 |
Sizin Şirkette Antrenör Var Mı?
Vahap MUNYAR
Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı
|
|
Başkanlığını Ali Murad Kızıltaş’ın yürüttüğü Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD) 50 kadar üyesiyle birlikte Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’yu dinliyoruz.
Hisarcıklıoğlu, yakasına mikrofonu takmış, çok profesyonelce sunumunu yapıyor. Salonda dikkatlerin dağıldığını hissettiği anda, araya konuyla bağlantısını kurduğu fıkralar sıkıştırıyor. Ama hep izleyenlere çok çarpıcı gelen tabloları birbiri arkasına perdeye yansıtıp, somut yorumlar getiriyor.
Derken, perdeye Türkiye’deki şirketlerin yükümlülükleriyle ilgili bir bölüm yansıyor: Şirkette çalışan sayısı 50’yi aştığı anda, avukat, doktor, sağlık görevlisi görevlendirmek gerekiyor. Şirketin faaliyet alanına göre, gıda mühendisi, kimya mühendisi, elektrik mühendisi zorunluluğu devreye giriyor. İş güvenliği ile ilgili bir mühendis veya teknik eleman mutlaka bulundurmak gerekiyor. Rifat Hisarcıklıoğlu, bu noktada saplamasıyla araya giriyor: "İş güvenliği için özel bir eleman görevlendirilmesinin dünyada örneği yok."
Ardından maddeler sıralanıyor: Şirkette çalışan sayısı 150’yi aştığı anda, çalışanların tüketim kooperatifi kurabilmesi için bir yer gösterme zorunluluğu devreye giriyor.
Hisarcıklıoğlu’ndan yine bir saplama geliyor: "Tüketim kooperatifi daha çok sosyalist sistemlerde olan bir uygulamaydı. Gerçi Türkiye’de de geçmişte bu örneklere rastlamak mümkündü. Ancak, şimdi kimsenin tüketim kooperatifi kurduğu yok. Madde yine de yasada ne hikmetse duruyor."
Görevli önündeki tuşa dokunuyor, karşımıza ilginç bir madde daha çıkıyor: Bir işyerinde çalışanların sayısı 500’ü geçiyorsa, o şirketin mutlaka spor tesisi yapması, ayrıca antrenör de görevlendirmesi gerekiyor.
Hisarcıklıoğlu, bu maddenin de üzerinde özellikle duruyor: "Çalışanlar için spor alanları düzenlemeye kimsenin karşı çıktığı yok, olabilir. Ancak, antrenör bulundurma zorunluluğunu anlamak mümkün değil."
Hisarcıklıoğlu, söz konusu yasada kendilerine "çarpık" gelen maddeleri yeri geldikçe Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da dikkatine sunduğunu belirtiyor: "Sayın Başbakan’ın tepkisi, ’Abartıyorsun Rifat Bey’ oluyor. Hiç abarttığımız falan yok. Bu çağda çalışanların tüketim kooperatifine yer ayırmak zorunda kalmak, antrenör görevlendirmek gibi bir zorunluluk hangi mantığa sığar?"
Peki bu zorunluluklar karşısında şirketler ne yapıyor? Yanıtı, Hisarcıklıoğlu’nun sunumunda yer alıyor: Türkiye’deki şirketlerin yüzde 98’inde çalışan sayısı 50’nin altında kalıyor. Türkiye’deki şirketlerin sadece yüzde 2’sinde çalışanların sayısı 50’yi geçiyor. Çünkü Hisarcıklıoğlu’nun deyimiyle, çalışan sayısı 49’u buldukça, patronlar yeni yeni şirketler kurup, yasadaki kendilerine "çarpık" gelen zorunluluklardan kaçıyor...
Yine de ben merak ediyorum, acaba Türkiye’de kaç şirkette çalışanların bir antrenörü var?
Kaynak: Hürriyet Gazetesi
|
| |
|
| |
|
Bu yazı
340 kez okundu. |
| |
|
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
|
| |
|
|
|
|
|