 |
"Şirket Kültürü Bilinci İçin Çaba Gerekir"
Faruk TÜRKOĞLU
Referans Gazetesi Köşe Yazarı
|
|
Bazı şirketlerde değişim sürecinin büyük huzursuzluklara yol açtığını ve sancılı geçtiğini görürsünüz. Diğer bazı şirketlerde ise hem gelişme hızı yüksektir, hem de değişim süreci daha az sıkıntılıdır. Bu önemli farkı, şirket kültürü yaratır. Değişim programlarının tepeden inme yöntemlerle yürütüldüğü ve çalışanlara değişimin mantığının anlatılmadığı şirketlerde, her yeni uygulamaya karşı bir direnç başlar.
Bu direnç bazen açık, bazen de gizlidir. Şirket kültürü veya kurumsal kültür, yönetim ile çalışanların ortak değerleri ve bakış açılarını paylaşmalarını sağlayarak değişime karşı direnci en az indirir. Şirket kültürünün kaynağı, kurucuların temel değerleri, görüşleri ve varsayımlarıdır. Bu kültür, üst yönetimin toplantı düzenleyerek temel ilkelerini çalışanlara “tebliğ” etmesi ile oluşmaz. Toplumsal kültür gibi, şirket kültürü de geçmişten gelen ve geleceğe uzanan bir süreç içinde bilinçli çabaların bir ürünü olarak ortaya çıkar.
Örgütsel yapı, uygulanan teknoloji, işe alma, terfi ve performans değerlendirme sistemleri gibi çok sayıda unsur şirket kültürünü oluşturur. Yöneticilerin çalışanlara bakışı ile zor günlerdeki davranışları ve çalışanların birbirilerine karşı tutumları da şirket kültürünün bir parçasıdır. Tek tek bir anlam ifade etmeyen yap-boz parçaları, ilişkiler, ayrıntılar, yöntemler ve davranışlar, usulünce bir araya getirildiğinde karşımıza şirketin yaşayan kültürü çıkar. Bir şirketin kapısından girdiğiniz andan itibaren, her gördüğünüz, gözlemlediğiniz ve yaşadığınız olgu veya olayda şirket kültürünün bir damgası vardır. Yönetimin, çalışanlara karşı sert ve acımasız olduğu bir işyerinde çalışanların da yüz yüze oldukları müşterilere kaba davranmaları kaçınılmazdır. Aşırı hiyerarşik bir yapıya sahip şirketlerde mevcut kültür değişim çabalarını engeller.
Şirket kültürünün temelinde iş yapma tarzı, dünyaya, hayata, teknolojiye ve ekonomiye bakış açısı bulunur. Temel hedefler ve vizyon, ancak şirket kültüründe hayatiyet kazandığı takdirde kağıt üzerinde kalmaktan kurtulur.
İnsana Öncelik Sosyalleşme ve paylaşma, toplumda olduğu gibi şirketlerde de kültürün zenginleştirilmesini ve derinleştirilmesini sağlar. Çalışanları bir araya getiren toplantılar hatta eğlenceler, bir tür duygusal ve sosyal sermaye unsuru gibi görev yaparak, şirketin gelişmesine katkıda bulunur. Yöneticilerin, çalışanları bir üretim faktörü ve bir kaynak olarak gördüğü şirketlerde çalışanlar arasındaki birliktelik ve iletişim de zayıflar. Bu tür şirketler kalıcı başarılar sağlayamaz ve kırılganlıktan kurtulamaz. Şirket kültürü zirveden başlayarak herkesi etkisi altına alır. Yöneticilerin lüks harcamalar yaptıkları ve aşırı müsrif oldukları bir işyerinde, diğer çalışanlar arasında da gösteriş merakı ve aşırı harcama eğilimleri yaygınlaşır.
Çalışanlar, iş ararken, ücret, iş huzuru ve yükselme imkânları ile birlikte güçlü bir şirket kültürünün varlığını da dikkate alır. Çünkü büyüme hedefi ve inovasyon ve paylaşma temelleri üzerinde yükselen bir şirket kültürü, çalışanlara yeni ufuklar açar ve onların kendilerini sürekli olarak geliştirmelerine imkân verir.
Kaynak: Referans Gazetesi
|
| |
|
| |
|
Bu yazı
449 kez okundu. |
| |
|
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
|
| |
|
|
|
|
|