AB’ nin bilimsel araştırma ve teknoloji geliştirme kapasitesini artırmak, bu yolla sosyal ve ekonomik kalkınmayı sağlamak amacıyla yürüttüğü, ilki 1984 yılında yürürlüğe giren Çerçeve Programlar (ÇP), amaçları ve bütçesi belli bir dönem için tasarlanmış, çok yıllı bir sistem. Avrupa çapında araştırmaların desteklenmesinin başlıca aracı olan ÇP’ler, Birliğin AR-GE temelinin güçlendirilmesine ve üye ülkeler arasında bilimsel ve teknolojik işbirliğinin geliştirilmesine katkıda bulunuyor.
Çalışmanın temel çıkış noktasına bakacak olursak, ABD ve Japonya’nın bilim ve teknoloji alanında kat ettiği yolun oldukça gerisinde kaldığını düşünen AB, bu açığı kapatmak için bir "Avrupa Araştırma Alanı (ERA)" yaratılmasını hedefledi. Bunun için hedef tarih ise 2010’du. Dünyada özellikle teknoloji alanında yaşanan hızlı değişim, bu hedefi sekteye uğratsa da ÇP’ler katılımcı ülkeler ve özellikle KOBİ’ler için önemli fırsatlar yaratıyor.
Türkiye’nin de son 2 dönemde katılımcı üye olduğu söz konusu sistemde, 7. ÇP’nin ulusal koordinasyonunu TÜBİTAK yürütüyor. TÜBİTAK, Türk KOBİ’lerinin 7. ÇP’den maksimum oranda faydalanması amacıyla farkındalık arttırma, bilgilendirme, eğitim, ilişki kurma ve eşleştirme gibi pek çok faaliyet gerçekleştiriyor. TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi 7. ÇP Ulusal Koordinatörleri Okan Kara ve Hüseyin Güler ile bu sistemi ve KOBİ’ler için yarattığı fırsatları konuştuk.
ÇP’lerde KOBİ’lerin konumu nedir? AB neden KOBİ’leri geliştirmek için büyük bir destek bütçesi oluşturuyor? Okan Kara (O.K.): AB, geleceğini Lizbon Stratejisi olarak bilinen “büyüme ve istihdamı” temel alan politikalara bağladı. Bu strateji belgesinde altı çizilen konu ise bu hedeflere ancak inovasyon (yenilikçilik) ve araştırma sayesinde ulaşılabileceğiydi. Bu hedefte ise en önemli rol KOBİ’lere düşüyor. Çünkü Avrupa’daki şirketlerin yüzde 99’una yakınını KOBİ’ler oluşturuyor. Yaklaşık 25 milyon Avrupa KOBİ’si 75 milyon kişiyi istihdam ediyor. Bu; Avrupa’da özel sektörün yarattığı iş alanlarının 2/3’üdür. Bu oran tekstil sektörü gibi bazı sektörlerde toplam istihdamın yüzde 80’ine kadar çıkabiliyor.
Bunun yanında, dikkat çeken bir diğer nokta, KOBİ’lerin sürekli yenilik, araştırma ve istihdama yatkınlıkları… İşte bu hedefler ve mevcut duruma bağlı olarak, yıllarca büyük firmaların gölgesinde kalan KOBİ’ler artık hak ettikleri ilgiyi görmeye başladı. AB, yaklaşık 53,2 milyar euro bütçeye sahip olan 7. ÇP’de, KOBİ katılımını teşvik etmenin yanı sıra, yalnızca KOBİ’ler ve KOBİ birlikleri için de 1,4 milyar euro’luk “dev bir fon” ayırdı. Bu fonun temel amacı araştırma kapasitesine sahip olmayan KOBİ’lerin araştırma ihtiyaçlarının dışarıdan temin edebilmesini sağlamak. Bir diğer amaç ise araştırmayla uğraşan KOBİ’lerin, kapasitelerini arttırmalarını sağlamak. Yenilik ve AR-GE hedefleyen KOBİ’ler AR-GE harcamalarında yüzde 75’e, idari harcamalarında ise yüzde 100’e varan oranda destekleniyor.
ÇP Programları ne kadar zamanda bir gerçekleşiyor? Ne kadarlık bir bütçe var? Hüseyin Güler (H.G.): İlki 1984 yılında başlayan Çerçeve Programları (ÇP) çok yıllı programlar olup, kapsamı ve programa ayrılan bütçe miktarı her bir programda artış gösteriyor. 6.ÇP’ye kadar genelde 4–5 yıllık programlar ve bütçede doğrusal bir artış gözlenirken, 7.ÇP’de ise 7 yıllık bir program ve bütçede 3 katlık logaritmik bir artış gözlemlendi. 1984’de 3,3 milyar euro ile başlayan programın bütçesi, 7. ÇP’de 53, 2 euro’ya yükseldi.
Katılımcı ülkeler, hangi koşulları yerine getiriyor? Örneğin Türkiye dersek? H.G: Programa katılım için Avrupa Komisyonu ile Türkiye arasında bir Mutabakat Zaptı imzalanıyor. Bu belgede tarafların yerine getireceği sorumluluklar ve koşullar belirtiliyor. TÜBİTAK olarak bu mutabakat zaptının hazırlanması sürecine teknik destekte bulunduk ve Türkiye için dezavantaj yaratabilecek olan konular› belirleyerek gerekli önlemleri aldık. Türkiye’nin yerine getirmesi gereken konu programa katkı paylarını ödemektir. Bunun dışında verilen desteklerle ilgili taahhüt edilen işlerin zamanında ve uygun şekilde yapılması kuruluşların sorumluluğunda. Dolayısıyla kuruluşlarımızın teknik, idari ve de mali açıdan koşulları içeren bir anlaşma imzalayarak destek almaları mümkün. 7.ÇP’ye katılmak isteyen herkesi bekliyoruz.
Katılımcı ülkelere hangi avantajlar yaratılıyor? H.G: 7.ÇP’de ülkelere özel bir uygulama yapılmıyor. 6. ÇP’de yalnızca aday ülkelere yönelik çağrılar açılmıştı. Ancak 7.ÇP’de tüm çağrılar tüm ülkelerin uygun kuruluşlarının katılımına açık durumda. Dolayısıyla programa İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya gibi büyük ülkelerle aynı koşullarda katılıyoruz.
7.ÇP’ye kimler katılabilir? Nasıl faydalanabilir? O.K: Ulusal/uluslararası kanunlar ve AB kanunlarına göre kurulmuş tüzel ve gerçek kişiler başvurabilir. Bu kapsamda, üniversiteler, araştırma merkezleri, kamu kurumları, sanayi kuruluşları ve sivil toplum örgütlerini sıralayabiliriz. Ayrıca, tüzel kişiliğe sahip olan veya olmayan KOBİ’lerin başvuruları teşvik ediliyor. Oldukça büyük bir bütçeye sahip olan 7.ÇP, bilginin, yeteneklerin ve uzmanlığın ortaklaşa kullanılabileceği Avrupa çapındaki konsorsiyumlara katılma fırsatları sunuyor. 7.ÇP’ye katılanlar, Avrupa’da ve Avrupa dışında yeni ilişkiler ağı ve pazarlar kurma fırsatını yakalayıp teknolojinin en ileri noktasını hedefleyen projelere ortak olabiliyor.
Peki, 7.ÇP’de KOBİ’ler için nasıl fırsatlar var? O.K: 7.ÇP’de, KOBİ’lerin yenilikçilik kapasitelerinin geliştirilmesi ve KOBİ’lerin teknoloji temelli yeni ürün ve pazarlara katkılarını arttırmak için “kapasiteler” özel programının altında “KOBİ Yararına Araştırma” alanı oluşturuldu. Bu alanda KOBİ’ler araştırma faaliyetlerini dışarıdan tedarik edebilir, teknolojik know-how transferi yapabilir, işbirliği ağlarını geliştirebilir ve bu sayede araştırma sonuçlarını daha iyi kullanabilir hale gelebilir. Bu fonu almanın ön koşulu ise KOBİ ve/veya KOBİ birliği statüsüne sahip olmak. AB’nin mevcut kabul edilen KOBİ tanımına göre çalışan sayısı 250’nin altında olup, yıllık cirosu 50 milyon euro veya yıllık bilânço değeri 43 milyon euro’yu geçmeyenler ve sermaye ile ilgili ön koşulları taşıyanlar KOBİ olarak kabul ediliyor. AB 7. ÇP’de KOBİ’lerin yanı sıra KOBİ Birliklerinin de desteklenmesi öngörülüyor.
Peki, bu noktada mali destek nasıl verilecek? O.K: Mali desteğin ise 2 şekilde verilmesi planlanıyor:
KOBİ’ler için Araştırma: Bu başlık altında AR-GE ihtiyacı olan KOBİ’lerin (yeni ürün, süreç geliştirmek gibi), bu ihtiyaçlarının üniversite ya da araştırma merkezlerince karşılanması hedefleniyor. KOBİ’lerin ise proje çıktılarının test edilmesi ve onaylanması aşamalarında etkin rol almaları isteniyor. Araştırma konusu olarak herhangi bir sınırlama yok. KOBİ’lerin yoğun rekabet ortamında araştırma kuruluşlarının bilgi birikimini bu yolla transfer etmeleri bekleniyor.
KOBİ Birlikleri için Araştırma: İlgili sanayi sektörlerindeki KOBİ’lerin ortak sorunlarına teknik çözümler getirmeye ilişkin olarak, proje üreten KOBİ örgütlerinin desteklenmesi hedefleniyor. KOBİ örgütlerine yönelik projelerde araştırma sonuçlarının üyelere yayılmasına önem veriliyor. Proje türünde olduğu gibi AR-GE faaliyetleri yine ağırlıklı olarak araştırma merkezlerince karşılanacak.
Bunların dışında başka fırsatlar da var mı? H.G: KOBİ’lerin faydalanabileceği bir diğer alan olan “İşbirliği” özel programında 10 tematik alan bulunuyor. Bunlar; “Sağlık”, “Gıda, Tarım, Balıkçılık ve Biyoteknoloji”, “Bilgi ve İletişim Teknolojileri”, “Nanobilimler, Nanoteknolojiler, Malzemeler, Yeni Üretim Teknolojileri”, “Enerji”, “Çevre (iklim değişikliği dâhil)”, “Ulaştırma (havacılık dâhil)”, “Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler”, “Uzay” ve “Güvenlik” tematik alanları. Bu alanlarda 7.ÇP bütçesinin en büyük payı olan toplamda 32,4 milyar euro ortaklı projeler ve destek eylemleri aracılığı ile dağıtılacak. Bu projelerde; biri koordinatör görevini üstlenen, en az 3 ülkeden 3 farklı kuruluş ya da kişilerin yer aldığı konsorsiyumlar oluşturulması gerekiyor. Bu kuruluş ya da kişiler de; üniversiteler, araştırma merkezleri, çok uluslu şirketler, KOBİ’ler, kamu kurumları ve bireylerden oluşabilir. İşbirliği özel programındaki projelere KOBİ’lerin katılması için belirli bir araştırma kapasitesine sahip olması gerekiyor. KOBİ’lerin proje amaçlarının gerçekleşmesi için ne ölçüde katkı verebileceklerini göstermeleri özellikle isteniyor ve projenin değerlendirilmesindeki ölçütlerin arasında bu kriter de yer alıyor.
“Kişiyi Destekleme” özel programında ise, üniversite – sanayi işbirliği başlığı altında KOBİ’lerin Marie Curie etkinliklerine katılımına özel bir önem veriliyor. KOBİ ve geleneksel üretim sanayilerini içine alan üniversite–sanayi işbirliğinde kurumlar arasında uzun vadeli ortaklık programlarına destek veriliyor. Bu kapsamda; sektörler arası dolaşım, deneyimli araştırmacıların işe alımı, her iki sektör arasında çalışanların değişimi ile desteklenen ortak araştırma programları aracılığıyla bilgi paylaşımının artması ve çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için destek veriliyor.
H.G: 7.ÇP’nin KOBİ’lere sağladığı en önemli fayda; KOBİ’lerin ayakta kalabilmesi için AR-GE yaparak rekabetçiliklerini arttırmaları. Bunun yanı sıra projeler çok ortaklı olduğu için, 7.ÇP KOBİ’lerin yeni pazarlara açılması gibi fırsatları da beraberinde getiriyor. Pek çok farkı kuruluşla işbirliği yaparak diğer ülkelerin deneyimlerini kendi yetenekleri haline getirmeleri de 7.ÇP’de mümkün olabiliyor. Bunun yanı sıra 7.ÇP Avrupa’da bazı teknolojilerin standartlarının oluşmasını sağlayabiliyor. Bu standartları herkesten önce belirleyen grup içerisinde yer almak çok önemli bir katkı.
7.ÇP’ye katılım konusunda KOBİ’lere destek olan kurum/kuruluşlar var mı? Bu kuruluşlara nasıl ulaşılabilir? H.G: TÜBİTAK bünyesinde bulunan AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi bulunuyor. Ofisimiz 35 tam zamanlı ve deneyimli uzmandan oluşuyor ve bu kişiler 7.ÇP’deki alanlardan sorumlu olan Ulusal İrtibat Noktaları olarak görev yapıyor. KOBİ’lere projelere katılmaları için her türlü yardımı gösteriyoruz. Özellikle çağrı dönemlerinde Türkiye’nin tüm bölgelerine giderek proje teklifi hazırlama eğitimleri veriyoruz. Türk araştırma camiası ile AB arasında “köprü” vazifesi gören bir kuruluşumuz olan TuR&Bo aracılığı ile Türk KOBİ’lerinin Avrupa’da tanıtılması için Brüksel’de etkinlikler düzenliyoruz. Avrupa Komisyonu ile temaslar sağlayarak KOBİ’lerimiz için lobi faaliyetleri yürütüyoruz. Programa katılan ülkelerden ortak arama duyurularımızı kendi veritabanlarımıza katılmış olan kuruluşlarımıza göndererek onları projelere katılmaları için teşvik ederek destek oluyoruz. Avrupa genelinde başarılı olmuş kurum ve kuruluşları Türkiye’de etkinlikler düzenleyerek KOBİ’lerimizle bir araya getiriyoruz ve birlikte yeni projelere girmelerini sağlıyoruz. Örneğin 22 Ekim 2007 tarihinde “AB 7. Çerçeve Programı Türkiye Forumu 4” isimli bir etkinliği İstanbul’da düzenliyoruz. Bu etkinliğe Finlandiya’dan Nokia, Almanya’dan Fraunhofer Gessellschaft ve DLR, İtalya’dan da pek çok başarılı kuruluşu Türkiye’ye getiriyoruz. 1500 kişinin katılmasını beklediğimiz ve 7.ÇP’de yeni ortaklıkların kurulmasını planladığımız etkinliğimize katılım ücreti bulunmuyor.
Ayrıca 5 adet destek programımızla KOBİ’lerimizi 7.ÇP yolunda mali olarak da destekliyor ve ödüllendirerek teşvik ediyoruz. Bunlar; konsorsiyum oluşturma amaçlı yurtdışı seyahat desteği, Türkiye’den çoklu ortaklık teşvik ödülü, proje önerisi ön-değerlendirme desteği, koordinatörlük özel ödülü, konsorsiyum anlaşması destek programı.
KOBİ’ler 7.ÇP konusunda sizinle nasıl çalışabilirler? Nasıl destek alabilirler? O.K: KOBİ’ler www.fp7.org.tr adresini ziyaret ederek bizlere ulaşabilirler. İlgilendikleri alandaki ulusal irtibat noktasına ulaştıklarında KOBİ’nin ihtiyaç ve istekleri doğrultusunda doğru yönlendirmeyi yapmaktayız.
Projelerde nasıl bir katkı yaratabileceğinizi anlatmalısınız? >>Avrupa’daki konsorsiyumlara katılmalısınız.
>>AB’nin KOBİ tanımına uygun olmalısınız.
>>Teknik, idari ve mali koşulları içeren bir anlaşma imzalamalısınız.
>>TÜBİTAK Ulusal İrtibat Noktaları’ndan danışmanlık desteği almalısınız.
Kaynak: KobiFinans Dergisi 16. Sayı
|