 |
|
Kefalet Sözleşmesi Nedir?
|
|
“Kefalet akdi ile kefil, asıl borçlunun alacaklısına karşı asıl borcun ödenmesini taahhüt eder.” (BK 483)
Kefalet üçüncü bir kişinin, borçlunun borcunu ödememesi halinde borçtan şahsen sorumlu olmayı alacaklıya karşı taahüt ettiği bir sözleşmedir.
Kefil tarafından, üçüncü bir şahsın (borçlunun) borcunun geri ödeneceği, alacaklıya karşı taahhüt edilir. Bu nedenle kefalet sözleşmesinde, üçlü bir ilişki ortaya çıkmaktadır. Ancak, asıl borçlu kefalet akdinde taraf değildir.
Kural olarak kefilin alacaklı veya borçlu dışında üçüncü bir şahıs olması gereklidir.
Kefalet Sözleşmesinin Özellikleri Nelerdir? Kefalet akdi, geçerli bir asıl borca bağlı olarak hüküm ifade eder. Kefaletin temin ettiği asıl borcun dışında herhangi bir şekilde değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu niteliği gereği kefalet, asıl borç hangi sebepten olursa olsun sona erdiği takdirde, kendiliğinden sona erer.
İkincil niteliğinin yanısıra, kefalet kendi hukuki sebebi, içeriği olan tamamen bağımsız bir akittir. Bu yüzden, kefil ödemede bulunurken asıl borcu değil, kendi borcunu ifa eder ve kefilin ödemesi ile asıl borç değil, kefalet borcu sona erer.
Özellikleri:
- Geçerli bir asıl borcun bulunması zorunludur.
Bu kuralın istisnası : Hata veya ehliyetsizlik sebebiyle asıl borçlunun sorumluluğuna gidilemeyen hallerde; eğer kefil akdin borçludan kaynaklanan bu eksikliğini baştan beri biliyor ise, kefilin sorumluluğu devam eder.
- Kefilin sorumluluğu, asıl borçludan daha ağır ve farklı olamaz.
Bu kuralın istisnası; asıl borçlunun konkordato ilan etmesi halinde ortaya çıkar.Konkordato tasdik edildiği takdirde, asıl borçlu konkordato ile belirlenen oranda yükümlü olurken, kefil asıl borcu ödemek zorunda kalabilir.
- Alacak asıl borçluya karşı muaccel (ileri sürülebilir durumda) olmadan, kefile karşı muaccel olamaz.
- Asıl borç bir şarta bağlı ise, kefil kayıtsız şartsız bir taahhüt altına giremez.
- Kefalet alacağı, asıl alacaktan ayrı olarak temlik edilemez.
- Kefil, asıl borçluya ait bütün def’ileri alacaklıya karşı ileri sürebilir.
- Alacaklı, ihtilaf halinde sadece kefaleti değil, asıl borcun varlığını da ispat etmek zorundadır.
Kefalet akdi, ikinci derecede bir akittir. Zaman bakımından, asıl borcun ödenmemesi halinde kefil takip edilebilir. Yükümlülük açısından ise, asıl borç muaccel (ileri sürülebilir durumda) olduktan sonra kefalet muaccel olabilir.
Kefil, asıl borcu yerine getirmez; fakat asıl borcun yerine getirilmemesinden doğan zararı tazmin eder.
|
| |
|
| |
|
Bu yazı
2606 kez okundu. |
| |
|
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
|
| |
|
|
|
|
|