 |
21. yy’da Kalite: Sürdürülebilir Verimlilik İçin Rekabet ve Kalite Üzerine Açılımlar
Tito CONTI
|
|
“21. yy’da Kalite: Sürdürülebilir Verimlilik İçin Rekabet ve Kalite Üzerine Açılımlar” isimli kitabınız hakkında bilgi verir misiniz? Kitabın temel konusu neydi, son yazdığınız kitap hakkında da biraz bilgi verir misiniz? Bu kitap; “21. yy’da Kalite” dünyada kalite konusundaki eğilimleri ve varolan durumun ana hatlarını çizmek için uluslararası kalite akademisinin bir grup üyesinin katılımı ve çabalarıyla oluşturuldu. Kitap, kalite yönetiminin gelişimindeki derin karmaşayı uluslararası bir grup aktörün açılımıyla çoklu ve bütünleyici bir şekilde sunuyor. Rekabet ve sürdürülebilir gelişmeyle ilgili olarak tasarıların çeşitli yönlerinin gözönünde bulundurulduğu tartışmada: Kaliteli bir rekabet için şirket hisselerinin nasıl yönetileceği, yüksek rekabet ortamında müşteri sadakatinin nasıl sağlanacağı; liderlik ve insan kaynakları yönetiminin sürdürülebilir kaliteye etkisinin nasıl olabileceği, devam eden gelişme ve yenilikler arasındaki ilişkiler, politika düzeltmeleri ve six sigma gibi yöntemlerin kullanılması ele alınıyor. Kitap, kalite yönetiminde bugünün konularını ve gelecekteki eğilimleri T.Conti, G.Watson, Y.Condo’nun katkılarıyla ek bir perspektif sunarak sağlıyor. İtalyanca olarak yazdığım “Kalite: Kaçırılmış Bir Fırsat mı?” isimli son kitabım bugün Batı’da birçok ülkede varolan durumdan esinlenerek yazıldı. 1990’ların sonunda yönetimin dikkati yeni ekonomi tarafından çekildi ve kaliteye verilen önem azalmaya başladı. Sonunda finans balonu patladı ve kalite konusunda daha da kötüye gidildi. Çoğu işletme TKY modelinden vazgeçti ve mümkün olan en küçük boyutuyla yorumlayarak ISO 9000 standart ve sertifikalandırmasına geri döndü. Kitap bu inişe geçişin nedenlerini ve yeniden ele alınması sırasındaki hataları inceliyor ve ayrıca kalite yönetimi kavramı ve yaklaşımlarına yönelik yanlış yorumlamaları yazarların bu konulardaki önermelerini de içeriyor. Bazı bölümlerden bahsetmek gerekirse; yönetimdeki yanlış yorumlar ve sorumluluklar, değer ve kalite arasındaki keşfedilmemiş bağlar, ISO 9000 ve belgelendirmeden doğru beklentinin ne olması gerektiği, mükemmellik modelinden beklentinin ne olması gerektiği, sondan başa doğru gitmeyi öğrenmek (bunun anlamı müşteriden başlamak), müşteri odaklılık: Sadece bir slogan mı, kurumları yenilemenin bir yolu mu? Şirket hisselerinin uygun şekilde stratejik yönetimi, özdeğerlendirmenin stratejik bir şekilde nasıl yapılacağı, devamlı değişim ve yenilikler vb..
Sizce 21. yy’da kalite profesyonellerinin karşılaşacağı temel zorluklar neler olacak? Temel zorluk 21. yy’da kalite profesyonellerinin karşı karşıya kaldığı kültürel zorluklardır. Kurumun kalitesini belirleyici etmenlerin başında ürünlerin ve hizmetin kalitesi gelir. Bunların çok iyi olmaları temel özelliktir, ayrıca yönetimin memnuniyeti ve çalışanların beklentilerini karşılamak için yönetimde ve kurumda daha fazla uzmanlaşılması gerekir. Bazı uzmanlar kalite yönetimi konusunda entelektüel bir durgunluğun yaşandığını düşünüyorlar, örneğin Malcolm Baldrige ve EFQM modellerinden sonra onlarda da yenilikler olduğu gözleniyor. Bu yaklaşıma katılıyor musunuz? Entelektüel bir durgunluk yaşandığından kuşkum yok. Kendi adıma bununla savaşıyorum. 1980’lerde yükselen kârları en üst düzeye çekme, yenilikler için ihtiyaçları önemsememe tavrına karşıyım. 1990’da EFQM Modeli’ni oluşturduktan sonra kurumsal gelişimin amaçlandığı modellerin araştırmasına devam ettim. 1997’deki kitabım Kurumsal Özdeğerlendirme’de vurgulanan olasılık modeli ve sondan başa tespiti bu doğrultuda atılmış bir adımdı. Şu anki çalışmam ise kurumların iyileştirme ve yenilik çalışmalarını modellemelerinde daha ileri yaklaşımlar edinmeleri için sistem ve kalite düşüncelerinin birleştirilmesi konusunda yoğunlaşıyor.
TKY modeli eskiyor mu? TKY küresel sorunlara göre kendisini yenileyebiliyor mu? TKY’nin eskiyip eskimeyeceği bize bağlı eğer biz kalite yönetiminden sadece para için yararlanırsak, evet. Ya da eski kavramların cilalanmasını istersek bunlar TKY’yi artık kullanılamayacak hale getirir. Gelişim ve yeniliklerin devamında kararlıysak TKY kavramını geliştirir ve sağlamlaştırırız. TKY özel, sabit bir yöntem değil fakat kurumların gelişiminin devamı için küresel stratejinin üst başlığını ifade ediyor. Biz onu üst düzey bir alet kutusu olarak görmeliyiz (Bu kutu kurumsal ve yönetimsel aletlerle beraber teknik aletleri de içeriyor.) ve sürekli güncellemeliyiz.
EFQM Modeli TKY’yi modellemek için yeterli mi? Modeli daha fazla geliştirmek için neler yapılabilir? EFQM Modeli kullanılan araçlar içinden sadece bir tanesidir, fakat en önemli olanıdır. Avrupa Ödülü’nün yaratıcılarından ve EFQM Modeli’nin kurucularından biri olarak diyebilirim ki; biz ödülü TKY’nin gelişmesine ve onu geçmesine yardım eden yeni modeller önermek için tasarladık. Ödül kurumsal kalitenin ölçümü için bir Avrupa standardıdır ve çok iyi bir modeldir. Fakat baştan beri söylediğim gibi (1991 Temmuz ve Ağustos aylarında Total Quality Management adlı derginin “Company Quality Assestments” adlı makalelerine bakınız.) Özdeğerlendirme iyileştirme için bir araçtır ve her kurumun iyileştirme ihtiyaçlarına mümkün olduğunca uymalıdır. Bu yüzden özdeğerlendirmede kullanılan model EFQM’den türetilir. Ağırlıklar ve küresel görüntüleme gereksiz olduğu gibi zararlıdır da. Burada kriterler bir kuruluşun özelliklerine göre değiştirilip adapte edilebilir. (Bu olasılık modelinin de anlamıdır) Gerçekten “Kurumsal Özdeğerlendirme” adlı kitabımda EFQM’den türetilen bir model kullandım. Bu model EFQM’den önemli farklılıklar gösteriyor ve bir kurumun karakterine göre özelleştirilebilir temel bir model sunuyor. Şu anki çalışmam kurumsal geliştirme için daha iyi bir iyileştirmeyi içeren konsept modelleri hedefliyor. Bu çalışmada sistemler daha istikrarlı bir şekilde gözönünde bulunduruluyor. Sonuç olarak; EFQM Modeli kurumsal kalite düzeyini ölçmek için mükemmel bir model. Kurumsal kalite düzeyini ölçmek (geleneksel ve standart bir şekilde) kurumlar arasında bir kıyaslamayı mümkün kılar. Bu modeli bunun dışında kullanmak mümkün fakat sonuçlar beklenenden daha düşük olur ve uzun dönemde modelin imajını zedeler.
Kaynak : www.kalder.org
|
| |
|
| |
|
Bu yazı
1557 kez okundu. |
| |
|
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
|
| |
|
|
|
|
|