İster yerli, ister çokuluslu bir kurum olsun hemen tüm şirketler, üst yönetim kademesi için iyi bir üniversiteden alınmış MBA diplomasını şart koşuyor. Kurumsallaşma yolunda profesyonel yönetici profiline olan talebin artması da, MBA programı sunan okulların cazibesini giderek artırıyor.
Türkçe karşılığı ’iş idaresi yüksek lisansı’ olan MBA (Management Business Administration) başvuruları, global ekonomideki dalgalanmalara karşın, dünya genelinde artış gösteriyor. İngiliz Independent gazetesine göre özellikle finans ve iletişim sektöründe MBA mezunlarına olan talep gittikçe artıyor. Türkiye’de de iş dünyasının MBA diplomalı yönetici adaylarına büyük ilgi gösterdiği bir gerçek. Rekabetçi düzeyde yönetim ve iş anlayışıyla başarıyı arttıran bu eğitim, ister dört yıllık lisansın hemen ardından, ister belli bir iş deneyiminin üzerine alınsın adaylara çok boyutlu yönetici vasıfları kazandırıyor. Üniversitelerin farklı disiplinlerinden mezun olmakla birlikte işletme ve yönetim alanında uzmanlaşmak isteyen öğrencilerin ve iş dünyasında belli bir tecrübe kazandıktan sonra bu birikimi akademik bir dereceyle ileri taşımak isteyen profesyonellerin tercihi olan bu eğitimin gözde olmasının önemli bir sebebi var: İster çokuluslu bir kurum olsun ister yerli pazarda rekabet etsin yöneticilerini kendi içindeki genç kadrolardan çıkaran tüm şirketler, üst yönetim kademesine iyi bir üniversiteden alınmış MBA diplomasını şart koşuyor. MBA derecesi yöneticilik yolunda büyük hedefleri olan kişilerin kariyerine katkıda bulunuyor, bilgi birikimini ve imkanlarını artırıyor, kişilere değişik endüstrilerde üst düzey kademelerde yeni kapılar açıyor. İş dünyasının MBA’e gösterdiği bu ilgi, doğal olarak eğitimi veren üniversiteler arasında da rekabete hız kazandırıyor. Farklılık yaratmanın ve içeriği daha kaliteli hale getirmenin esas alındığı bu yarış, özel ve devlet fark etmeksizin tüm okullar açısından bir prestij konusu haline gelmiş durumda. Uluslararası anlaşmalar, taze bilgi akışı, kariyer hedefine uygunluk, esnek ders saatleri ve hatta İnternet’ten eğitim şeklinde birçok seçenek ve açılıma bu sebeple yöneliniyor.
CEO’luktan Hocalığa Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Nakiye Boyacıgiller’e göre, MBA programları öğrencilere profesyonel yöneticiliği bir meslek olarak kazandırmayı amaçlıyor. Geleceğin yöneticilerine teknik yeterlilikle beraber geniş bir vizyon kazandırıyor. Sorun çözmeye bilimsel yaklaşım perspektifi sunuyor. Türkiye’deki şirketlerin kurumsal açıdan profesyonel yöneticilere geçiş süreci içinde olduğunu hatırlatan Boyacıgiller, bu süreçte söz konusu niteliklere sahip yöneticilere verilen değer arttıkça MBA derecesinin öneminin de artacağını söylüyor. Boyacıgiller, Türkiye ekonomisinin önemli yapısal değişiklikler geçirdiğini, önde gelen yerel ve çokuluslu şirketlerin yatırımlarının arttığını ve rekabetin yükseldiğine dikkat çekerek "Bunun sonucunda şirketler, çağdaş yönetim biliminin dili, araçları, teorilerine tümüyle hakim ve çok kuvvetli yönetim becerilerine sahip yöneticilere gereksinim duyuyorlar. Artık MBA derecesi olmazsa olmaz bir derece haline geldi" diyor. Günümüzde hızlı değişime uyum sağlamak ve gerektiğinde buna öncülük etmek için tüm yöneticilerin kendisini sürekli yenilemek zorunda olduğunu belirten Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Erdal Yavuz ise yöneticiliğin doğuştan kazanılmış liderlik yeteneklerinden ibaret olmadığını vurguluyor. Yavuz, "Başarılı olabilmek için yöneticilerin yönettikleri kuruluşların üretim, finansman, pazarlama, insan kaynakları, stratejik yönetim ve benzeri konularda bilgili olmaları, ulusal ve küresel gelişmeleri yakından izlemeleri gerektiği kanıtlandı" diye konuşuyor.
Üniversitelerin sunduğu MBA seçenekleri inceleyip, kariyer hedefine en uygun olanı seçmek konusunda ise en büyük iş adaylara düşüyor. Adayların ince eleyip sık dokuması gereken bu süreçte karşılarına pek çok seçenek çıkıyor. CV’de yer alan yurtdışında alınmış bir MBA derecesi elbette çok fiyakalı. Ancak yurtdışında eğitim almak isteyenlerin çok dikkat etmesi gerekiyor. Günümüzün bilgiye dayalı ekonomisinde MBA derecesinin öğrencilerin kariyerlerine yapabilecekleri en akıllıca yatırım olarak doğru değerlendirilmesi gerektiğine inanan Prof. Dr. Nakiye Boyacıgiller, gençleri yurtdışındaki programlar hakkında uyarıyor: "Yurtdışındaki iyi MBA programları iş deneyimi ve hatta yöneticilik deneyimi istiyor. Bu özelliklere sahip olmayan yeni mezunlar ’sadece yurtdışı olsun diye’ bilinmeyen MBA programlarını tercih ediyorlar. Bu programların kalitesi konusunda endişe duyuyorum ve yurtdışını iyi tanımadıkları için öğrencileri uyarmak istiyorum. Türkiye’nin önde gelen MBA programları, öğretim üyesi kalitesi, küçük sınıflarda eğitim, iş dünyası ile kuvvetli bağlar kurma olanağı, Türkiye’nin gelecekteki yönetici kadrosunu oluşturacak sınıf arkadaşları ile kurulan ilişki ağlarıyla yurtdışı MBA programlarına karşı rekabetçi üstünlük sağlıyor".
Çeşitlilik Var Türkiye’deki üniversitelerde verilen MBA yüksek lisans programlarına bakıldığında ise büyük bir çeşitlilik olduğu görülüyor. Üniversitelerin yurtdışı deneyimli öğretim üyelerinden ve özel sektörde CEO konumunda görev yapmış profesyonel yöneticilerden oluşan öğretim kadroları bulunuyor. Ancak fark yaratma yarışı bununla bitmiyor. İş dünyasındaki yeni gelişmelere paralellik, MBA eğitiminde en önemli kriter olarak ortaya çıkıyor. Baş döndürücü hızda değişen global ekonominin dinamiklerine ayak uydurma, taze bilgiler sunma ve özel sektörde kurulan bağlarla geri bildirim alma büyük önem taşıyor. Çalışan öğrenciler için şehir merkezinde akşam saatlerinde ve cumartesi günleri ders alabilme seçeneği, bu yarışta bir diğer faktör olarak karşımıza çıkıyor. Tüm bunların yanı sıra İnternet üzerinden verilerek zaman ve mekan bağımlılığını ortadan kaldıran e-MBA programları da çeşitli avantajlar sunuyor. Bilgi Üniversitesi’nden İş Geliştirme Koordinatörü Gökçe Öndeş, "İnternet üzerinden yürüttüğümüz e-MBA programımız, katılımcıların zamandan ve mekandan bağımsız olarak bu yetkinlikleri kazanmasını hedefliyor" diye konuşuyor. Maltepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Betül Çotuksöken ise verdikleri e-MBA eğitimine kaydolan öğrencilerin çağın gerektirdiği teknolojileri kullanarak gelişmelerini ve yönetim konusunda rakiplerinden bir adım önde olmalarını hedeflediklerini belirtiyor. İnternet tabanlı uzaktan eğitim programlarının en temel özelliğinini zaman ve mekan bağımsızlığı sunması olduğunu vurgulayan Çotuksöken, şöyle devam ediyor: "Bu özellik, Maltepe Üniversitesi e-MBA programında yer alan öğrencilere kariyerlerine ara vermeden ve zamanı daha verimli kullanarak kaliteli eğitim alma fırsatı sağlıyor. Coğrafi uzaklık kalkınca Türkiye’nin farklı kentlerinde yaşayan pek çok öğretim üyesi bu şemsiye altında bir araya geldi. Canlı olarak gerçekleştirilen sanal sınıf derslerinin tamamlanmasının ardından, sistemde yer alan ders kayıtlarına öğrencilerin istedikleri zaman ulaşabilmeleri ve derse katılamama durumunda bunu telafi edebilmek için, bu kayıtların sisteme yüklenmesi söz konusu".
Kaynak: Sabah Gazetesi İşte İnsan / Neşe Mesutoğlu
www.isteinsan.com.tr
|