 |
OSB’lere Ar-Ge Merkezleri
Osman AROLAT
Dünya Gazetesi Köşe Yazarı
|
|
Yeni AR-GE Yasası, Türkiye’de sayıları çok az olan 50’den fazla AR-GE elemanı çalıştıran kuruluşlara imkanlar getiriyor. Yenilerinin ortaya çıkmasına imkan hazırlıyor. Bağımsız AR-GE şirketlerinin kurularak KOBİ’lere rekabet öncesi hizmet vermelerine, onları işbirliğine yöneltmelerine imkan tanıyor. Yabancı firmaların AR-GE merkezlerini Türkiye’ye taşımalarına çağrı hazırlıyor. Sanırım yönetmeliklerde OSB’lerde teknoparklar gibi AR-GE merkezleri kurulmasını teşvik edecek unsurların bulunmasında da yarar olacak.
Türkiye yeni AR-GE Yasası’nın yönetmeliklerini hazırlayarak bu alanda önemli gelişmelere kapı açmak istiyor. Yeni yasa ile bir yandan sayıları sadece 100 civarında kalan 50’den fazla AR-GE elemanı çalıştıran kuruluş sayısında yaratılan imkanla artış bekliyor. Bir yandan bağımsız AR-GE kuruluşlarına destekle KOBİ’lerin rekabet öncesi işbirliği çalışmalarına imkan tanıyıp, destek veriyor. Böylece KOBİ’ler arasında işbirliklerinin geliştirilmesini gündeme getiriyor. Bir yandan da yabancı şirketlerin AR-GE merkezlerini bu olanaklara bağlı olarak Türkiye’ye getirmelerine yol açacak bir imkan yaratıyor. Bütün bunların sonucunda GSMH’nin binde 7.6’sı sayesinde olan AR-GE harcamalarının önce yüzde 1’ler seviyesine çıkması amaçlanıyor. Ardından da 4-5 yıl içersinde yüzde 2’leri aşıp gelişmiş ülkeler seviyesine yaklaşması amaçlanıyor.
Vergi Konseyi Başkanı Mustafa Uysal, konu ile ilgili değerlendirme yaparken 50 AR-GE uzmanının bir araya gelmesiyle kurulacak bağımsız AR-GE merkezlerinin KOBİ’ler açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Temel amaç Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak için rekabetten önce verimlilik artırıçı işbirliği projelerini geliştirmektir. Birden çok şirketin bir araya gelerek teknolojik altyapısını geliştirmek, üretim yapılarını standart hale getirmeyi sağlar. Bunu sağlamaları durumunda işletmeler birim maliyetlerini aşağıya çekecek ve uzmanlaşacaklardır" açıklamasını yaptı.
Uysal, rekabet öncesi işbirliğinin sadece KOBİ’lerin değil, büyük şirketlerin de faydalanabileceği imkanlar yaratabileceğini belirterek, "Rekabet öncesi işbirliğinde standart verimliliği artırmada en düşük maliyetle en verimliliği yakalamak amaçlanır" değerlendirmesini yaptı. Türkiye’nin genel olarak dış ticaret ve cari açık veren bir ülke olduğunu öne süren Uysal, "Sürdürülebilir büyümeyi sağlarken, büyümenin gerekli olduğu ithalatı da yapmak mecburiyetindeyiz. Bu yönüyle iç tasarruflara ihtiyacımız var. Ülkemiz ihracat ve ithalat dengesinde daha yüksek katma değerli ürünler ihraç ediyor olmalı. Bu yönü ile AR-GE faaliyetleri çok önemli. Bu elbette sadece devlet kaynağı ile gerçekleştirilemez. Devlet altyapıyı etkin hale getirmek ve teşvik mekanizmaları ile bu ortamı oluşturmakla sorumludur. Ancak, özel sektörün AR-GE’ye daha zor kaynak ayırmaları ayrıca gerekir. Zaman içinde bu hedefe ulaşılacaktır" değerlendirmesini yaptı.
Bize göre bağımsız AR-GE merkezlerinin kuruluş alanları organize sanayi bölgeleri olmalıdır. Tıpkı teknoparklar gibi önce gelişmiş OSB’lerden başlanarak AR-GE merkezleri kurulmalı, OSB içersindeki kuruluşlara hizmet vermelidir. Bunun yanı sıra kümelenme çalışmalarının yapıldığı merkezlerde de AR-GE merkezleri kurularak işbirliklerini pekiştirebilir. Türkye’de ARGE merkezlerinin kurulup gelişmesi hem üretimimizi daha rekabetçi kılmaya, hem yaratıcı ve yenilikçi gelişmelere, hem ürünlerimizin katma değerinin artmasına hem de ithalat ihracat dengesini olumlu kılacak, yerli girdinin çoğalmasına neden olacaktır. Bu da sürdürülebilir büyümeyi ve gelişmeyi sürekli kılacaktır.
Kaynak: Dünya Gazetesi
www.dunyagazetesi.com.tr
|
| |
|
| |
|
Bu yazı
882 kez okundu. |
| |
|
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
|
| |
|
|
|
|
|