KobiFinans
anasayfa Anasayfa
favorilere ekle Favorilerime Ekle
arkadaşına öner KobiFinans'ı Öner
rss RSS
Detaylı Arama
sub-bg-left
08 Şubat 2012 Çarşamba
FORUM ÜYE SORGULAMA EĞİTİM MERKEZİ
sub-bg-right
Bayilik ve Franchising
Dış Ticaret
e-Ticaret
Finansman
İnovasyon
İnsan Kaynakları
İş Gezisi Rehberi
İş Yaşamı
Kalite
Kişisel Gelişim
KOBİ Destekleri
Marka
Ofis Teknolojileri
Pazarlama
Risk Yönetimi
Satış
Vergi ve Muhasebe
Yeni Girişim
Yönetim
En Çok Okunanlar
Kitap Tanıtım
Performans Yönetimi
Ümit ÖZTÜRK

Performans Değerlendirme
Kathleen JORDAN


“Krizler Harcanamayacak Kadar Değerli Fırsatlardır”


Prof. Wayne BROCKBANK
Michigan Üniversitesi Ross İşletme Okulu Profesörü
“Krizler Harcanamayacak Kadar Değerli Fırsatlardır” Prof. Wayne Brockbank, en önemli insan kaynakları gurularından bi­ri. Michigan Üniversitesi Ross İşletme Okulu profesörü ve aynı zamanda insan kaynakları (İK) alanındaki bir diğer önemli isim Prof. Dave Ulrich ile birlikte, önde gelen eğitim ve danışmanlık şirketi RBL Group'un kurucu or­tağı. Aralarında GE, Unilever, Citigroup, Microsoft, IBM, Ericsson, BP, Wal-Mart, Gold­man Sachs ve HP'nin bulunduğu birçok şirkete eğitim vermiş, danış­manlık yapmış olan Brockbank ile kriz döneminde uygulanması gereken İK stratejilerini konuştuk.

Kriz dönemlerinde İK departmanlarının politikası ne olmalı?
İK'nın kriz dönemlerinde 2 sorumluluğu var. İlki, içinde bulunulan kriz döneminden çıkmayı sağlamak, 2’ncisi de tekrar bu sorunun yaşanmasını engellemek.

Bugün yaşanan krizin ortaya çıkmasının en önemli nedenlerinden biri, insanlara fazlasıy­la teşvik verilmiş olması. Bu teşvikler kısa va­dede sonuç üretse de, uzun vadede kaos yaratıyor. Örneğin, mortgage pazarındaki şirketler, karlarını maksimize etmek için daha çok insa­na kredi verdi, ancak bunu yapabilmek için risklerini takip etmedi. Aynı şekilde insanları işe alırken, eğitir­ken, geliştirirken ve ödüllendirirken, kısa va­dedeki sonuçlar değil, uzun vadedeki sonuç­lar dikkate alınmalı. Aslında İK uygulamala­rı şirketin nereye gittiğini belirliyor. Bu ne­denle yalnızca beklenen sonuçları değil, bek­lenmeyen sonuçları da göz önünde bulun­durmalı.

İK departmanları, şirket çıkarıyla, çalışanları koruma arasında nasıl bir politika izlemeli?
Krizler harcanamayacak ka­dar değerli fırsatlardır. Şirketle­re daha önce cesaret edemedikleri şeyleri yapmaları için fırsat yaratır. Bence burada 3 adım var. İlk olarak bir şirket­te kimlerin en çok “değer yarattığı” ortaya çıka­rılıp, diğerleri ile yolların ayrılması ge­rekir. 2’nci adım daha zor bir karar. Deneyim­lerime göre şirketlerin üçte ikisi işten çıkar­mayı, diğer üçte biri her seviyede ücretleri indirmeyi tercih ediyor. Örneğin; ABD merkezli Agilent Technologies'de tüm çalı­şanların ücretlerinde yüzde 10 düşüş yapıl­dı. Çok yakın çalıştığım MDI International'da da, şirketin CEO'sunun tüm gelirinde yüzde 90'lık bir dü­şüşe gidildi. Bir alt seviyede yüzde 50, orta seviye yöneticilerde yüzde 20 ve diğer her­keste yüzde 10 ücret düşüşü gerçekleşti.

3’üncü yolu ise Business Week'in belirle­diği, 2008 yılının en iyi ve en kötü yönetici­lerine bakarak fark ettim. En iyi 12 yönetici­nin yaptıkları şeyler çok farklıydı ama hepsinde ortak olan, şirketin topluma kazandırdığı ana değerleri belirleyerek buna odaklanmalarıydı. Bu ana değere sahip çıkarak bunun dışın­da kalan her şeyi bertaraf ettiler. Örneğin, Wal-Mart'ın ana değeri maliyetlerini düşük tutmaktır. Bu yüzden tüm çalışanlarından verimlilik bekliyor ve topluma değer taah­hüdünü de yerine getiriyor.

İK uygulamaları açısından başarılı bulduğu­nuz ve krizle başa çıkan şirket örneklerini bizimle paylaşır mısınız?
Benim gözümde küresel anlamda büyük işler yapan 4 tane şirket var. Kesinlikle GE bu anlamda bir klasiktir. Çünkü İK profesyo­nellerinin ve uygulamalarının gelişimine büyük bir yatırım yapıyor. 2 rakip P&G ve Uni­lever'i de çok başarılı buluyorum. Her ikisi de mükemmel insan kaynakları departmanları­na ve uygulamalarına sahipler. Bir diğer başarılı örnek ise ICICI Bank. Kriz dönemlerinde bu krizi öngörerek hazırlanan şirketler ve kültürlerini ona göre hazırlayanlar başarılı oluyor.

Kaynak: Bu röportaj, Kolay İletişim tarafından, KobiFinans için, Fortune Türkiye Dergisi'nden derlenmiştir.

www.fortune.com.tr

 
 
Bu yazı 1861 kez okundu.
Bu yazı hakkında yorum yapılmamış.
 
Üyelik Girişi
Üye Olmak İstiyorum
ebultenkayit
Aylık KobiFinans E-bülten'e üye olmak için lütfen bilgilerinizi doldurun.
kobifinans İnsan Kaynaklarını Geliştirmek
Yılmaz ARGÜDEN

Entelektüel Sermaye Kalemi Olarak İnsan Kaynağı
İbrahim KIRCOVA
 
footer-left
Bizi Tanıyın Çözüm Ortakları Güvenlik ve Gizlilik Sıkça Sorulan Sorular Reklam Ödüllerimiz
Ana Sayfam Yap Bize Ulaşın Site Haritası
KobiFinans, bir Finansbank Kobi Bankacılığı hizmeti olup her hakkı Finansbank A.Ş.'ye aittir. © 2010