KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   08 Ocak 2009, Perşembe
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU
Pazarlama
Satış
Yönetim
Vergi ve Muhasebe
e-Ticaret
KOBİ Destekleri
Kişisel Gelişim
Dış Ticaret
Yeni Girişim
Marka
Finansman
Ofis Teknolojileri
Kalite
İnsan Kaynakları
Bayilik ve Franchising
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Risk Yönetimi
İnovasyon

En Çok Okunanlar

İpuçları

Hukuk Terimlerinin Ne Anlama Geldiğini Merak Ediyor musunuz ?

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Punk Marketing

R.LAERMER&M.SIMMONS

İş Kazaları, Sanayide 20 Milyon Gün Kaybı Yarattı

İş kazaları Türkiye’de 500 milyon dolarlık ekonomik kayıp oluşturuyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) hesaplamalarına göre 2005 yılında yaşanan 74 bine yakın iş kazasının Türk sanayiine maliyeti ise 20 milyon iş günü kaybı oldu.

İşyeri güvenliği ve işçi sağlığı bakımından Avrupa’nın en kötü performansını sergileyen Türkiye’de, iş kazalarının yarattığı yıllık ekonomik kayıp, en basit hesaplamayla yarım milyar doları buluyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) hesaplamalarına göre 2005 yılında yaşanan 74 bine yakın iş kazasının Türk sanayiine maliyeti ise 20 milyon işgünü kaybı oldu. İşyeri güvenliği ve işçi sağlığına ilişkin gerekli tedbirleri almayan Türk işverenini ise önümüzdeki dönemde önemli yaptırımlar bekliyor. AB uyum sürecinde İş Kanunu ve Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliklerin yanı sıra iş güvenliği ve işçi sağlığına ilişkin çıkarılan 33 direktif işverene ağır sorumluluklar yüklerken işyeri sahipleri gerekli tedbirleri almamaları durumunda ağır maddi cezaların yanı sıra kapatma ve ruhsat iptali gibi tehlikelerle karşı karşıya kalacaklar.

İş güvenliği bakımından Avrupa’nın en geri ülkesi konumundaki Türkiye, ölümlü kazalar başta olmak üzere iş kazaları sayısı bakımından da dünyanın önde gelen birkaç ülkesi arasında. İşletmelerin ancak yüzde 8’inin denetlenebildiği Türkiye’de, işçi sağlığına ilişkin gerekli tedbirleri almayan Türk işverenini, önümüzdeki dönemde önemli yaptırımlar bekliyor. Bugüne kadar, ağırlıklı olarak meydana gelen kazaları inceleyip tekrarlanmaması için önlem almakla yükümlü kılınan işverenin, yeni dönemde proaktif bir yaklaşım sergilemesi gerekiyor. Yani tehlike daha oluşmadan gerekli tedbirleri alması gereken işverenin çalışanlarını karşı karşıya bulundukları tehlikeler ve korunma yöntemleri hakkında bilgilendirmesi, belirli aralıklarla eğitime tabi tutması hatta uygulamalı olarak tatbik ettirmesi gibi uygulamalar da sorumlulukları arasında bulunuyor.

Yeni uygulamanın getirdiği en önemli değişikliğin "kişisel risk yönetimi" olduğunu söyleyen Artı Eğitim Danışmanlık Kurucusu Ali Rıza Tiryaki bu sayede henüz tehlike oluşmadan doğabilecek riskleri ortadan kaldırmanın amaçlandığını belirtti. Tiryaki, “Eski mevzuata kaza odaklı bir yaklaşım hâkimdi. Meydana gelen kazaları kayda alın, inceleyin, tekrarlanmaması için önlem alın" şeklinde bir anlayışı vardı. Proaktif bir yaklaşımla ele alınan yeni uygulama ise kaza meydana gelmeden potansiyel tehlikelerin değerlendirilip ortadan kaldırılmasına dayanıyor" diye konuştu. Özellikle endüstrinin belli alanlarında çalışmanın bazı özel prosedürler gerektirdiğine işaret eden Tiryaki, "tehlikeli işler" olarak nitelenen yüksek yerler, yeraltı, tanklar, kapalı alan ve sınırlı alan gibi yerlerde çalışan işçilerin riskli işlere karşı her türlü tedbirle donatılması gerektiğine işaret etti.

İşyeri sahiplerinin her türlü teçhizat ve donanımın doğru kuşanılmasından, bir tehlikeyle karşılaşıldığında ne yapılacağına kadar tüm temel eğitimleri çalışanlarına aldırmak zorunda olduğunu ifade eden Tiryaki, "Her çalışanın, bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunda ne yapması gerektiğini refleks olarak kazanmış olması gerekiyor. Çünkü bu tür riskli işler yüzde 100 performans gerektiriyor. Aksi takdirde arkadaşını kurtarayım derken, kendisini de tehlikeye atabiliyor. Bu nedenle özellikle uygulamalı iş güvenliği eğitimlerinin belirli aralıklarla tekrar ettirilip çalışanlarda refleks haline getirilmesi gerekiyor" dedi. Yeni uygulamaya göre 40 yıl sonra karşılaşılacak bir olumsuzlukta bile, işverenin geçmişteki ihmali nedeniyle sorumlu tutulabileceğini belirten Tiryaki, ILO’nun ortaya koyduğu "tek bir işçinin kaybının bile işveren için 7300 işgünü kaybı anlamına geldiği" yönündeki rakamların da elverişsiz çalışma koşullarının ekonomide yarattığı bir diğer önemli kayba işaret ettiğini vurguladı.

2005 Yılı İş Kazası İstatistikleri
>>
Toplam iş kazası: 73 bin 923

>>İş kazaları sonucu ölüm:1.070

>>İş kazaları sonucu sürekli iş görmezlik: 1.374

>>İş kazaları nedeniyle ekonomide oluşan işgünü kaybı: 1 Milyon 791 Bin 292

Kaynak : Referans Gazetesi/Ceyda Çağlayan

 
 
Bu yazı 2271 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

 
  Üyelik Girişi
Haberler

Serbest Bölgelerde Ticaret Yüzde 4,1 Oranında Arttı

30/12/2008

2008’de 13 OSB Tamamlanıyor

26/02/2008

Röportaj
"Yabancı Yatırımcının Gidebileceği Bir Yer Yok"
Selin SAYEK

Konuk Yazar

Osman AROLAT
OSB’lere Ar-Ge Merkezleri

İbrahim YETKİN
Miras Hukukunun Değiştirilmesi Olumlu Bir Adımdır

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2009
Content by Kolay İçerik