KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   22 Kasım 2008, Cumartesi
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Pazarlama
Satış
Yönetim
Vergi ve Muhasebe
e-Ticaret
KOBİ Destekleri
Kişisel Gelişim
Dış Ticaret
Yeni Girişim
Marka
Finansman
Ofis Teknolojileri
Kalite
İnsan Kaynakları
Bayilik ve Franchising
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Risk Yönetimi
İnovasyon

En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

Çeklerde Müracaat Hakkı Ve Zaman Aşımı
Umut GÜNDÜZ

Teknoloji yeni imkanlar sundukça ödeme aracı olarak yaygınlığı kaybedecek olan çek gelişmekte olan piyasalarda halihazırda yaygın kullanıma sahiptir. Her ne kadar kanunda yasal dayanağını bulmasa da çeke vade konması çekin diğer kıymetli evraklara nazaran daha çok kabul görmesine sebep olmuştur. Her yaygın kullanılan ödeme aracında olduğu gibi çekin kullanımında da sorunlarla karşılaşılmakta olup mevzuatta çeke dayalı toplu bir düzenlemeye rastlanmamaktadır. Bu yazıda çeklerle ilgili genel bir bilgi verilmesini müteakip müracaat hakkı ve zamanaşımı konuları irdelenecek olup çekin karşılıksız çıkması durumu da dikkate alınacaktır.

Bilindiği üzere emre muharrer senetlerden olan çek, Türk Ticaret Kanunu’nun 692’nci maddesinde belirtildiği üzere aşağıdaki unsurları ihtiva etmek zorundadır:

1. "Çek" kelimesini ve eğer senet Türkçeden başka bir dille yazılmış ise o dilde "Çek" karşılığı olarak kullanılan kelimeyi;

2. Kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedelin ödenmesi için havaleyi;

3. Ödeyecek kimsenin "muhatabın" ad ve soyadını;

4. Ödeme yerini;

5. Keşide gününü ve yerini;

6. Çeki çeken kimsenin (Keşidecinin) imzasını;

Yukarıdaki unsurlardan herhangi birini içermeyen çek, çek olma özelliğini kaybeder ve adi bir senet gibi muamele görür. Fakat bu kuralın istisnası olarak TTK 693’üncü maddesine istinaden çekte ayrıca belirtilmemişse muhatabın adı ve soyadı yanında gösterilen yer ödeme yeri sayılır. Muhatabın ad ve soyadı yanında birden fazla yer gösterildiği takdirde çek, ilk gösterilen yerde ödenir. Böyle bir ibare ve başka bir kayıt da mevcut değilse çek muhatabın iş merkezinin bulunduğu yerde ödenir. Bir senedin çek vasfını kazanabilmesi TTK.692’nci maddesinde yazılı şekil şartlarının metinde bulunmasına bağlıdır. Eğer bunlardan mevcut olmayan varsa, bunun 693. madde nazara alınmasına rağmen unsur eksikliği giderilemiyorsa, o belgeye çek niteliği verilemez ve bu nedenle 3167 sayılı "Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun"un tatbiki mümkün değildir.

Ayrıca, keşide yeri gösterilmemiş olan çek, keşidecinin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde çekilmiş sayılır.

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre çek, görüldüğünde ödenir. Buna aykırı herhangi bir kayıt yazılmamış hükmündedir. Keşide günü olarak gösterilen günden önce ödenmek için ibraz olunan bir çek ibraz günü ödenir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 708’inci maddesinde "Bir çek, keşide edildiği yerde ödenecekse on gün; keşide edildiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.

Ödeneceği memleketten başka bir memlekette keşide edilen çek, keşide yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay ve ayrı ayrı kıtalarda ise üç ay içinde muhataba ibraz edilmelidir.

Bu bakımdan, bir Avrupa memleketinde çekilip ve Akdeniz’de sahili bulunan bir memlekette ödenecek olan ve bilmukabele Akdeniz’de sahili olan bir memlekette çekilip bir Avrupa memleketinde ödenmesi lâzım gelen çekler aynı kıtada keşide edilmiş ve ödenmesi şart kılınmış sayılır.

Yukarda yazılı müddetler, çekte keşide günü olarak gösterilen tarihten itibaren işler." Hükmü yer almaktadır. Kanuni ibraz sürelerinin dışında ancak keşidecinin muvafakati ile ve ihtiyari olarak ödenebileceği ise T.T.K.’nın 711. maddesinde hükme bağlanmış bulunmaktadır. Yukarıda çekin ibrazına ilişkin açıklamalar çekin takas odasına ibrazında da hüküm ifade etmektedir.

Çek hamili elindeki çeki kanuni süresi dâhilinde ibraz ettiği halde çekin ödenmediği veya ödemeden imtina edildiğini;

1. Resmi bir vesika ile (Protesto);

2. Muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle, çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla;

3. Bir takas odasının, çek vaktinde teslim edildiği halde ödenmediğini tespit eden tarihli bir beyanı ile;

Tespit ettirdiği takdirde hâmil; cirantalar, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı müracaat haklarını kullanabilir. Yasal süresinde ibraz edilen çek bedelinin ibrazdan önce bloke edildiğinden bahisle alacaklının borçluyu karşılıksız çekten dolayı takip hakkının doğmadığı savunulamaz.(T.C. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E:2002/8023 K:2002/9232). Yani çek hamilinin, borçlulara karşı müracaat hakkını kaybetmemesi için çeki süresinde ibraz etmesi ve ibraz edildiği halde ödenmediğini ve ödemeden imtina keyfiyetini tevsik etmesi yeterlidir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 1990/8103 K. 1991/1773) Aksi takdirde muhatap bankaya süresinde ibraz edilmeyen belge çek vasfını kaybeder ve TTK hükümlerine istinaden hamil cirantalar aleyhine genel haciz yoluyla takip yapamaz.(Yargıtay 12. H.D. E:1996/6076 K:1996/6216). TTK’nın 708’inci maddesinde yer alan kanuni süresinden sonra ibraz edildiği halde karşılıksız çıkan çekler için, 3167 sayılı Yasanın 16. maddesine muhalefetten doğan suç unsurlarının da oluşmadığı sonucuna varılır.(Yargıtay 10. Ceza Dairesi E:1992/13280 K:1993/103).

3167 Sayılı Yasanın 16/2. maddesinde belirtildiği üzere karşılıksız çek vermek suçundan dolayı takibat yapılması çek hamilinin şikayetine bağlıdır. Yasada şikâyetin süresi yönünden herhangi bir hüküm bulunmadığından bu suçlarda takibat için çek hamiline, karşılıksız çıkan çeke dayalı şahsi dava açmak için 6 aylık müddet tanınmıştır. Şikayet hakkı için altı aylık müddet çek hamilinin çekin karşılıksız bulunduğunu tespit ettirdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (TC Yargıtay Ceza Genel Kurulu E:1989/7-379 K:1990/17)  Süresinde ibraz edilmeyen çek’e dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına dava yoluyla kavuşabilmesi için ya doğrudan temel ilişkiye dayanarak bir tahsil davası ya da TTK.’nın 730/14’üncü bendi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken ve aynı yasanın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvurması gerekir.(Yargıtay 11. H.D. E:1999/1590 K:1999/3442). Temel ilişkiye dayanarak açılan davalarda zamanaşımı Borçlar Kanunu 125. maddeye istinaden 10 yıldır.

26.2.2003 tarihinde kabul edilen 4814 sayılı kanunla değişik 3167 sayılı "Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun"un 5’inci maddesine göre çekin ibrazında karşılığının tamamen ödenmemesi veya çek hamili tarafından kısmî ödemenin kabul edilmemesi halinde, ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin üzerine yazılır ve çek, üzerine imzası alınarak hamiline geri verilir. Çekin ön ve arka yüzünün fotokopisi banka tarafından saklanır. Aynı Kanunun 9 uncu maddesinde: "Muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için üç yüz milyon liraya kadar ve kısmen karşılığının bulunması halinde ise bu miktarı her çek yaprağı için üç yüz milyon liraya tamamlayacak biçimde ödeme yapmakla yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdî kredi sözleşmesi hükmündedir.

Yukarıda belirtilen sorumluluk miktarı, Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığınca yayımlanan toptan eşya fiyatları yıllık endeksindeki değişmeler göz önünde tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmî Gazetede yayımlanır." hükmü yer almaktadır. 3167 sayılı Kanun uyarınca, süresinde ibraz edilen, ancak karşılığı bulunmayan veya yetersiz kalan her çek yaprağı için muhatap bankanın keşideci dışındaki hamile ödeme yapmakla yükümlü olduğu tutar 29 Ocak 2007 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 410 YTL olarak belirlenmiştir.

Süresinde ibraz edildiği halde bankanın bu tutarı ödememesi halinde, çek hamilinin yasada belirtilen tutar kadar "kanundan dolayı" alacak hakkı doğmuş kabul edilir. Yani her ne kadar bankanın ödemesi çekin karşılıksızlığına dayalı da olsa, hamile ödemek zorunda kaldığı tutar çekten değil, yasadan dolayıdır. Bir mahkeme ilamına bağlı olan yahut yasaya tabi bulunan her türlü alacaklar "özel bir zamanaşımı ayrıca tanzim edilmemişse" 10 yıllık zamanaşımına tabi olur.

Yeterli karşılığı olmadığı için çeki kısmen veya tamamen ödemeyen muhatap banka, hesap sahibinin kendisinin veya vekil ve temsilcilerinin elinde bulunan bütün çek karnelerini aldığı bankalara geri vermesini, aynı kanunun 8 inci madde hükümleri gereğince düzeltme işlemlerini yerine getirmeden bir yıl müddet ile çek keşide edemeyeceğini ve aksine davranışların cezai müeyyideleri gerektireceğini, ibraz tarihini izleyen on işgünü içinde, hesap sahibine iadeli taahhütlü mektupla tebliğ etmek zorundadır. Hesap sahibi, ihtar mektubunu aldığı ya da almış sayılacağı tarihten itibaren en geç yedi iş günü içinde çekin karşılıksız kalan kısmını yüzde on tazminatı ve ibraz tarihinden ödeme gününe kadar geçen süre için 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte ödemek suretiyle düzeltme hakkını kullanırsa, çek keşide etmek hakkını yeniden kazanır

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 726 ncı maddesine göre "Hâmilin; cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.

Çek borçlularından birinin diğerine karşı haiz olduğu müracaat hakları bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı dermeyan edildiği tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmü yer almaktadır.(Yargıtay 12.H.D. E:2003/12110 K:2003/13929). Karşılıksız çeklerde altı aylık zamanaşımı süresi hesap sahibinin muhatap bankanın ihtarını aldığı ya da almış sayıldığı tarihten itibaren yedi iş gününün hitamında başlar.(Yargıtay 7. Ceza Dairesi E:1991/8741 K:1991/13974). Diğer bir ifadeyle hesap sahibinin ihtar mektubunu aldığı veya 12’nci madde gereğince aldığının kabul edildiği tarihten itibaren 7 işgünü içinde düzeltme hakkını kullanmaması halinde bu sürenin sonunda şikayet hakkı doğmaktadır.( Yargıtay Ceza Genel Kurulu`nun 24.12.1990 gün ve 1990/7-338 E., 1990/3546 K. Sayılı Kararı)

Bir diğer husus olarak TTK’nın 662. maddesi hükmüne göre zamanaşımı; dâva açılması, takip talebinde bulunulması, dâvanın ihbar edilmesi veya alacağın iflâs masasına bildirilmesi sebepleriyle kesilir.

Yukarıda yer verilen detaylı açıklamalar ticari hayatta çeklerle ilgili karşılaşılan tüm sorunları çözmekte elbette yetersiz kalacak olup her durumu kendi koşullarında değerlendirmek gerekmektedir. Ancak genel hatlarıyla yukarıdaki açıklamalar, ticari teamülde sıkça rastlanmayan zamanaşımı konusunda detaylı bilgi verme amacını taşımaktadır


Kaynak : www.vergidegundem.com

 
 
Bu yazı 4447 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

Bono Nedir? Taşıması Gereken Yasal Unsurlar Nelerdir?
Çek Nedir? Taşıması Gereken Yasal Unsurlar Nelerdir?
Karşılıksız Çek Kesmenin Yaptırımı Nedir?
Poliçe Nedir? Taşıması Gereken Yasal Unsurlar Nelerdir?
Poliçede Ödeme Ve Zamanaşımı
 
  Üyelik Girişi
BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik