Aileniz, arkadaşlarınız, komşularınız arasında, mutlaka elinde bir broşürle size kozmetik ürünler satmaya çalışan “güzellik danışmanları”na rastlamışsınızdır. Bu kişiler, satışlardan elde ettikleri ciro üzerinden prim kazanırlar. Aslında kozmetik ürün satışı, birçok kadın için çok cazip bir iş. Bu yolla, hem kendi kozmetik ürün ihtiyaçlarınızı karşılayabilir, hem de ekstra gelir elde edebilirsiniz. Fakat iş bununla sınırlı değil. 1967’de İsveç’te kurulan, 16 yıldır Türkiye’de hizmet veren kozmetik markası Oriflame’in, Türkiye’de bu şekilde çalışan 135.000, dünyada ise 2,7 milyon güzellik danışmanı var.
Bu sistem içinde, güzellik danışmanlığıyla başlayıp, satış ekibinizi geliştirerek liderlik, direktörlük, altın, safir, elmas executive veya başkanlık gibi farklı unvanlar alarak yükselebiliyorsunuz. Oriflame’de her yıl, dünya çapında en iyiler açıklanıyor. 2008’in Türkiye 1’incisi olan Özgül Cingil, şu ana kadar 17 direktör yetiştirdi, o direktörlerin altında liderler ve danışmanlarla birlikte, 20.000 kişilik bir satış ekibi oluşturdu. Bu başarı ona "altın executive direktör" unvanı ve 30.000 dolar ödül getirdi. Oriflame için çalışan 135.000 kadın arasından, Türkiye 1’incisi ve dünyada 2,7 milyon kadın arasından 10’uncu oldu.
1960 Nevşehir doğumlu Cingil, öğretmen lisesinden mezun oldu ama dönemin siyasi olayları nedeniyle öğretmenlik yapmak istemedi. Çok sevdiği öğretmenlik mesleği yerine, Öğretmenler Bankası’nda memur olarak işe başladı. 1,5 yıl çalıştıktan sonra evlenip, eşiyle birlikte 1979’da İstanbul’a yerleşti. Bu sırada bir kızı oldu ve uzun sürecek bir ev kadınlığı dönemi başladı. Ev kadınlığına bir türlü alışamayan ve bir arayış içine giren Cingil, kızı 12 yaşına gelince, gazetede gördüğü ilana başvurarak, bir temizlik şirketinde part-time çalışmaya başladı. Ev kadınlarını ziyaret edip, şirketin temizlik ürünleri hakkında bilgi veren Cingil, burada insan ilişkileri konusunda çok şey öğrendi. Daha sonra gittiği bir kermeste ise, tesadüfen Oriflame ile tanıştı. Kendi kozmetik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla üye olduğu Oriflame’in ürünlerini, kendi yakın çevresinde satmaya başladı. Bir müddet sonra, tanıştığı bir direktörün kazandığı parayı duyunca, bu işte kariyer imkanı görmeye başladı.
Şubeleri Olan Ana Bayi Gibiyiz Cingil direktörlerin, şirketin kadrolu elemanları kadar etkili olduğunu söylüyor: “Kendi şirketinizin genel müdürü gibi oluyorsunuz. Bu işin püf noktası ekip kurmak. Sadece satış yaptığınızda, cep harçlığı kazanıyorsunuz ama kendi ekibinizi kurduğunuzda, şubeleri olan ana bayi gibi oluyorsunuz. Kaydettiğim her insan, bana bağlı oluyor, onun altındaki insanlar da ağacı büyütmeyi sağlıyor. Benim satış ekibim 20.000’in üzerinde. Direktörler lidere, liderler danışmanlara bilgi aktarımı yaparak iletişim halinde kalıyorlar.”
Cingil şu sıralar, o toplantıdan o toplantıya koşarak satış ekibini yetiştirmeye çalışıyor. Ayın 3’te 1’ini şehir dışı seyahatlere ayırıyor. Eşi tekstil şirketini kapatıp, ona yardım etmeye başlamış. Hatta Işık Üniversitesi’nden mezun olan kızı da, bir şirkette ürün sorumlusu olarak çalıştıktan sonra ’Anne ben hiç bir işte senin kadar kazanıp, senin kadar takdir göremem’ diyerek anne mesleğine soyunmuş, o da direktör olmuş.
Kozmetik ve güzellik ürünleri alanında faaliyet gösteren Oriflame, 1967’de İsveç’te kuruldu. 16 yıldır Türkiye’de olan Oriflame’in, 60 ülkede 7.000 çalışanı var. Şirketin 2007 cirosu ise 1,1 milyar euro.
Kaynak: Bu haber, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için derlenmiştir.
www.yenibiris.com
|