|
1980’li yılların başları. Yabancı yatırımların Türkiye’ye gelişini hızlandırmak ve cazibeyi arttırmak amacıyla Serbest Bölgeler kuruluyor. Kurumlar vergisi muafiyeti, üretimde KDV avantajı ve istihdamdan stopaj alınmaması gibi olanaklar sunuluyor.
Ancak o tarihten günümüze yaklaşırken, bu bölgelerde faaliyet gösteren bazı şirketlerin üretim gerçekleştirmeden alım-satım yaparak vergi farkını almaları nedeniyle çıkan spekülasyonlar nedeniyle 1 Ocak 2009’da 5810 Sayılı Yasa yürürlüğe giriyor. Bugünlerde, söz konusu gelişmenin yarattığı bazı sorunlar tartışılıyor.
Çünkü Yasa ile istihdama yönelik 0 stopaj uygulaması, üretiminin yüzde 85’ini ihraç eden şirketlere uygulanır hale geldi. Bu bölgelerde üretim yapan, ancak bir kısmını fason olarak gerçekleştiren yatırımcılar ise bu kotayı dolduramaz hale geldi. Kota hesabı yapılırken transit ticaret, konsinye satışlar, fason üretimler stokta kalan ürünler de hesaba katılmadığı için birçok şirket bu uygulamadan yararlanamıyor. Bu nedenle, serbest bölgede yatırımları bulunan yabancı şirketler planlanan yeni yatırımlarını daha cazip avantajlar sunan Rusya ve Mısır gibi ülkelere yönlendirmeye başladı.
Mersin Serbest Bölge Kullanıcılar Derneği (MESBAK) Başkanı Ahmet Yılmaz, Sabancı Holding’e bağlı Eksa şirketinin, Gama İnşaat firmasının, ABD’li Federal Mogul ile İngiliz Diago şirketleri gibi birçok şirketin bölgelerinden ayrıldığını söylüyor.
Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü, 5810 Sayılı Kanun ile almış olduğu 49 yıla kadar ruhsat verme yetkisini de 19 Haziran 2009 tarihli genelgeyle, üretim yapan yatırımcı kullanıcılara 45, diğer yatırımcı kullanıcılara 30 yıl ruhsat ve bina kullanım süresine çekti. Bu da yatırımcıları rahatsız eden bir diğer konu.
Kaynak: Bu yazı, www.kobifinans.com.tr için hazırlanmıştır.
|