Türkiye’de online tabanlı bilet satan 3 büyük firma, pazarın henüz doymadığını belirtirken içerik üretiminin artmasıyla kendi pazarlarının da gelişeceğini belirtiyor.
"Dev konser", "dev maç", "dev show" gibi yerli veya yabancı organizasyonlara tanıklık etmek için eskiden gişe önlerinde gecelemek ve uzun kuyruklarda beklemek gerekirdi. Bugün ise "gecelemek" yerine "âlemin en hızlı tıklayanı" olmak gerekiyor. Zira, biletler "âlem" dediğim internette satışa çıktığında yüz binlerce kişiyle yarışıyorsunuz; taş çatlasa 10 bin biletten birini kapabilmek için.
Çağrı merkezleri, cep telefonları, "kiosk"lar, ATM’ler ve internetten oluşan online tabanlı bilet satış pazarına ilişkin kesin rakamlar telaffuz edilmemekle birlikte 10 milyonluk bir bilet pastasının olduğu tahmin ediliyor. Ancak dünyadaki örneklerle kıyaslandığında kişi başına bilet satışı Türkiye’de çok düşük. Biletix’in Ekim 2005’te hazırladığı bir rapora göre Türkiye’de kişi başı yıllık ortalama bilet harcaması 9.4 dolar. Bu rakamlar Mısır’da 12.1, Rusya’da 15.4, Yunanistan’da 323 ve ABD’de ise 1000 doların üzerinde. Türkiye’de kaset-cd alım ortalamasının 2.39 olduğu belirtilen araştırmada bir korelasyon kurulduğunda bilet harcamasının da en az 68 dolar olması gerektiği belirtiliyor. Bu rakamların bugün güncelliğini koruduğu ifade ediliyor. Dolayısıyla online bilet sektörü henüz doymamış bir pazar olarak yatırıma açık bir alan.
TicketTürk’ün sahibi Gülseren Onanç, bu 10 milyonluk adedin yüzde 45’inin bilet firmaları üzerinden tüketiciye ulaştırıldığını tahmin ettiklerini söylüyor. Onanç, kendi paylarını da yüzde 20-25 olarak tahmin ettiklerini söylüyor. Biletix ve MyBilet’in ise bu konuda bir tahmini yok. Biletix Genel Müdür Yardımcısı Kemal Erdine, bilet işini bir eğlence sektörü olarak tanımlıyor: "Biz nasıl ki turizm acenteleri havayolu bileti satar, biz de organizatörlerin biletlerini halka satıyoruz. Böylece işin eziyetli ama çok önemli bölümü olan bileti de profesyonel bir şirket yapmış oluyor. Çağrı merkezinden, internetten ve gişeden bilet satmak masraflı bir iş. Her bir organizatörün bunu yapmasına imkân yok."
İstanbul merkezli Biletix, özellikle üç büyük kulübün bilet satışlarını gerçekleştirdiği için sektörde en büyük hacme sahip firma. Ama öncelikle, Biletix Perakende Satış ve Çağrı Merkezi Müdürü Semiray Karakoç Onur’un da uyarısıyla şirketin ilginç kuruluş öyküsünü alalım Erdine’den: "Türkiye’de faaliyette bulunan Monitör Company’de danışman olarak çalışan iki Kanadalı (Dave Dorner ve Ali Abhary) yanılmıyorsam İstanbul Film Festivali’nde bir filme gitmek istiyorlar ve etkinlik biletini almaya çalışıyorlar ama alamıyorlar. Bilet için bir yerlere ulaşamayınca da bu işten rahatsız oluyorlar ve ‘Ya Kanada’da, ABD’de bilet satan şirketler var. Türkiye’nin de potansiyeli iyi’ diyerek 2-3 yıl kadar işi gücü bırakıp çalışıyorlar. Sonunda Koç’u da ortak yaparak Biletix’i kuruyorlar."
Yani, Türkiye’nin en önemli bilişim şirketi bir kızgınlığın ürünü oluyor. 2000’de kurulan Biletix, 2006’da ABD’li Ticketmaster’a satılırken Levent’te bir plazanın tek bir odasında "bilet kesmeye" başlayan o 8-9 kişilik ekipte Semiray Karakoç Onur ve Kemal Erdine de vardır. Kemal Bey, "övünmek gibi olmasın" şerhini koyarak "Hakikaten Biletix bir işletme başarısı örneğidir. Yani okullarda ders olarak okutulmalı" diyor.
Ortaklıktan ayrılmış olmasına rağmen Biletix’in servis sağlayıcılığını ve teknik altyapı hizmetini KoçSistem ve KoçNet sağlıyor. Erdine, Koç’un Biletix’ten ayrılmasının holdingin stratejisine daha uygun olduğunu söylüyor: "Yani onların bilişimde daha çok altyapıya dönük yatırımları var. Biletix temel itibariyle baktığınızda Koç için zahmetli bir iş. Bizim için de Ticketmaster’e transfer faydalı oldu."
Ticketmaster, dünyanın birçok yerinde kendi adıyla faaliyette bulunurken Türkiye’de bir marka olmayı başardığı için Biletix adını değiştirmeye gerek görmüyor. Biletix’in bugün iki büyük rakibi var. Bunlardan biri 2004’te kurulan TicketTürk, diğeri ise Reysaş tarafından 1999’da kurulan MyBilet. Ağırlıklı olarak Devlet Opera ve Balesi’nin biletlerini satan Biletnet ise yarışta biraz daha geride.
Futbol ve basketbol ağırlıklı olmak üzere sportif müsabakalar, sinema ve müzik gibi kültür-sanat etkinlikleri bilet satan firmalar temel alanları. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı, İzmir Kültür-Sanat ve Eğitim Vakfı, Sevda Cenap And Vakfı Kültür AŞ, İş Sanat, Ak Sanat, Borusan ve Cemal Reşit Rey Konser Salonu gibi kurumların organizasyonlarının yanı sıra çeşitli illerde popüler sanatsal etkinlikler gerçekleştiren kurumlar bilet şirketlerinin en iyi velinimetleri. Ama illaki futbol ve bunun içinde de derby maçları en fazla yüz güldüren organizasyonlar. Ancak coğrafi olarak İstanbul-Ankara-İzmir üçgeni ile yaz sezonunda Ege-Akdeniz sahil şeridi pastanın hammaddesini sağlayan bölgeler. Diğer bölgelerde benzeri etkinlikler yaygınlaştıkça bilet sektörü için de pasta büyüyecek.
Semiray Karakoç Onur, bir kez Bilişim Fuarı, birkaç kez de Tekne Fuarı ile Oto Show’un biletlerini sattıklarını söylüyor. Bunlar "uç işler" olarak kalmış. "Çünkü" diyerek şöyle devam ediyor Kemal Bey: "Türkiye’de fuarcılık çok ayrı, bizim de bilmediğimiz bir iş. Ama sonuçta ’Biletimizi satın’ derlerse biz satarız."
Fuarlarda çok fazla davetiye verildiği için esasen bilet firmaları için pek bir cazibesi kalmıyor. Hem Kemal Erdine bile itiraf ediyor Kitap Fuarı’na hiç para ödeyerek gitmediğini. Oysa yurtdışında insanların önceden bilet alarak fuarları takip ettiğini de eklemeyi unutmuyor. Bilet firmalarıyla organizasyonu yapan kurumlar arasındaki anlaşmalar 1 veya 2 yıllık oluyor. 5 yılı aşan anlaşmalara ise zaten Rekabet Kurulu izin vermiyor. Ancak MyBilet, sinemalara yazılım gibi hizmetler de verdiği için 5 yılı aşan anlaşmalar yapabiliyor.
"Sektörün hâkimi Biletix" diyecek oldum ama Kemal Erdine gülerek sözümü kesti: "Bu en yanlış düşüncelerden biri. Çünkü Biletix hakikaten biletleme işinde en hâkim firma değil. Türkiye’deki elektronik bilet sektöründeki en hâkim firması Devlet Tiyatroları (DT). Şehir Tiyatroları da öyle. Onlarla biz de çalışmak istiyoruz ama karşılıklı olarak beklentilerimizi karşılayamıyoruz. Çünkü bilet fiyatları düşük. O zaman hizmet bedelimiz de düşük kalıyor." Bu noktada söz hakkı DT ile çalışan MyBilet’in. MyBlite: "DT, biletlerinin yüzde 50’sini online olarak satıyor. Biz hizmet bedeli almıyoruz. Bir referans iş olarak bakıyoruz. Sadece sunulan teknik altyapı nedeniyle cüzi bir ödeme alıyoruz."
Kemal Erdine, DT’nin biletlerini satmaya talip olmaları için en azından maliyetlerinin karşılanması gerektiğini söylüyor: "Maliyetimizi biletlere yüklersek bu defa DT’nin cazibesi azalır. Ancak devlet ‘Sistemi kur saat paranı ben vereceğim’ derse hizmet verebiliriz. Destek vermeye hazırız, illa kâr etmez zorunda değiliz."
Biletix’in 40’ın üzerinde gişesi var. Yaz döneminde tatil bölgelerindeki etkinliklere bağlı olarak bu sayı yükseliyor. Ama bu gişeler geçici kuruluyor. Satışların yüzde 60-65’i perakenda satış noktalarında gerçekleşiyor. Bu oranı yükselten, internette bilet alma oranı düşük olan futbol seyircileri. İnternetten satış oranı yüzde 25, çağrı merkezlerinin payı ise yüzde 15. Yıllık satış payının yüzde 50’si futbol, yüzde 50’si sanatsal etkinlikler.
"Türkiye’de yılda ne kadar bilet satılıyor" şeklindeki sorum ise havada kalıyor. Ancak istatistiki veri eksikliğine rağmen TicketTürk’ün büyük hissedarı Gülseren Onanç, "Sinema biletlerini hariç tutarsak yaklaşık 10 milyon adet biletlik bir pazar diye düşünüyoruz. Sektördeki 3 oyuncunun pazarın yüzde 45 oranındaki biletini online temelli bilet satış sistemi ile satış ve dağıtımı yaptığını tahmin ediyoruz" diyor.
İçerik Üreticileri Büyüdükçe Sektör Gelişecek Yabancı sermayeli olan TicketTürk CRM uygulamaları şirketi olan GO4 Türkiye’ye uygun bir iş modeli olarak geliştirildi. Bölge bilet satış ağı, internet çağrı merkezleri ve satış ve teslimat noktalarına sahip. Firma 2007 yılında 1 milyon adet bilet satışı gerçekleştirdi. TicketTürk hisselerinin çoğunluğu kurucu ortak olarak Gülseren Onanç’a ait. Kendilerinin en çok Anadolu’daki 1. ve 2. lig futbol takımlarının biletlerini sattığını belirten Onanç, maçları tiyatro, ve konser ve sinema biletlerinin izlediğini kaydediyor. Onanç, online bilet pazarında kendi paylarının yüzde 20-25 civarında olduğunu tahmin ettiklerini belirtiyor. Aldıkları hizmet bedelinin bilet fiyatına göre değiştiğini anlatan Onanç, "Yüzde 5 ila 10 arasında değişen bir hizmet bedeli uyguluyoruz. Futbol kulüpleriyle 3 yıllık, tiyatrolar ile birer yıllık sözleşmelerimiz var. 2007’de yaklaşık 1 milyon bilet sattık. 2008’de yaklaşık olarak aynı rakamı bekliyoruz" diyor.
Sektörlerinin konser, tiyatro vb etkinlikleri düzenleyen içerik üreticilerine çok bağımlı olduğunu söylüyor Onanç: "Onların büyümesi ile büyüme gerçekleşecek. Ancak biz pazara girdiğimiz 4 yıldan beri ne yazık ki bu pazarda büyüme gerçekleşmedi. Pazarda oligopol bir durum var. Yani yeni bir yatırımcıyı çok da cezbeden bir pazar durumu yok aslında.
İçerik sağlayan organizatör, promotör kuruluşlarının güçlü bir finansal yapıya sahip olmaması ve İstanbul gibi bir metropolde bile gelişmiş bir etkinlik mekânın olmaması bizim hizmet verdiğimiz sektörün büyümesini dolayısıyla bizim büyümemizi engelleyen faktörler. Bizim tarafımızda en büyük sıkıntı çok agresif bir rakibimizin olması ve rekabet koşullarını bilet satış performansı dışında bir finansal destek mekanizmasına dayandırmaya çalışması."
Biletix’in Ağır Şartları Bizim İçin Avantaj 1999’da Reysaş tarafından Ankara merkezli olarak kurulan MyBilet, Devlet Tiyatroları’nin (DT) bilet satışına teknik altyapı sağlarken sinema sektörünün de yazılımlarının yüzde 80’ini elinde bulunduruyor. Cep telefonu ve "kiosk"lardan da satış yaptıklarını belirten Satış Pazarlama Departmanı sorumlusu Leyla Ünal, "DT ile 1 Ocak 2008’den beri çalışıyoruz. Sinema ve tiyatro bilet satışında birinciyiz. Ancak konser ve gösterilerde zayıfız. Yakın zamanda MyBilet gişeleri oluşturmaya başlayacağız" diyor. Ünal, pazarın henüz doymamış olduğunu ve dolayısıyla yatırıma ihtiyaç duyduğunu belirtirken Biletix’in hâkim olmaktan kaynaklanan ağır şartlarının kendileri için bir avantaj olduğunu savunuyor. Öncelikle Ankara’daki tüm firmaları almak istediklerini belirten Ünal, ayrıca elektronik gişe ağını da geliştirmek istediklerini vurguluyor. Ünal, 2007 yılında toplam 2 milyon 136 bin adet bilet sattıklarını belirtek bu rakamın yüzde 74’üne 2008’in ilk 4 ayında ulaştıklarını da ekliyor.
Kaynak: Referans Gazetesi
www.referansgazetesi.com
|