde 10’unu gerçekleştirebiliyorlar. KOBİ’lerin çeşitli nedenlerle yaşadığı finansman sıkıntısı tartışmaları beraberinde getirirken, bununla ilgili yeni modellerin geliştirilmesine de zemin hazırlıyor.
İşte bu amaçla, son dönemde kuruluş çalışmalarına başlanan projelerden biri de Gelişen İşletmeler Piyasaları A.Ş. (GİP). Tüm sektörlerde, gelişme ve büyüme potansiyeline sahip işletmelerin, sermaye piyasalarından fon sağlamalarına imkân tanımak amacıyla kurulan GİP için, Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvuru yapıldı. Sermaye piyasası araçlarının, aracı kuruluşlar vasıtasıyla alım satımının yapılacağı bu piyasa için, 53 aracı kuruluşun, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği (TSPAKB)’nin de katılımıyla 10 milyon YTL sermaye oluşturuldu. SPK da gerekli düzenlemeleri yaptı ve yönetmeliği yürürlüğe koydu.
İşletmelerin ihtiyaç duyduğu uzun vadeli özkaynak ve yabancı kaynağın, sermaye piyasalarından sağlanmasında önemli görevler üstlenecek olan GİP için, çalışmalarda son aşamaya gelindi.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) dışında bir menkul kıymet piyasası oluşturulmasına da imkân sağlayacak olan GİP, sermaye ve yönetim yapısıyla, Türkiye’nin, ’kolektif katılımlı ilk özel borsası’ olma özelliğine sahip. Öte yandan Finansbank da yüzde 5 hisse ile bu oluşumun kurucu ortakları arasında yer alıyor.
KOBİ’leri de, hisse ve borçlanma senedi ihraçları ile finanse edecek olan GİP’le başlayacak yeni dönemi, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği (TSPAKB) Başkanı Müslüm Demirbilek ile konuştuk.
KF: GİP Amerika’daki Nasdaq modeli ile benzerlikler taşıyor. Neden? Nasdaq, ’Amerikan Menkul Kıymet Tacirleri’ denilen ve kısaca ’NASD’ olarak bilinen birliğin oluşturduğu borsadır. Amerika’nın ana borsalarının en büyüğü olan New York Borsası dışında kurulan bir borsa olan Nasdaq, çok başarılı oldu. Zaman içerisinde teknolojisini transfer etmeyi de başardı. Hatta Nasdaq sistemi Londra Borsası’nı etkileyerek büyük bir değişim yaşanmasına neden oldu. Bu örnekten yola çıkarak benzer borsalar kurdular. Tabii oradaki ölçekler çok yüksek, sermaye piyasaları çok gelişmiş ve onların finans sektörünün önemli bir bölümünü sermaye piyasaları oluşturuyor. Amerika’da sermaye piyasası kültürü çok güçlü. Bizim sermaye piyasamız da, bu kültürü örnek alarak oluştu. Temeli hemen hemen aynı olmakla birlikte, Türkiye’nin ölçekleri farklı olduğu için, sermaye piyasasının güçlenmesine ihtiyaç duyduğumuz bir noktadayız.
Bakın, Türkiye’deki toplam tasarruflar içerisinde sermaye piyasasının payı hala yüzde 9 seviyesinde. Bu oran Amerika’da ise yüzde 50’yi geçiyor. Dolayısıyla biz de bu kültürü geliştirmeye çalışıyoruz, çok hızlı yol almalıyız. İMKB de 20 yıllık bir süre içerisinde çok büyük mesafeler aldı ve dünyada önemli bir noktaya geldi. Ama elbette ayrışan noktalarımız da var.
KF: GİP’in nasıl bir yapısı var? Kotasyon açısından, İMKB’yle kıyaslarsak, daha esnek, Nasdaq piyasasının benzeri olan, bağımsız denetimlerin yapıldığı bir model uygulanacak. Girişim sermayesi şirketlerinin de ayrı bir pazar olarak faaliyet göstermelerine izin verilecek. Piyasa, elektronik işlem platformu üzerinde, Nasdaq benzeri bir piyasa modelinde faaliyet gösterecek. Yerli ve yabancı tüm yatırımcılara açık olacak. Öte yandan, bu piyasanın kuruluş sermayesinde, 46 aracı kurumun yüzde 63, 7 bankanın yüzde 27, TSPAKB’nin yüzde 5, TOBB’un ise yüzde 5 hissesi olduğunu söylemekte yarar var.
KF: KOBİ’ler bu sistemden nasıl faydalana-bilecekler, işleyişi nasıl olacak? Burada seçilecek işletim sistemleri önemli. GİP, esasen bir işlem platformu biçiminde organize edilecek. Üzerinde ulusal pazar, KOBİ pazarı gibi piyasaların, pazarların olduğu bu platforma Türkiye’nin her yerinden ulaşmak mümkün olabilecek. KOBİ’lerin pazarını ele alırsak, KOBİ’ler öncelikle SPK’nın halka açılma prosedürlerini tamamlayacak, daha sonra bu pazara kote olacak ve fon sağlayacaklar. Bu noktada, GİP’in ölçek yapısının, tüm irili ufaklı firmalara uygun olmadığını da belirtmek gerekiyor, kotasyon koşulları olacak. Örneğin aday KOBİ’lerin sahip oldukları özsermayenin bir limiti olacak, cirolarına bakılacak ve kotasyon koşullarına sahip olan firmaları piyasadaki alım satım işlemlerine konu olabilecekler. Yatırımcılarımız bu hisse senetlerini alıp satacaklar. Öte yandan, İMKB’deki ’sürekli müzayede sistemi’ne karşılık, burada ’piyasa yapıcılığı’ denilen bir sistemi var. Bu ne demek? Firmaların mutlaka bir piyasa yapıcısı, aracı kuruluşunun olması gerekecek. Bu aracı kuruluşlar, fiyat yapım mekanizmasına katılacak. Örneğin bir banka ya da aracı kurumumuz olabilir. Banka ya da aracı kurum, çift taraflı olarak, hem alım hem satım yönünde kotasyonlar vermek suretiyle piyasayı oluşturacaklar.
KF: Bunu biraz daha açalım mı? Piyasa yapıcılığı bir sistemdir. Bu sistemde temel hedef, piyasa yapıcısı olan herhangi bir şirketin, örneğin Microsoft’un 97 piyasa yapıcısı vardır. Bu 97 piyasa yapıcısının Microsoft hisse senetleriyle ilgili günlük kotasyonları vardır. Hem alış hem satış için fiyat verirler, en iyi fiyatların karşılaştırılması suretiyle işlemler tamamlanır. Piyasa yapıcılığı bazı yükümlülükleri de beraberinde getirir. Örneğin fiyat düşüşleri ve çıkışlarında mevzuatla tanımlanmış yükümlülükleri vardır. Dolayısıyla, bu düşüş ve çıkışlarının olduğu yerlerde yükümlülüklerle devreye girerler. Piyasa yapıcılığı özellikle KOBİ’lerin modelinde tavsiye edilen bir sistem.
KF: GİP’e girmek isteyen firmaların yapısı değişecek mi? Değişim, halka açılmadan önce başlayacak bir süreçtir. Çünkü ’bağımsız yönetime’ bağlı olarak, muhasebeden, kurumsal yönetime kadar, organizasyon yapılarında bir dizi iyileştirme çalışmasının gerçekleşmesi gerekiyor. Temel iyileşme çalışması ise finans yapılarında olacak. Özkaynaklarını güçlendirdikten sonra, diğerleri zor olmayacaktır.
KF: Peki başvurular nereden ve nasıl yapılacak? Firmalar halka açılma kararını verdikten sonra, gerekli işlemleri SPK ile gerçekleştirecekler. İMKB’dekine benzer bir mekanizmayla, önce birincil piyasada halka açılacak, daha sonra da bu piyasalara kotasyon için gelecekler. Kote edildikten sonra da alım satım işlemi bu şekilde devam edecek.
KF: GİP ne zaman faaliyete geçecek? Kuruluş başvurusu yapıldı. Gerekli izinler tamamlandıktan sonra, işlem sistemine ilişkin çalışmalar yapılacak. Bu prosedürleri kısa bir sürede tamamlayarak, 2007’nin ilk aylarında GİP’in açılışını yapmayı planlıyoruz.
GİP KOBİ’LERİ GELİŞTİRECEK GİP’in özellikle gelişme potansiyeline sahip firmaların finansman ve özkaynak sorunlarının çözümünde çok önemli bir rolü olacak. Tabii KOBİ’lerin bu piyasalara gelmek için öncelikle kayıt dışılıkla ilgili sorunlarını çözmeleri gerekiyor. Kurumlaşmayı kabul eden firmaların, her şeyden önce yapıları değişecek, iyileşecek. İMKB’deki araştırmalarımızda da, halka açılan firmaların verimliliklerinin, etkinliklerinin ve büyümelerinin hızla arttığını görüyoruz. Hatta kayıt dışılığın ortadan kalkmasıyla Türk ekonomisine de önemli bir fayda yaratıldığını söyleyebiliriz. Kaynak: Kobifinans Dergisi 8. Sayı
|
| |
|
| |
|
Bu yazı
1935 kez okundu. |
| |
|
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
|
| |
|
|
|
|
|
|
|