KobiFinans Türkiye' nin en büyük kobi portalı
Anasayfa Site Haritası English
 
   29 Ağustos 2008, Cuma
DERGİMİZ FORUM ÜYE SORGULAMA İLAN PANOSU BİZE ULAŞIN
Pazarlama
Satış
Yönetim
Vergi ve Muhasebe
Teknoloji
e-Ticaret
Hukuk
KOBİ Destekleri
Dış Ticaret
Fikri ve Sınai Mülkiyet
Yeni Girişim
Kalite
İnsan Kaynakları
Finansman
Franchising
İş Gezisi Rehberi
Bayilik
Risk Yönetimi
Üretim
Denetim

En Çok Okunanlar

Kitap Tanıtım
Girişimcinin Silahı : İş Planı

Paul BARROW

Ekonominin Dinomosu Küçük Ve Orta Büyüklükte İşletmeler Rehberi

Ercan ALPTÜRK

"Oğlumun İş Dışında Beni Eleştirmesini Kabul Etmem"
Halit - Uğur DUMANKAYA
Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı - Yönetim Kurulu Üyesi

Türkiye’nin en köklü inşaat şirketlerinden Dumankaya’nın dinlemeye değer bir öyküsü var. Küçük yaşta babalarını kaybeden, aileyi geçindirmek için hamallıktan, ameleliğe kadar pek çok işi yapan Halit ve İbrahim Dumankaya’nın başarısı gizli bu öyküde. Şirketi yoktan var eden kardeşler, şimdi işlerini oğulları Ali ve Uğur Dumankaya ile birlikte yürütüyor. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Halit Dumankaya ve Yönetim Kurulu Üyesi oğlu Uğur Dumankaya “İki kuşağın bilgileri şirkette bir sentez oluşturdu” diyor. Babalar Günü vesilesiyle bir araya geldiğimiz baba-oğul, iki kuşağın kesiştiği ve ayrıldığı noktaları, yönetim anlayışlarını ve hedeflerini anlattı.

Dumankaya inşaat’ın yokluklardan var olan ilginç bir öyküsü var. Şirketi bu konuma getirene kadar ne tür zorluklar yaşadınız?
Halit Dumankaya (HD): Rize’nin İkizdere ilçesinde doğdum ben. Babam ben küçük yaştayken öldü, ağabeyim hamallık, kalfalık, amelelik yaparak okuttu beni. Liseden sonra ona yardım etmeye başladım, bir taraftan da iktisadi ve idari bilimler akademisine gidiyordum. Sonra ağabeyimle yap-sat işine girmeye karar verdik, ilk işimizi Eskişehir’den aldık. Daha sonra Kütahya’da, İstanbul’da konutlar yapıp satmaya başladık. 1963’te Dumankaya İnşaat’ı kurduk; çocuklarımızla daha da büyüteceğiz.

İnşaat işçiliğinden patronluğa giden süreçte sizi başarıya götüren, hırslandıran duygu ne oldu?
H.D: Çok çalışmaktan hiç gocunmadım, nikâh saatime kadar çalıştığımı bilirim. Hep daha iyiye ulaşmak için uğraştım. Bir elin parmağının arasına gireceksin her zaman. Yani bir işi yapıyorsan, en iyisini yapacaksın.

Uğur Bey, babanızdan bu hikâyeyi dinlediğinizde neler hissediyorsunuz?
Uğur Dumankaya (UD): Onların zorluklar karşısındaki duruşu beni hep motive etmiştir. Biz babam ve amcam gibi zorluk çekmedik ama ben de küçük yaşlarda şirkette çalışmaya başladım. İlkokul yıllarından beri her hafta sonu babamla işe giderdim. Yaz dönemlerinde, hafta sonları şirketteki çalışandan daha fazla çalışırdım.

H.D: Çünkü ileride yönetici olacaktı ve tepeden inme bir yönetici olmasını istemedim, çekirdekten yetişsin istedim.

Okulla beraber zor olmuyor muydu?
U.D: Kafamda bir gün bu şirketin yöneticisi olma fikri hep vardı. Okumak ise  yöneticilik yapmak için bir araç oldu. İki üniversite bitirdim, çok çalıştım. Çünkü babam bir gün şirketi bana devrettiğinde yüzünü kara çıkarmamalıyım diye düşünüyordum.

H.D: Çıkarmadı da. Ben eğitime çok önem veren biriyim. Her zaman çocuklarıma okumalarını öğütledim. 

Küçük yaşlarda şirkette çalışmaya başlamanız ne tür avantajlar sağladı size?
U.D: Babamın ve amcamın tecrübelerinden faydalanarak iş hayatına hazırlandım.

H.D: Hiçbir çocuğuma “Sen okulu bitirdin gel şirkete müdürü ol” demedim. Gerçekten çocuklar ter dökerek, hak ederek elde ettiler mevkilerini. Zaten öyle olmasaydı başarmaları mümkün olmazdı.

Peki, oğlunuzla beraber çalışmak nasıl bir duygu?
H.D: Onları görünce gurur duyuyorum. Bugüne kadar hiçbir yanlış davranışları olmadı, bu da bir baba için çok gurur verici bir şey.

U.D: Ben de çocuğumu babamın beni yetiştirdiği gibi yetiştirmek istiyorum. Zorlukları görmezse onlarla nasıl baş edeceğini öğrenemez. Bizim de yönetimde yer almamızla beraber şirket kurumsallaştı, sistematik bir yönetim anlayışı oluştu. İki kuşağın bilgileri şirkette bir sentez oluşturdu, 3. kuşakla bu daha da güçlenecek.

İş hayatında uyumlu musunuz?
H.D: Uğur ve Ali şirketin yönetim kurulu üyeleri, yönetim kurulunda bizi acımasızca eleştirebilirler, fikirlerini çok rahat söyleyebilirler. Şirketin kapısından içeri girdiğimizde yalnızca iş arkadaşıyızdır, şirketin kapısından çıktığımız an ise baba-oğul ilişkimiz başlar. Biz ataerkil bir aileyiz, oğlumun iş dışında bana karşı gelmesini, eleştirmesini kabul etmem.

Çeliştiğiniz konular olduğunda nasıl çözüyorsunuz?
H.D: Fikir ayrılıklarımız saygısızlık boyutuna gelmez, zaten pek uzatmıyoruz. Şirket kararlarının yüzde 99’unu ittifakla alırız, yönetim kurulu toplantısında fikirler ortaya serilir, çoğunluğun kararı kabul edilir. Kimi zaman kuşak çatışması yaşasak da arkadaş gibiyiz ve birbirimizden çok şey öğreniyoruz.

Yeni kuşak şirkete yöneticilik anlamında neler kattı?
H.D: Çocuklarımız şirketin başına geçmeseydi ne yapardık diye konuşuyoruz ağabeyimle. Bu işi bu kadar büyütebilir miydik? Hayır, yapamazdık. Biz daha tutucu ve eli sıkıyız. Gençler bizden daha açık fikirli, teknolojiyi daha iyi kullanıyorlar. Şirketimizi bir aile şirketi olmasına rağmen, bu sayede kurumsal bir yapıya kavuştu.

Şirketi babanızdan devralırken başarısız olurum korkusu yaşadınız mı?
U.D: İş hayatına başlarken oldu tabii. Babam milletvekilliği yapıyordu o dönem, 5 sene şirkete hiç gelmedi. Kararlar alırken yalnızdım, başlangıçta insanların sadece patron çocuğu olarak görmesi hırslandırdı beni, kendimi kanıtlama çabasına girdim. Daha sonra yaptıklarım ve fikirlerimle geçmişten gelen bilgilerden de faydalanarak çabuk kalifiye oldum. Yani kimse bana yetki bana vermedi, ben kendim aldım.

Uğur Bey nasıl bir yönetici?
H.D: İyi bir teorisyendir.

U
.D: Bu laf sanki uygulamada başarısızımmış gibi algılanacak.

H.D: Hayır, güçlü teorileri vardır, demek istedim. Genelinde Uğur hakikaten açık sözlüdür, düzgün bir yapısı vardır. Hileyle hurdayla işi olmaz, adil bir yöneticidir. 
U.D: Babam hep güç ve başarıdan yanadır. Yaptığımız işi beğenmezse kesinlikle inisiyatif vermez. Öğretici bir yapısı yok babamın. Kendin mücadele ederek alacaksın, görerek yapacaksın. Övmez de kesinlikle, översem şımarırlar diye düşünür. Ben iki üniversite bitirmişim niye şımarayım ki, bizim böyle bir beklentimiz de yok, övsün diye.  Bayramlarda yapı mağazamız vardı orayı tek başıma açardım. Ama babam bir kere aferin oğlum iyi yapmışsın, demedi.

Çocuklarınızı neden övmüyorsunuz?
H.D: Siyasi hayatımda da öyleydi, herkesin yüzüne eleştirilerimi yapardım, ama beğendiğim yönlerini yüzüne söylemezdim, kapı kapandığında başkalarına överdim. Çocuklarıma aynı şekilde davrandım, yapı itibariyle kimseyi yüzüne karşı övmem. Doğrusunun da bu olduğuna inanıyorum.

U.D: Yüzüne karşı övmek bazen tehlikeli olabiliyor.

Yöneticilikte babanızdan neler öğrendiniz?
U.D: Ben babam gibi olmayı çok isterdim, çok çalışkan, kimse hakkında kötü düşünmeyen bir insan. Babamdan öğrendiğim en büyük şey adalet. Hiç kimseye taviz vermeden doğru bildiğin yolda yürümeyi öğretti bana. Elemanlar arasında adil olabilmeyi, disiplinli çalışmayı, işi hiçbir zaman hafife almamayı öğrendim babamdan.

Dumankaya’nın hedefi ne olacak?
U.D: 5 yıl içerisinde Türkiye’nin en büyük 5 inşaat şirketinden biri olmak. Biz Türkiye’nin en büyük inşaat şirketi olmak istemiyoruz, en iyi inşaat şirketi olmak istiyoruz. Ve bunun için çalışmalarımızı yapıyoruz. 5 yılda da 15 bin konut hedefimiz, ciddi ve farklı projelere imza atıyoruz.

Nasıl bir baba-oğul ilişkisi var aranızda?
H.D: Evde çok iyi anlaşırız. Her konuda birbirimizin fikrini alırız. Birbirimizi bir gün görmesek merak ederiz. Bunun dışında tavla oynamayı çok severiz.

U.D: Sürekli beraberiz, babamın yokluğu hayatımda büyük boşluk yaratır. H.D: Büyük bir aileyiz biz. Ailemiz arasındaki bağ çoğu kişiyi şaşırtır.

Halit Bey, şirketi çocuklara bırakayım emekli olayım gibi bir düşünceniz yok mu?
U.D: Yapamaz ki babam, çalışmadan durmaz. Belini incitmişti bir keresinde, Doktor “Bir ay iş yasak” dedi. 3 gün evde kaldı, onu da bahçeyi çapalamakla geçirdi. Babamın emekli olma şansı yok.

H.D: Aslında yavaş yavaş emekliliğe doğru gidiyoruz. Ama benim mutlaka bir çiftlikte toprakla uğraşmam gerekiyor.

Uğur Bey, iş dışındaki zamanınızı nasıl geçirirsiniz? 
U.D: Tenis oynarım, eskiden boks yapıyordum ama şimdi zaman bulamıyorum.

H.D: Sinemaya gidiyorsun.

U.D: Evet film izlemeyi severim. Aslında yaşamı derinleştirebilmek için hobi edinmek gerek ama iş o kadar zaman alıyor ki yapamıyoruz.

Kaynak: Milliyet İnsan Kaynakları Gazetesi

www.insankaynaklari.com

 

 
 
Bu yazı 112 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.

"Hyundai İle Sona Erdirmeyi Düşünmediğimiz Bir Evliliğimiz Var"
"İlk Günkü Heyecanımı Hiç Kaybetmedim"
"Batık Şirketi Kurtarmak, Sıfırdan Başlamaktan Daha Zordur"
"Medya Patronu Oldum, Diyemem"
"Türklerdeki İş Ahlakı Beni Çok Etkiliyor"
"Başarıyı Kendi Başıma Yakalamayı Seviyorum"
"Çalışmak, Hayatla Bağımı Güçlendiriyor"
"Hayatın Zor Dönemeçlerinde Babamı Çok Arıyorum"
"İşten Taviz Vermem Ama Özel Hayatımda Alttan Alırım"
"Yönetmeniz Gerekiyorsa Yanlış İnsanlarla Çalışıyorsunuz Demektir"
İyimser Bir Ekonomistin Anatomisi
"Genlerinizi Keşfedin Sağlığınıza Kavuşun"
"Şanslı Bir Kadın Olduğumu Düşünüyorum"
"Başarılı Yöneticiler Orkestra Şefi Gibi Çalışır"
“32 Yönetici Olmak İçin Genç Bir Yaş Değil”
“İş Hayatında O Kadar Büyük Rekabet Var ki, İnsan Hayatın Dengelerini Bozabiliyor”
"Koç Holding’den Unilever’e Geçmek En Cesur Kararımdı"
Yemek Masasında Toplantı Yapmamalı
"En Çok Muhabir Olmayı Seviyorum"
 
  Üyelik Girişi
Haberler
Çalışanların Fikirleri 272.000 Euro Tasarruf Sağladı

06/07/2008

Önemli Kararları Aç Karnına ve Kan Şekeriniz Düşükken Almayın

07/04/2008

Röportaj
"Hyundai İle Sona Erdirmeyi Düşünmediğimiz Bir Evliliğimiz Var"
Ali KİBAR

"İlk Günkü Heyecanımı Hiç Kaybetmedim"
Abdullah KİĞILI

Konuk Yazar

Faruk TÜRKOĞLU
Pazarlamadaki Yeni Trendlere Yelken Açanlar Kazanacak


Prof. Dr. Acar BALTAŞ
Yabancılaşma Duygusu Yaratan İşler

Köşe Yazısı
Rüştü BOZKURT
Çağdaş İşyerleri İçin

Başarı Öyküleri
"Şimdiki Hayalim Bodrum’da Deniz Fakültesi"
Hüseyin Şimşek, asıl işi müteahhitlik olmasına ...

İş Zekalarıyla Öne Geçtiler
Amazon, Yahoo, Google gibi internet şirket­leri faaliyete geçtikleri günd...

Analiz-Araştırma
Yöneticinize Güveniyor Musunuz?
Güven tarifi zor, tek boyutlu olmayan bir kavra...

16/07/2008

Yeni Nesil Çalıştığı Şirkete Daha Az Bağlanıyor
Organizasyonel öğrenme, gelişim ve eğitim dünya...

22/06/2008

Eğitimler
Yutucu Rekabet & Kanuni Devrindeki Mobbing'den Günümüze
Yayınevi: Sistem YayınlarıISBN:Sayfa Sayısı: 248 Mobbing… Günümüz iş...

14/07/2005

BİZİ TANIYIN  | ÇÖZÜM ORTAKLARI  | SIKÇA SORULAN SORULAR  | GÜVENLİK GİZLİLİK  | REKLAM  | KobiFinans RSS
KobiFinans'ı Öner Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2008
Content by Kolay İçerik
Powered by Infinity Teknoloji