4447 Sayılı Kanun’un 47. Maddesi’ne göre; “İşsizlik Sigortası; bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenlere, uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve aile fertlerinin zor duruma düşmelerini önleyen, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren, devlet tarafından kurulan zorunlu bir sigortadır.”
Uluslararası dokuz sosyal sigorta risklerinden biri olan İşsizlik Sigortası ülkemizde ilk defa 2000 yılında uygulanmaya başlanmasıyla birlikte ülkemizde 8 sigorta riski sosyal güvenlik kapsamına alınmış oldu. Uygulanmayan sadece aile yükleri (çocuk ve kira yardımı) kaldı.
Avrupa Sosyal Şartı ve 1952 yılında imzaya açılmış olan “Sosyal Güvenliğin Asgari Normları” hakkındaki 102 Sayılı Uluslararası Çalışma Sözleşmesi’ne imza koyan üye ülkeler aşağıda yazılı olan risklere karşı çalışanlarını güvence altına almakla yükümlüdür.
>>Hastalık (sağlık yardımı)
>>Hastalık (gelir kaybını karşılayan ödenekler)
>>Yaşlılık (emeklilik)
>>İş kazası ve meslek hastalığı
>>Analık (doğum)
>>Sakatlık (malullük)
>>Ölüm
>>Aile yükleri (çocuk ve kira yardımı)
>>İşsizlik
Bahse konu uluslararası sözleşmeye ülkemiz de imza koymuş olmakla birlikte, İlk yedi sosyal riske karşı ülkemizde var olan Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), kendisine bağlı olanlara güvence sağlamaktadır.
Son ikisi olan Aile Yükleri ile İşsizlik riskine karşı ise 1999 yılına gelinceye kadar herhangi bir güvence ortada yok iken 4447 Sayılı Kanun ile bağımlı çalışan işçiler için İşsizlik Riski güvence altına alınmıştır. Ancak aynı kanun gereğince ilk prim kesintisi Haziran 2000’de başlamış ve ilk İşsizlik Sigortası ödemeleri de 2002 yılının Şubat ayında başlamıştır.