"Altın değerindeki" vakitlerini İstanbul’un karmaşık trafiğinde yitirmek istemeyen işadamları, şehir içi yolculuklarında bile helikopter kullanmaya başladı.
Holding patronları, İstanbul’un bir yakasından diğerine giderken köprü trafiğine takılmamak için helikoptere binmeyi tercih ediyor. Artan taleple birlikte hava taksi işletmeciliği yapan firma sayısı 4 yılda neredeyse ikiye katlandı.
34 olan helikopter işletmecisi sayısı 58’e çıktı. Ancak İstanbul’da artan helikopter trafiği, pist sorununu da beraberinde getirdi. Şehirde yeterli pist bulunmadığı için helikopterler okul bahçelerine, otoparklara ya da standart dışı yapılan beton pistlere iniyor. Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan Heliport Yönetmeliği’ne göre, helikopter pistlerinin belli standartları taşıması ve pilotun kalkışa geçmeden önce kuleyi ineceği yer konusunda bilgilendirmesi gerekiyor. Şu anda İstanbul’da 130 adet heliport (helikopter pisti) bulunuyor. Fakat bunların sadece 19’u işletme sertifikasına sahip.
Ulaştırma Bakanlığı, sorunların büyümesi üzerine denetimleri artırma kararı aldı. Konuyla ilgili yeni bir yönetmelik çıkarmaya hazırlanan bakanlık, lisanssız pistleri yasaklayacak. Atıl durumdaki heliportlarda ise çevre düzenlemesine gidilecek. Söz konusu alanların yapımını üstlenen CNC İnşaat ve Danışmanlık Şirketi Genel Müdürü Can Kadir Kuş, pist yaptırmak isteyenlerin "Şuraya bir beton atsak olmaz mı?" şeklinde taleplerde bulunduğunu belirtiyor. Seçim döneminde yaşanan helikopter kazalarına dikkat çeken Kuş, "Sadece beton atmakla bu iş olmuyor. Hem pistlerin kaldırma gücü hem de çevre düzenlemeleri emniyete uygun değil." diyor. Standartlara uygun bir pistin maliyeti 50 bin doları buluyor. Geçen yıla kadar 700 YTL olan lisans fiyatları ise 18 bin YTL’ye çıktı. Şimdilerde Eczacıbaşı’nın Kanyon binası üzerine bir pist yapma hazırlığı içinde olan CNC İnşaat, Anadolu Sağlık Grubu ve Formula 1 pistindeki heliportların danışmanlığını da üstlendi.
Formula 1 yarışları döneminde Çırağan Sarayı’nda kalan sürücüler, alana genellikle helikopterle gitmeyi tercih ediyordu. Hava taksi ulaşımı sağlayan firmalardan kiralanan helikopterlerin sarayın bahçesine konup yolcuları alması için ödediği fiyat ise yaklaşık 1.000 dolar. Lisanslı pistini ticari olarak kullananlardan biri de Polat Otel. Buraya iniş yapanlardan 500 dolar alınıyor.
Alanların güvenli olmaması ve mevcut 31 helikopterin genellikle tek motorlu olması nedeniyle Türkiye’de gece uçuşu yasak. Yeni yönetmelikte bu konuyu masa yatırmaya hazırlanan Ulaştırma Bakanlığı, aydınlatmanın düzenli olması halinde gece uçuşunu serbest bırakmaya hazırlanıyor. Bu sayede hava taksi işletmeciliğinin daha da yaygınlaşması bekleniyor.
Kaynak: Zaman Gazetesi / Zeliş Yıldıral
www.zaman.com.tr
|