8,5 milyar dolara yaklaşan cirosuyla dünyanın en büyük doğrudan satış şirketlerinden biri olan Amway’in merkezi ABD’nin Michigan eyaletinin Grand Rapids şehrinde. 50’nci yılını kutlayan Amway’in başkanlığını ise, Amway kurucularından Rich DeVos’un en küçük oğlu olan Doug DeVos sürdürüyor. Şirketi aile, özgürlük, umut ve kazanç gibi belli temeller üzerine oturttuklarını söyleyen DeVos, bundan sonra da bu değerlere sıkı sıkıya bağlı kalacaklarının altını çiziyor.
Krizin anavatanında bulunan bir şirket olarak krizin etkilerini siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Amway olarak çok iyi durumdayız. Hem doğrudan satış sektöründe olduğumuz, hem de hızlı tüketim ürünleri satan bir şirket olduğumuz için krizden daha az etkilendik. Zaten biz ekonominin hem iyi hem de kötü dönemlerinde sürdürülebilir bir başarı yakaladık. Doğru şeyler yapılırsa, ekonomik ortam ne olursa olsun iyi sonuçlar alınacaktır.
Peki siz neler yapıyorsunuz? Bu tür sıkıntılı dönemlerde yapmamız gereken, ürünlerimizin değerlerini ve farklılığını daha iyi ortaya koymak. Bu yolla, başka ürünleri alan kişilerin bizi tercih etmelerini sağlamak istiyoruz, bunun için çalışıyoruz. Bu dönemlerde tüketiciye sunduğumuz ürünlerin daha gelişmiş, hizmet ve servisin daha iyi olması bizim için çok önemli. Şu an bulunduğumuz konumdan ve işlerimizden gayet memnunuz. 2009 için yüzde 9 büyüme hedefliyorduk. Şu anda onun daha altında yüzde 5’ler seviyesinde büyüme olacağını tahmin ediyoruz. Bizim için bu dönemlerde en önemli şey, tüketici eğilim ve davranışlarını iyi takip edebilmek. Krizden dolayı tüketicilerin davranış ve beklentilerinde değişiklik varsa, kendimizi tüketiciye göre ayarlıyoruz.
Kriz nedeniyle serbest girişimci sayısınız arttı mı? Tabii genel bir artış var ama pazardan pazara değişkenlik de görüyoruz. Çünkü işsiz kalanların derhal para kazanması gerektiği için doğrudan satış çözüm olmuyor. Bu işte para hemen değil, belli bir süreç sonunda kazanılıyor. Bu yüzden de bu işi daha uzun vadeli düşünenler geliyor.
Peki kriz yüzünden tüketici davranışlarında ne tür değişmeler gözlemliyorsunuz? Bizim için ürünlerin fiyatının düşük olması değil, her ürünün yarattığı değer ve kalite önemli. Dolayısıyla ucuz üründen çok, gerçekten farklı ve değerli ürün yapma hedefindeyiz. Tüketici, verdiği paranın karşılığını tam olarak aldığını hissetmeli.
Bu ortamda yeni ürünleri piyasaya sürmeyi düşünüyor musunuz? Her zaman… Ana ürün gruplarımız olan kozmetik ve yaşam ürünlerinde bu tür çeşitliliklere her zaman açığız. Sürekli farklı kesimlere hitap eden ürünler geliştiriyoruz.
15’inci büyük pazarınız konumunda olan Türkiye ile ilgili ileriye dönük stratejiniz neler? Türkiye ekonomisi büyüdükçe bizde onunla büyüyeceğimize inanıyoruz. Potansiyeli yüksek ve bizim için çok önemli bir pazar.
Kaynak: Bu röportaj, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, İşte İnsan Gazetesi’nden derlenmiştir.
www.isteinsan.com.tr
|