KobiFinans
Anasayfa
Favorilerime Ekle
KobiFinans'ı Öner
RSS
Detaylı Arama
18 Mart 2010 Perşembe
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim

En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Avrupa Birliği Fonları İçin Proje Nasıl Hazırlanır?
Salih KAYA

Ar-Ge Yönetimi
M. Atilla ÖNER


"Kalkınma Ajansları Bölgesel Gelişmeyi Hızlandıracak"


Ergüder CAN
İzmir Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri
"Kalkınma Ajansları Bölgesel Gelişmeyi Hızlandıracak"

“Kalkınma ajansları, bir ülkenin belli bir coğrafi bölgesi içerisindeki özel ve kamusal tüm şirketler, yerel otoriteler ile sivil toplum kuruluşları arasında işbirliği sağlayarak, o bölgenin ekonomik kalkınmasını hedefleyen ve yasal bir hükme dayanarak kurulan yapılardır.” Başka bir tanıma göre kalkınma ajansları; “Merkezi hükümetten bağımsız bir idari yapıda, sınırları çizilmiş bir bölgenin girişimcilik potansiyelini geliştirip canlandırmak ve böylece ekonomik kalkınmaya katkı sağlamak amacıyla kurulmuş, faaliyetlerini kamunun veya özel sektörün finanse ettiği kuruluşlardır.” Bu tanımlardan yola çıkarak kalkınma ajansları ile ilgili 3 ana unsur saptamak mümkün:

1-Kamu gücüne dayanması,

2-Ekonomik kalkınmayı hedeflemesi,

3-Coğrafi bir bölgeyi kapsaması.

Resmi çevreler, kalkınma ajanslarını bu şekilde tanımlıyor. Temelleri uzun yıllar öncesine dayanan, ancak gelişmek konusunda kimi nedenlerle hızlı hareket edemeyen bu organizasyonlar, ekonomik büyümeyi destekleyen önemli birer yerel güç… Kalkınma ajansları, KOBİ’lerin gelişiminde de önemli bir destek yaratıyor.

Nasıl Kuruluyorlar?
Önemli bir bölümü Avrupa’da olmak üzere, tüm dünyada sayısı 165’i bulan kalkınma ajanslarının Türkiye’deki yapılanması ise 2006’ya uzanıyor. Aynı yıl içerisinde çıkarılan 5449 no’lu “Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun”  kapsamında, Türkiye’de İzmir ve Çukurova (Adana –Mersin) pilot bölgeler olarak belirlenerek, 2007 yılında kalkınma ajansları kurulmuştu. Bir dönem, bazı bürokratik evreler nedeniyle tam olarak faaliyete geçemeyen kalkınma ajansları, bu sorunun ortadan kalkmasıyla birlikte, örnek uygulamalar üzerinde çalışmaya başladı. Bugün, mevcut bölgelerde çalışmalar devam ederken, 2009’da İstanbul’da bir kalkınma ajansının daha faaliyete geçmesi bekleniyor. Önümüzdeki dönemlerde ise ajansların 26 bölgeye yayılması hedefleniyor.

Ne Yapıyorlar?
Kalkınma ajanslarının temel amaçları; bölgesel gelişim stratejilerinin uygulanması, yerel ve bölgesel girişimciliğin desteklenmesi, onlara alt yapı hizmetlerinin sunulmasına hizmet edilmesi, özel sektörün yakın geleceği için yerel-bölgesel çözümler araştırılması ve bölgesel talepleri karşılayacak yeni ürün ve hizmet üretimi için finansal garantiler ve çözümler aranması şeklinde özetlenebilir.

Daha genel bir ifade kullanacak olursak, “bölgesel kalkınma ve bu doğrultuda bölgesel stratejiler oluşturmak, faaliyet gösterilen bölgede ekonomiyi canlandırmak, bölgesel yatırımları artırmak ve halkın da kalkınmaya katılımını sağlamak” olarak özetleyebiliriz. Bu saydıklarımız, genel olarak bakıldığında, ülkelerin ve ekonomilerin gelişimi için çok önemli ve kritik birer değer, göreve talip olmak da pek kolay değil… Kalkınma ajansları da bu noktada önemli bir görevi üstleniyor.

Neler mi yapıyorlar? Örneğin özel sektör yatırımcılarına ilgili mevzuattaki başvuru koşulları ve istenen belgeler doğrultusunda bilgi sağlayarak yol gösteriyorlar. Aynı zamanda izin ve ruhsat işlemleri ile diğer idari işlemleri tek elden takip ederek koordinasyonu sağlıyorlar. Ya da bölge içindeki bir iş projesi, eğer “Ön Bölgesel Gelişme Planı”nda yer alan amaçlara uygunsa, hibe desteği veriyorlar. Destekleri projeleri ise yakından takip ediyor, denetliyorlar. 

Önümüzdeki dönemde çok daha fazla ön plana çıkacağı düşünülen Kalkınma Ajansları’nın mevcut durumunu, sağladıkları katma değeri ve geleceklerini, İzmir Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ergüder Can’la konuştuk.

KF: Kalkınma Ajansları, dünyada ilk kez hangi amaçla kuruldu? Gelişimlerinden biraz bahseder misiniz?
Kalkınma Ajansları, dünyadaki bölgesel kalkınma politikalarındaki değişime paralel olarak, ilk olarak 1950’lili yıllarda Amerika’da, daha sonra, özellikle küresel ekonomik krizlerin yarattıkları sorunların çözümüne yönelik yeni bir araç olarak Avrupa’da kuruldu. Bugün ise yönetişim, küreselleşme-yerelleşme akımları çerçevesinde; temel olarak bölgesel eşitsizliklerin önlenmesi, bölgesel rekabet gücün artırılması, sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın sağlanması, yerel aktörlerin ve kaynakların harekete geçirilmesi gibi temel amaçlar doğrultusunda bütün dünyada yaygın bir şekilde görülen bir oluşum. Dünyada kalkınma ajansları, bu hedeflere ulaşmak amacıyla her bölgenin kendi yönetsel ve sosyo-ekonomik yapısı doğrultusunda, çok farklı şekillerde, farklı faaliyetler yürütüyor. Bu faaliyetler şöyle sıralanabilir: Yerel girişimciliği desteklemek, bölgenin altyapısını geliştirmek, yerli ve yabancı yatırımları çekmek, yerelin tanıtımını yapmak, merkezi-yerel kurumlar ya da kamu-özel sektör arasındaki koordinasyonu ve işbirliğini sağlamak, çevreyi ve çevre kalitesini korumak, yerel analizler yapmak, rekabete dayalı iş çevrelerinin gelişimini desteklemek, bölgenin yatırım olanaklarını ve potansiyellerini değerlendirmek, girişimcilere ve bölgedeki kamu kurumlarına teknik ve mali destek ve hizmet sağlamak, gerekli konularda eğitim hizmeti vermek vb. Bu faaliyetlerden yalnızca birine veya bir kaçına odaklanmış ajanslar da var. Kalkınma ajanslarının en önemli özelliklerinden biri de oldukça esnek yapıda olmaları. Sürdürdükleri faaliyetleri dönemin ihtiyaçlarına göre değiştirebilir ya da yeniden şekillendirebilirler.

KF: Peki, dünyada bu kadar aktif olmalarına rağmen neden Türkiye’de de gelişmeleri mümkün olmadı?
Bilindiği gibi Türkiye’de 1960’da Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) kurulmasıyla planlı hayata geçildi. 1962’den itibaren de bölgesel politikanın, dolayısıyla bölgesel gelişme araçlarının içerik ve ana yaklaşımlarını belirleyen ulusal Kalkınma Planları (5 yıllık) hazırlandı. “Kalkınma ajansı” şeklinde, yerelde etkin bir kurumsal yapıya olan ihtiyaç ise 1’inci Kalkınma Planı’nda ortaya konuldu. Ancak Türkiye’ye has bir modelle kalkınma ajanslarının kurulması, çeşitli nedenlerle 25.01.2006 tarihinde, 5449 No’lu “Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun”un kabul edilmesiyle gerçekleşti. Bu kanun doğrultusunda, dünyadaki örneklerine benzer hedeflerle; Türkiye’de de kalkınmada öncelikli bölgelerde birer kalkınma ajansı kurulması öngörülüyor. Kanunun onaylanmasını takiben de,  Adana ve Mersin illerini kapsayan Çukurova ve İzmir’de kalkınma ajansları kuruldu. Ancak, bu 2 pilot ajansın kurulmasını takiben, bazı kuruluşlarca hem kuruluş kanununun iptali için Anayasa Mahkemesi’nde, hem de çalışma yönetmeliğimiz ve kuruluşumuza dair Bakanlar Kurulu Kararı’nın yürürlüğünün durdurulması ve iptali yönünde Danıştay’da yasal süreç başlatılmıştı. Söz konusu yasal süreç, ajansların çalışmalarını bir dönem sekteye uğratmış olsa da, Anayasa Mahkemesi’nin ve sonrasında Danıştay’ın aldığı kararlarla Türkiye’de Kalkınma Ajansları’nın kurumsal olarak işlem tesis etmelerinde artık bir engel kalmadı.

KF: Kalkınma ajansları, ülke ekonomisi ve özel sektör için nasıl bir değer yaratıyor?
Genel olarak, kalkınma ajansları yalnızca kuruldukları bölgeye hizmet veriyor. Bence kalkınma ajanslarının ekonomik gelişmeye sağladığı en büyük katkı; bölgesel kalkınma politikalarının yerelde şekillendirilmesine ve bu yöndeki sorun ve taleplerin yerelden merkeze aktarılmasına aracılık etmesi. Ajanslar aracılığıyla, yerel kalkınmaya, özellikle bölgenin ve şirketlerin rekabet gücünün artırılmasına, ekonomik aktörlerin desteklenmesine yönelik stratejiler belirlenebiliyor. Bu stratejiler, bölgelerin potansiyelinin, küresel ekonomik gelişmelerin ve değişimlerin tanıtıldığı ayrıntılı analiz çalışmaları doğrultusunda, yönetişim anlayışıyla bir araya gelen yerel aktörler tarafından tasarlanıyor. Bu da yerli aktörler açısından; hedeflere ulaşmaları için, belirledikleri alanlarda, ihtiyaçlarına cevap verecek finansal veya teknik destek almaları, en doğru şekilde ve yerlerde tanıtımlarının yapılması, “uluslararasılaşma” süreçlerinde veya yabancı fonlardan faydalanmak istediklerinde danışmanlık almaları, kendilerine üretimlerinin katma değerini artırıcı yöntem ve süreçlerin tanıtımı, özellikle teknoloji kullanımını artırıcı altyapı hizmetlerinin sunulması, yeni girişimciler için ortam yaratılması vb. iş destek kuruluşlarının sağlanması gibi özelleşmiş pek çok hizmet demek. Biliyorsunuz, son dönem kalkınma politikalarında yerel aktörler kadar, o bölgedeki yabancı yatırım da çok önemseniyor. Bu noktada kalkınma ajansları, bölgenin uluslararası platformlarda tanıtımını yapıyor,  bölgeye yönelen yabancı şirketlere de kendileri için en doğru sektör ve en doğru yeri bulmaları yönünde ve yerel prosedürler hakkında danışmanlık sağlıyor. Bu hizmetler doğru kullanıldığı takdirde yerli yabancı tüm şirketler için büyük avantajlar sunuyor.

KF: Peki, bu destekleri biraz daha açalım…
Gerek Türkiye’de, gerekse dünyada, kalkınma ajanslarının sundukları destekler sorunlara ve ekonomik konjonktüre göre esnek bir şekilde tasarlanıyor ve çeşitlilik gösteriyor. Kredi, faiz veya hibe desteği, dönemsel/sürekli proje veya faaliyet destekleri, yeni girişimcilere sağlanan risk sermayesi veya yönetim danışmanlığı destekleri, yatırımcıların izin, ruhsat işlemlerinin tek elden takip edilmesi ve eğitim alanında verilen destekler örnek verilebilir. Ayrıca bölgenin önemli bir ihtiyacını karşılamak üzere büyük fiziksel altyapı projelerine de hibe desteği sağlanıyor. Özel sektörden, kamuya, sivil toplum kuruluşlarından, eğitim kuruluşlarına kadar toplumun her kemsini kapsayan bu faaliyetler, kalkınma ajanslarının çalışmaları içerisinde önemli örnekler olarak gösterilebilir. Sonuç olarak kalkınma ajanslarının hem uzun süreli, dönemsel hem de anlık, spesifik proje veya faaliyet destekleri olduğunu söyleyebiliriz.

KF: Kalkınma ajansları KOBİ’lere ne tür faydalar sağlayacak?
Ekonominin ve bölgesel kalkınmanın önemli aktörleri olarak KOBİ’ler, tabii ki kalkınma ajanslarının destek vereceği önemli bir yararlanıcı grubudur. Biz de bu doğrultuda, bölgemizdeki KOBİ’lere yönelik olarak, Ocak 2009’da proje teklif çağrısına çıkacağız. Hazırlayacakları projeler karşılığında doğrudan finansman, yani hibe desteği vereceğiz.  Bu program kapsamında finanse edilecek projeler için tahsis edilen toplam tutar 17.664.000 TL olarak belirlendi. Programa başvurmak isteyen şirketler www.izka.org.tr adresinde yayımlanacak olan “Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Hibe Programı Başvuru Rehberi’nden ayrıntıları öğrenebilir. Ayrıca uzun dönemde KOBİ’lere faiz veya faizsiz kredi destekleri ile ihtiyaçlarının tespit edildiği alanlarda ücretsiz eğitimler vermek de hedeflerimiz arasında.

KF: İzmir Kalkınma Ajansı’na kimler başvurabilir?
Resmi gazetede yayımlanan Proje ve Faaliyet Destekleme Yönetmeliğimize göre; ajans, detayları yıllık çalışma programında ve başvuru rehberlerinde açıkça belirtilmek kaydıyla, yerel idarelerin, üniversitelerin, diğer kamu ve kuruluşlarının, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının, kar amacı güden işletmelerin, kooperatiflerin, birliklerin ve diğer gerçek ve tüzel kişilerin proje ve faaliyetlerini destekleyebilir. Burada önemli olan, bölge planındaki hedeflerin ve eylemlerin uygulanmasını sağlamak ve bölgesel kalkınmayı desteklemek.

KF: Diyelim ki ben bir KOBİ’yim. Sizinle çalışmak istiyorum. Ne yapmalıyım? Özel bir danışmanlık vb. almam gerekir mi?
Bizimle çalışmak isteyen şirketlerin özel bir danışmanlık almalarına gerek yok. Şirketler bizimle irtibata geçtikleri zaman uzmanlarımız gerektiği şekilde yönlendirme yapıyor. Ayrıca, vereceğimiz desteklerden KOBİ”lerin yararlanabilmelerini arttırmak için proje yazımı başta olmak üzere gerekli eğitimler de veriliyor.

KF: Kalkınma ajanslarının önümüzdeki dönemde bölgesel gelişimde etkili rol oynaması bekleniyor. Peki, siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Kalkınma ajansları bölgenin ekonomik potansiyelini ortaya çıkarılması için yerel işbirliğinin geliştirilmesi ve hedeflerin yerelde yönetişim anlayışıyla belirlenmesini sağlayıcı çalışmalar yapacak. Önemli olan yerel katılımı, istekliliği ve birlikteliği yakalamak ve herkesin benimsediği ortak hedefler koyabilmek. Bu sağlandıktan sonra, bölgenin kaynakları ve sunduğu fırsatların tespit edilmesine yönelik analiz çalışmaları ve yerel potansiyeli tanıtıcı veri tabanları oluşturulabilir. Bölge için önemli yurtdışı ve yurt içi fuarların tespit edilerek, bu fuarlara etkin katılım sağlamak ve yerel değerleri tanıtacak faaliyetler düzenlenmek de etkili olacaktır. Yabancı yatırımcıların bölgede karşılaştıkları sorunlar üzerine araştırmalar yapılarak, sorunların belirlenmesi ve bunların önüne geçilmesi yönünde çalışmalar da yol gösterici olacaktır.  Bölgedeki önemli sektörlerin tespit edilmesi ile tanıtım ve yabancı yatırım çekme faaliyetleri bu yönde şekillendirilebilir. Ticari ilişkileri geliştirmek adına önemli ülkelerde tanıtım gezileri, şirket eşleştirme faaliyetleri, şirketler dahil bölgenin tanıtımını sağlayacak etkili internet sitelerinin düzenlenmesi, destek faaliyetlerinin bu yönde tasarlanması,  vb. pek çok şey gerçekleştirilebilir. KOBİ’lerin bu konuda yapabilecekleri en önemli şey, öncelikle yereldeki ilgili şirketlerle işbirliği ağları kurmak olabilir. Şirketler arası rekabet elbette önemli, ancak artık bölgesel, hatta küresel rekabet önem kazandı. Yerelde kurulacak işbirlikleri; şirketlerin kendi işletmelerinin ve bulundukları sektörün mevcut durumunun tespit edilmesi ve bölgesel rekabet gücünü artırmak amacıyla ortak hedefler doğrultusunda adımlar atılmasını kolaylaştırır. Uluslararası tanıtım olanağı artar, yereldeki işbirliği ağının uluslar arası başka ağlarla, kümelenmelerle ilişki kurması kolaylaşır. Yabancı yatırımcı da, arasında tecrübe aktarımı ve diğer ilişkileri güçlenmiş bu ortamda yer almak ister.

KF: Önümüzdeki döneme yönelik proje ve hedefleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
İzmir Kalkınma Ajansı, bütün faaliyetlerini, katılımcılık esasına dayanarak hazırlanan bir bölgesel gelişme planı çerçevesinde yürütüyor. Bölgesel planda belirlenecek önceliklere göre proje ve faaliyetlere hibe olarak finansal destek sağlamaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde, İzmir Kalkınma Ajansı uzman personeli tarafından, proje destekleme faaliyetlerine yönelik proje yazma eğitimleri ve teknik destek sağlanacak. Bünyemizdeki “Yatırım Destek Ofisi” ile İzmir’in iş ve yatırım olanaklarının tanıtımını yaparak, şehrin uluslararası tanınırlığa sahip bir dünya kenti olmasını hedefliyoruz. İzmir’e yatırım yapmayı hedefleyen şirketlere yatırımın her aşamasında bilgi desteği ve danışmanlık hizmeti vererek, gerekli izin ve ruhsat işlemlerinin tek elden koordinasyon ve takibini ücretsiz olarak sağlayacağız. İzmir Kalkınma Ajansı, ortak akıl ve yüksek katılımcılık ile oluşturduğu bölgesel gelişme planının tanıtımı ve bu analizin paylaşılması ile ilgili faaliyetlerini, ortak bir kent vizyonu geliştirilmesi, temel amaç ve hedeflerin belirlenmesi, kentin marka stratejisinin belirlenmesi, İzmir inovasyon strateji belgesinin oluşturulması, kümelenme stratejileri ve politikalarının oluşturulması, yatırımcıya yönelik kentsel pazarlama faaliyetlerinde bulunulması, üniversite-sanayi işbirliğini geliştirme, girişimcilik ve ortak iş yapma kültürünü geliştirmeye yönelik faaliyetler ve hibe programları ile teknik, finansal destek sağlama faaliyetleri ile sürdürecek.

Kaynak: KobiFinans 21. Sayı

www.kobifinans.com.tr/tr/dergi

 
 
Bu yazı 3041 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
Uzmana Danışın
Can AKAR
KOBİ Destekleri ve Hibe Fonları Danışmanı
Can AKAR
Ar-Ge & Kırsal Kalkınma Destekleri, AB 7.Çerçeve Programı konularında sorularınızı yanıtlıyor
kobifinans Tarımsal Danışmanlık Destekleri Belirlendi

23 Şubat 2010

kobifinans Finansbank’tan KOBİ’lere Özel Avantajlı Yatırım Kredisi...

08 Şubat 2010
 
Fuar Teşviklerinin Kapsamı Genişletildi
Ahmet KARABIYIK

kobifinans KOSGEB Hizmet Sektörü Açılımı
Prof. Dr. Nevzat SAYGILIOĞLU
 
Yeni Teşvik, Yeni Yatırım Dönemi
kobifinans İş dünyası tarafından merakla beklenen yeni Teşvik ...

02 Ekim 2009

16 Yeni Kalkınma Ajansı KOBİ’lere Destek Verecek
İzmir ve Çukurova olmak üzere 2 bölgede ...

28 Temmuz 2009
 
kobifinans Devletten Yatırımcıya Teşvik ve Destek
Füsun ERDOĞAN
 
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010