Tarifelerin, kotaların ve pazara erişim kısıtlamalarının kaldırılması yoluyla mal ve hizmet ticaretinin taraflar arasında serbestleştirilmesine olanak tanıyan Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA), AB’nin son dönemde büyük önem verdiği bir konu. Uzmanlar, Türkiye’nin AB’nin üçüncü ülkelerle yürüttüğü STA müzakerelerinin sonuçlarından etkileneceğini, bu nedenle gerekli önemlerin alınması gerektiğini düşünüyor.
Günümüzde küreselleşen ticaret ne. deniyle rekabet koşulları tüm dünyada giderek zorlaşıyor. Serbest pazar ekonomisini benimsemiş ülkeler ise rekabet edebilmek için serbest ticaret anlaşmalarından (STA) yararlanıyor. Çünkü kuralları belirlenmiş bir zeminde rekabet edebilmede STA’lar, bu ülkelere önemli yararlar sunuyor. Özellikle de karşılıklı ticarette ciddi bir büyüme sağladığı dikkat çekiyor.
Tarifelerin, kotaların ve pazara erişim kısıtlamalarının kaldırılması yoluyla mal ve hizmet ticaretinin taraflar arasında serbestleştirilmesine olanak tanıyan STA’lara son dönemde AB’nin büyük bir hız verdiği gözleniyor. Uzmanlar, Türkiye’nin Gümrük Birliği’nin bir parçası olarak AB’nin üçüncü ülkelerle yürüttüğü STA müzakerelerinin sonuçlarından hem doğrudan hem de dolaylı olarak etkileneceğini söylüyor. Bu durumun Güney Amerika ülkeleri söz konusu olduğunda Türkiye’yi çok fazla etkilemeyeceği, ancak Güney Kore, Hindistan gibi ülkeler bakımından ciddi sıkıntılar yaratabileceği vurgulanıyor.
İthalat Payı Artıyor Bu ülkelerin Türkiye’nin ithalatındaki payı giderek artıyor. Türkiye’nin Güney Kore’den 2005 yılında 3.4 milyar dolar, 2006 yılında ise 3.5 milyar dolar olan ithalatının, 2007 yılının ilk dokuz aylık verilerine göre yüzde 20.3 oranında arttığı gözleniyor. Güney Kore’den ithalatın 2007 yılında 4 milyar doların üzerine çıktığı tahmin ediliyor. Türkiye’nin bu ülkeden yaptığı ithalatın son beş yıldaki ortalama artış hızının ise yüzde 42 olduğu belirtiliyor.
Hindistan’ da da yine hızlı ve istikrarlı bir ilerleme görülüyor. Türkiye’nin 2005 yılında 1.2 milyar dolar, 2006 yılında ise 1.5 milyar dolar olan Hindistan’ dan ithalatının 2007 yılının ilk dokuz ayında yüzde 50 oranında yükseldiği belirtiliyor. 2007 yılının 2.5 milyar dolar ile kapatıldığı tahmin ediliyor. Türkiye’nin Hindistan’dan yaptığı ithalatın ise son beş yıldaki ortalama artış hızının yüzde 30’larda olduğu kaydediliyor.
Ukrayna İle İmzalanacak AB, Hindistan ile müzakereleri 29 Haziran 2007’ de; Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ile 4 Mayıs 2007’de; Güney Kore ile ise 6 Mayıs 2007 tarihinde başlattı. Hindistan ve ASEAN ile ilk tur, Güney Kore ile de ilk üç tur tamamlandı. AB; Kasım ayı içinde STA müzakerelerinde yer alan ülkelerle ve ASEAN’la gerçekleştirdiği toplantılar sonucunda görüşmelerin, 2008 yılında tamamlanmasını beklediğini ifade etti.
Bu ülkelerin yanı sıra, Ukrayna’nın Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) üye olmasını takiben STA imzalaması ve Rusya ile de yine önümüzdeki yıllarda STA yapılması planlanıyor. AB ile STA imzalamak için sırada bekleyen bu ülkeler, Türkiye gibi AB’ye gümrük vergisinden muaf mal satabilme imkanına sahip olacak. Bu da uzmanlara göre Türkiye’nin ihracatının yüzde 50’sini oluşturan AB pazarındaki gücü açısından bir tehdit oluşturuyor.
AB’ye Avantaj Sağlıyor Türkiye bir yandan Gümrük Birliği karan dolansıyla Topluluk Ortak Ticaret Politikası’na uyum sağlamak için STA akdetmeye çalışırken, bir yandan AB ile STA’sı olan ülkelerin mallarının kendi ülkesine AB üzerinden gümrük vergisiz olarak ithal edilmesi tehlikesi ile karşı karşıya. AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği dolayısıyla herhangi bir üçüncü ülkeden gelen mal AB’ye de gelse, Türkiye’ye de gelse aynı gümrük vergisi ile karşılaşıyor. Mal, iki taraf arasında menşesine bakılmaksızın A.TR belgesi eşliğinde serbestçe dolaşıyor.
Ancak, bu tabloyu bozan unsurlar da bulunuyor. AB, STA yapmak suretiyle kimi ülkelere gümrük vergisi avantajı sağlıyor ve kendisi de karşılığında ilgili ülkede benzer bir pazara giriş avantajından yararlanıyor. Türkiye ise kendisinin o ülke ile bir STA’sı yoksa hem bu avantajdan mahrum kalıyor, hem de o ülkeye AB üzerinden avantaj sağlamış oluyor. AB’nin yürüttüğü STA müzakereleri; malların dolaşımı, hizmetlerin dolaşımı, yatırımlar, ticareti kolaylaştırma, kanunu ihaleleri, fikri mülkiyet hakları, rekabet ve anlaşmazlıkların çözümü gibi konuları içeriyor. Genel olarak bakıldığında gümrük vergilerinin ve tarife dışı engellerin kaldırılmasıyla piyasaların karşılıklı olarak açılması ve uluslararası ticaretin geliştirilmesi hedefleniyor. Örnek olarak Hindistan ele aldığında; AB’nin, Hindistan’ın toplam dış ticaretindeki yüzde 25’lik payıyla en büyük ortak konumunda olduğu görülüyor. Hindistan ise yüzde 1.8’lik oranıyla AB’nin en büyük 10’uncu ticaret ortağı ihracatta sapmalar olacak 2006 yılı itibariyle AB’nin Türkiye ekonomisindeki hacmi, yüzde 44. Bu oran ihracat için 51.6, ithalat için 39.3. Yine 2006 yılı için Hindistan’ın Türkiye’nin ihracatındaki payı yüzde 0.26, it- halattaki payı ise yüzde 0.12. Türkiye’nin Hindistan’ın ihracatındaki payı yüzde 1.30, ithalattaki payı ise yüzde 1.14. Bu verilerin yanı sıra, AB’ye üye ülkelerin mevcut gümrük vergilerinin Türkiye’nin uygulamakta olduğu tarifeden yüksek olduğunu söyleyen İktisadi Kalkınma Vakfı Yardımcı Uzmanı Can Mindek, "STA imzalandığında AB üyelerinin uyguladığı vergiler sıfırlanacak. Böylece Türkiye’nin uyguladığı tarifeden az olacağı göz önüne alındığında, Türkiye için ihracatta trafik sapması olacak" diyor.
Çıkarlar gözetilmeli Gümrük Birliği, 27 AB üyesi ülke ve Türkiye’den oluşuyor. Dolayısıyla STA müzakereleri yürütülürken Türkiye’nin de çıkarlarının gözetilmesi için gerekli önlemler alınması gerektiğini söyleyen Mindek, şunları belirtiyor: "Yürütülmekte olan müzakerelerde komisyon AB üyelerini temsil ediyor, Türkiye ise yalnızca bilgilendiriliyor. Halbuki, Gümrük Birliği’nin bir parçası olan Türkiye’nin de bu görüşmelerde temsil edilmesi veya paralel görüşmeler yürütmesi gerekiyor. Veya Türkiye ile 3. ülke arasındaki müzakereler tamamlanana kadar AB ile o ülkeler arasında imzalanan STA’lar yürürlüğe girmemeli. Böylece ilgili ülkelerin AB’ye verdikleri tavizleri, Türkiye’ye vermemeleri durumunda karşılaşılacak zorlukların önüne geçilmeli."
Özel sektör temsilcilerinin de tüm bu görüşmelerde masada olması gerektiğini söyleyen Mindek, "Sivil topluma da önemli roller düşüyor. İKV, hem STA’ların tanımına ve nasıl işlediğine ilişkin, hem de AB’nin yürüttüğü görüşmelerin Türkiye’ye etkileri konusunda çalışmalara başladı. Bu tür girişimlere ivme kazandırılması ve kapsamlı olarak sürdürülmesi gerekiyor" diyor.
Kaynak: Ekonomist Dergisi / Özlem Bay
www.ekonomist.com.tr
|