Alexander Kjerulf, işyeri mutluluğu konusunda dünyanın önde gelen uzmanlarından biri. Ona göre iyi bir kariyerin ve başanlı bir iş hayatının sırrı, işyerinde mutlu olmaktan geçiyor. Hilton, Daimler Chrysler ve IBM gibi dev şirketlere danışmanlık veren Kjerulf, dünyada Ikea, Volvo, Lego gibi şirketleri mutluluk konusunda başarılı buluyor. Kendini "Chiej Happiness Officer" (mutluluk yöneticisi) olarak da tanımlayan Danimarkalı yazar, verdiği basit, anlaşılır ve etkili ipuçlarıyla şirketlerin daha iyi, mutlu ve en önemlisi huzurlu bir çalışma hayatı sunmasına olanak tanıyor.
Sevdiğiniz bir işte çalışmak iş yerinde mutlu olmak. Bunlar birçok insan için ütopya olabilir. Peki, çalıştığımız iş yerinde mutluluğu yakalamak gerçekten zor mu?
Kendini "Chief Happiness Officer" (mutluluk yöneticisi) olarak tanımlayan dünyaca ünlü Danimarkalı yazar Alex Iqerulf, "Happy Hour is 9 to 5: How to Love Your job, Love Your Life, and Kick Butt at Work" (9’dan 5’e Mutlu Saatler: işinizi ve Hayatınızı Nasıl Daha Fazla Seversiniz) adlı kitabında iş yerinde mutluluğu yakalamak isteyen herkese bu işin sırrını veriyor. Özellikle son dönemde çalışanların daha fazla iş yeri mutluluğuna önem vermeye başladıklarına dikkat çekiyor. Ona göre yeni dönem çalışanlar için sadece para ve kariyer ön planda değil. Her gün zamanlarının büyük bir kısmını geçirdikleri iş yeri ortamları da büyük önem taşıyor.
"İskandinav geleneğinde iş yeri mutluluğunun çok önemli bir yeri var" diyen Alex Iqerulf Ikea, Volvo, Carlsberg, Lego gibi dünyaca ünlü birçok İskandinav şirketinin iş yeri mutluluğuna odaklandığına dikkat çekiyor. "Bu kültür yıllardır var. İskandinavya’daki çalışma kültürünün bir parçası, hatta bölgenin içine işlemiş durumda. Bence bu nedenle İskandinav çalışanlar, diğer milletlere kıyasla çok daha yaratıcı ve başarılı" diyor.
Çalışan da Müşteri de Mutlu Iqerulf’a göre iş yerinde mutluluk, eskiye göre çok daha fazla gündemde. Makalelerinde ve verdiği röportajlarda artık çalışan tipolojisinin değiştiğini sık sık vurgulayan Iqerulf, yeni nesil çalışanların 50 yıl öncesinden çok farklı olduğunu düşünüyor. Çünkü günümüzde iş yerinde mutlu olmayı istemek bir lüks değil, bir zorunluluk. Ona göre, "Ne iş yaptığım önemli değil, yeter ki iyi para versinler" diyen kitle, yerini, iş yerinde hem para hem de huzur isteyen yeni jenerasyona bırakmış durumda.
Tabii "mutlu iş yeri" kavramını doğuran tek etken çalışan kesimin ihtiyaçları değil. Aynı zamanda şirketlerin farklılaşan ihtiyaçları da çalışma ortamını daha huzurlu olmaya zorluyor. Eskiden, rutin süreçlerle dolu olan iş hayatı; artık çok daha yaratıcı insanların rekabet ettiği, takım çalışmasının elzem olduğu, iletişim merkezli ve müşteri odaklı bir dünya haline geldi. İnsanlar, çalıştıkları işte mutlu olduklarında daha verimli, daha yaratıcı ve daha üretici olduklarını çoktan fark etti. Zaten yapılan araştırmalar da mutlu çalışanların çok daha başarılı olduğunu ispatlıyor. Benzer biçimde mutlu şirketler de kendilerini mutlu olmayan rakiplerine kıyasla daha verimli, daha inovatif ve daha kazançlı buluyor. Zaten belki de bu yüzden konuyla asıl ilgilenmesi gerekenler ve iş yerlerini mutlu olunabilecek mekanlar haline getirmekle Yükümlü olanlar yöneticiler. Çünkü mutlu çalışan aynı zamanda mutlu şirket anlamına da geliyor.
Mutlu Bir İş Yeri Nasıl Olmalı? Alexander Iqerulfa göre herkes kendi mutluluğundan bizzat kendisi sorumlu. Ama yöneticilerin de insanların mutlu olabileceği ortamlar yaratma yükümlülüğü var. Peki, yöneticisi mutsuz olan bir iş yerindeki çalışan ne kadar mutlu olabilir? Yazara göre bu, pek mümkün değil, çünkü o, aynen mutluluğun olduğu gibi mutsuzluğun da bulaşıcı olduğunu düşünüyor. Kitabında yöneticilere şöyle sesleniyor: "Çalışanlarınız için zaman yaratın, insanlarınızın mutlu olup olmadığıyla ilgilenin ve mutluluğu her zaman ilk sıraya koyun."
Kjerulf, iş yeri mutluluğunun diğer sırlarını da 6 maddede topluyor. Bunlar pozitif olmak, öğrenmek, açık olmak, katılımcı olmak, anlamak/ anlaşılmak ve sevgi. Yazara göre bu 6 maddeyi yerine getiren herkes, ne iş yaparsa yapsın mutlu olmayı başarabilir. Yazarın hem yöneticilere hem çalışanlara verdiği bazı tavsiyeler ise şöyle:
>>Bilginizi paylaşın, öğretin. Öğrenmenin en iyi yollarından biri de öğretmektir,
>>Düşündüklerinizi söyleyin, hislerinizi belli edin,
>>Kibar olun. Teşekkür etmeyi, selamlaşmayı ihmal etmeyin,
>>Cezalandırmak yerine ödüllendirmeyi ve takdir etmeyi tercih edin,
>>Siz pozitif düşünürseniz çevreniz de pozitif düşünür,
>>Şirket olarak sosyal sorumluluk projelerine dahil olun, yardımlarda bulunun,
>>Yapılan işleri görünür hale getirin,
>>Eleştiri ve şikayetleriniz yapıcı olsun,
>>Hatadan korkmayın. Önemli olan gerekli dersin alınmasıdır,
>>Görev takası yapın. İnsanların birbirini daha iyi anlamasını sağlarsınız,
>>Toplantılarınızı kısa ama verimli hale getirin.
Kaynak: Capital Dergisi’nin Akstyle ekinden alınmıştır.
|